• TARİH: 24.02.2020
Ceren Damar Şenel kimdir?

Ceren Damar Şenel kimdir?

Gerçek adı: Ceren Damar Şenel
Doğum tarihi: 26/08/1992
Doğum yeri: Trabzon
Ölüm tarihi: 02/01/2019
Boyu: Bilinmiyor
Kilo: Bilinmiyor
Burcu: Aslan
Eğitim durumu: Üniversite
Meslek:  Araştırma ve Öğretim Görevlisi
İnstagram hesabı için tıklayın.

Ceren Damar kimdir? Aslen nereli? Kaç yaşında ve nasıl öldü?

Ceren Damar kimdir nerelidir, kaç yaşında ve nasıl öldü, hangi üniversite mezunu, katili kim? Ceren Damar Şenel cinayeti ve olayı nasıl gerçekleşti? Kim kimdir bölümümüzde Ceren Damar kimdir biyografi bilgileri hakkında en güncel bilgileri sunacağız.

Ceren Damar hayatı ve biyografisi

Ceren Damar Türk Akademisyen ve Araştırma görevlisidir. Türkiye Ceren Damar’ı 2 Ocak 2019 tarihinde öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından tabancayla vurulduktan sonra 17 yerinden bıçaklanarak öldürülmesi ile tanıdı.

Ceren Damar 26 Ağustos 1992 yılında dünyaya geldi. Memleketi aslen Trabzon Köprübaşı ilçesindendir. Ceren Damar Şenel’in babasının adı Mustafa Damar ve annesinin adı Feyza Damar’dır.   Ceren Damar ilk orta ve lise eğitiminin ardından üniversite eğitimine Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam etti ve aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı.

Ceren Damar 2018 yılında Levent Şenel ile evlendi ve Ceren Damar Şenel soyadını aldı. Ceren Damar Ankara Çankaya Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladıktan sonra İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku derslerine girmeye başladı.   Araştırma görevlisi olarak çalışırken aynı zamanda 4 dil bilmekteydi ve doktora eğitimine devam etmekteydi. Ankara Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde görev yapan Ceren Damar Şenel 2 Ocak 2019 tarihinde üniversite yerleşkesindeki odasında, sınavda kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından tabancayla vurulduktan sonra 17 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Bu acı ölüm tüm Türkiye ve dünyada adeta yas etkisi yarattı. Ceren Damar’ın katili öğrencisi Hasan İsmail Hikmet’ti ve Ankara Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiydi. Genç akademisyen öldüğünde 3 aylık evliydi.

Ceren Damar cinayeti sonrasında 2020 Ocak ayında görülen ilk davada, sanık Hasan İsmail Hikmet’in ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılması talebinde bulunuldu. Ancak dava 24 Ocak 2020 tarihine ertelendi. 2020 yılında Ceren Damar’ın anısı, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi akademisyen ve öğrencileri ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın seslendirdiği ağıt ile yaşatılacak.

Ceren Damar Ağıtı

Ceren Damar Şenel eşi ve resimleri

Ceren Damar Şenel cinayeti
ceren damar şenel cinyaeti, davaso ve olayı ne oldu sonuç
ceren damar kimdir biyografi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

5 yorum

  1. Ceren Hoca emek verdiği öğrencisi tarafından hayattan kopalı bir yıl oldu. Bir yılda başta Emine Bulut olmak üzere birçok kadın cinayete kurban gitti. Toplumu derinden sarsan bu olaylara yine sadece klavye başında isyan ettik. Öğretmenler veli ve öğrencilerinden; kadınlar erkeklerden şiddet görmeye devam etti. Bir de üstüne hoca katili durumunu hafifletmek adına olayı namusa getirdi. Buna bile ses etmedik. Kısacası sustukça öldük. Toplumun her kesiminde şiddetin bu derece artması ve insanların tepkisizliği büyük bir sorun elbet. Kötülerin değil susan iyilerin daha suçlu olduğu da bir başka gerçek. Geçen yıl karnelere de yazmıştım Ceren Hoca’nın eşinin sözünü : “İyi bir doktor, iyi bir mühendis olmaya çalışmayın. İyi bir insan olmaya çalışın.” demişti. Bunu yazdı diye şikayet edilmeyen, henüz şiddet görmeyen şanslı bir öğretmen olarak demem o ki asıl mesele önce insan olabilmekte.

  2. Türkiye’de eğitimci olmak çok mu zor! Diyesi geliyor insanın. Ne kadar da çabuk unutuyoruz bizlerin hayatlarına yön veren öğretmenlerimizi zaman geçiyor elbet ama öğretmen hakkı ödenmez naraları atanların eğitim sistemi üzerine binlerce değişiklik, sayısız bakan… Hiç düşündünüz mü? Ceren hocamızın katilinin öğrencisi olduğunu, bir şeyler ters gitti sistemimizde mesela Avrupa da yer alan özgürlükçü tavırlar yüz yıllar sonra Avrupa da yerleşirken bizler gittik Avrupanın kanunlarını alıp direk uyguladık ve sonuç hüsranla bitti. Sadece eğitim sistemine atmak suçu yanlış olurdu ya kanunlar acaba kanunlardaki hükümler doğru uygulanıyor mu sizce? Aklınızdan geçeni tahmin edebiliyorum üzülerek belirtmeliyim ki aynı kanıdayız ama yinede olsun bunları dile getirmek erdemdir daha önemlisi nice cerenler girmesin kara toprağa demektir. Ceren hocam meslektaşım kara toprağa düşerken sadece eğitimci olarak değil kadın olarak da değerlendirmek isterim çünkü bir katillerin ruh haline bakınca şu sonuç çıkmıyor mu ortaya neden kadın cinayetleri arttı? Katili yanıtlıyor diyor ki özellikle kadınları seçiyorum çünkü onlar bedenen güçsüzler hemen can verirler!
    Hal bu ki dinimizde ”ey iman edenler kadınlar sizlere Allahın emanetidir”diyordu. Ne değişti o günden bu yana. Zihniyet, iyi niyet, sevgi, saygı vs. işin özeti şu kadın cinayetleri başta olmak üzere şiddetin her türlüsü insanlık suçudur! Mekânın cennet olsun Ceren Hocam

  3. Bu kadar öfke nasıl oluşur? Neden herkes öfkeli ve neden gencecik bu ülkenin aydınlık insanları bir hiç uğruna ölüyor? İşte asıl cevaplamamız gereken sorular bunlardır. Hepimiz her kötü olayın ardından birilerini lanetliyoruz da bizi bu hale neyin getirdiğini hiç sorguluyor muyuz? Biz sorgulamadıkça bu lanetlemeler devam edecek. Artık insanlar bu ülkede bir hiç uğruna ölmesin ve öldürülmesin…

  4. İnsan hayatının bu kadar ucuz hale geldiği dünyada, hayattan öğrencisi tarafından koparılan gencecik üniversite hocası. ‘Kaderi böyleymiş’ gibi bir açıklama kesinlikle artık kimsenin düşündüğü bir durum bile değil..Çünkü hiçbir kadının kaderi böyle bir son değil.. Hiçbir canlı böyle bir şiddeti ve ölümü hak etmezken, kadının naifliğine hiç yakışmayan bir acı bırakmak nasıl bir vahşet? İnsanı çileden çıkaran da böyle bir ölümün yakıştırılmaması oluyor. Bu ülkenin, bu insanlara minnetini her fırsatta dile getirmesi gerekirken nasıl oluyor da üniversite sıralarına gelebilmiş bir öğrenci, öğretmenine kıyabiliyor? Dünyanın nasıl böyle bir yer haline geldiğini belki Ceren Hoca yaşasaydı bize, bu ülkedeki kadın cinayetlerine, çocuk tecavüzcülerine ve daha bir sürü kötülüğe karşı çıkarak gösterecekti iyilikleriyle, çalışmalarıyla..Ancak biz onun ve onun gibilerin ardından sadece yeter diyerek tepki gösterebiliyor ve Cerenler, Tuğbalar kısacası daha ‘niceleri yaşasın söylemlerini dizmekten başka hiçbir şey yapamıyoruz.

  5. Bir kadın akademisyenin ölümü; yine üzücü bir haber. Üzerinden çok da zaman geçmedi. Ülke gündemi o kadar yoğun ki, hepimiz bu olaya yeteri kadar kafa yormadan yoramadan diğer haberlerle meşgul oluyoruz. Bu haberi şüphesiz diğer kadın cinayetleri ile aynı kefeye koyamayız. Çünkü kopyayı yakalayıp öğrenciye müdahale eden bir erkek de olsaydı, aynı şeyi yaşayacaktı muhtemelen. Bence konunun üzerinde durulması gereken noktası şu: Bir öğrenci nasıl bu kadar fevri davranabiliyor? Nasıl bu kadar gözü kararabiliyor? Bir kopya meselesinden sonra en fazla okulu uzayacak iken eğitim hayatını hapishanede sonlandırmasana neden olacak böyle bir olayın müsebbibi oluyor?
    Öğrencilerini empatik bir eğitim anlayışı ile yetiştirmeyen her toplum bu tarz olayları yaşamaya mahkumdur. Birlikte huzur , anlayış ve saygıyla yaşananın önemini öğrenemeyen her toplumun bu tarz haberleri olacaktır. Öğretmenini öldürebilen bir öğrenciyi gereksiz bilgilerle boğan, ergenliği henüz bitmiş ya da devam eden bireylere gerçek hayatta uygulaması olmayan ezber bilgileri dayatan, hiç ihtiyacı olmayacak malûmatları öğrenmek zorunda bırakan bir eğitim anlayışı değişmedikçe bunları yaşamamız kaçınılmazdır.
    Evet Ceren hocanın ölümü acıdır, hüzünlüdür Ama bunun bir de öğrenci tarafı vardır. Kalacak yer sıkıntısı, yemek içmek, okul masrafları gibi okul haricinde pek çok şeyi düşünmek zorunda olan öğrencileri saçma sapan bilgilerle gereksiz yere zorlarsanız bu tarz patlamaların yaşanması kaçınılmazdır. Yaparak ve yaşayarak öğreten bir eğitim sistemine kafa yorulmalıdır. Her şeyi öğretmek veya öğretmeye çalışmak eğitim ve öğretim değildir. Zira eğitim kişiye olumlu davranış değişiklikleri kazandırır. Üniversite eşitimi bitince kocaman bir sorun yumağı ile uğraşmak zorunda kalacak öğrenci okurken de mutlu değildir.
    Bu günlerde öğrenci ücretsiz yemek meselesi ile bu haberin yeniden hatırlanmasında fayda olduğunu düşünüyorum.
    Bu yazdıklarımdan öğrencinin şiddetini mazur gördüğüm gibi bir fikre ulaşmazsınız umarım, ancak yaşanan her olayda iki tarafa da neden diye sormazsanız, gerçek çözümlere de ulaşamazsınız.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?Seda Şahud isimli kişiye mesaj yaz

Sponsorlu Bağlantılar