• TARİH: 16.12.2019
Kan donduran 10 kadın cinayeti!

Kan donduran 10 kadın cinayeti!

Kan donduran 10 kadın cinayeti!

Kadın cinayetleri yalnızca ülkemizin değil tüm dünyanın en büyük sorunları arasında. Bu konuda yasalar her ne kadar katı cezalarla donatılmış olsa da sonuçlar maalesef değişmiyor. Türkiye’de kadın cinayetleri platformları, sivil toplum örgütleri, kadın cinayetlerini durduracağız platformu gibi kurumlar olmasına karşın tüm zamanların en korkunç kadın cinayetleri hafızalardan silinmemekte ve her gün bu cinayetlere bir yenisi daha eklenmektedir. Kadın cinayetleri istatistik olarak bakıldığında her yıl sayısı giderek artış gösterdiği görülmektedir. Kadın cinayetlerinin temel nedenleri arasında da ekonomik şartlardan çok psikolojik sorunlar yer alıyor ve en çok kullanılan cinayet aleti ise kesici ve delici aletler olduğu saptanmıştır.

Kadın cinayetleri 2019 yılında da dur durak bilmedi. Hergün yeni kadın cinayetleri haberleri ile uyandı Türkiye. Kadın cinayetleri 2018 yılında alınan tüm önlemlere rağmen artmaya devam etti. Kadın cinayetleri isimleri gazete ve internet sitelerinin manşetlerini kirletirken kadın cinayeti davalarının sonuçları da herkes tarafından pür dikkat izlendi. Son 10 yılda kadın cinayetleri sayısına bakıldığında tablo oldukça ürkütücü.

Aşağıda tüm yılların en çok konuşulan dehşete düşüren ve kan donduran 10 kadın cinayetinin masum kurbanlarını göreceksiniz. Genç bedenler ve yarına umutla bakan insan hayatları maalesef ölümün soğukluğunda kaybolup gitti. İşte o kaybolan ve hayatı çalınan kadın cinayetlerinden bazıları.

Münevver Karabulut
Münevver Karabulut

1-Münevver Karabulut cinayeti

Takvimler 3 Mart 2009 tarihlerini gösteriyor. Televizyon ekranlarında gencecik bir bedenin testere ile bedeni parçalanarak öldürülen genç bir kızdan bahsediliyor. Henüz lise öğrencisi olan Münevver Karabulut, 3 Mart 2009 yılında sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından testere ile bedeni parçalanarak bavul ve gitarın içine saklanarak vahşice katledildi. Kadın cinayetlerinin hafızalara kazınan en büyük cinayeti olarak tarihe geçen bu olay yıllarca konuşuldu.

Eylem Pesen
Eylem Pesen

2- Eylem Pesen cinayeti

2009 yılında henüz 17 yaşındayken kocası tarafından öldürülen bir diğer isim ise Eylem Peşen oldu. Öyle ki eşi tarafından öldürüldükten sonra yine kocası tarafından acımasızca cansız bedeninin üzerinden 2 kez arabayla geçilmişti. Eylem Peşen cinayeti kadın cinayetleri arasında unutulmayanlar arasında yerini korumaya devam ediyor.

Özgecan Aslan
Özgecan Aslan

3-Özgecan Aslan cinayeti

Tarihler 2015 yılını gösteriyor. Türkiye ve dünya bir kadın cinayeti ile bir kez daha kahroldu. Mersin’in Tarsus ilçesinde bindiği minibüste tecavüze kalkışılıp daha sonra bıçaklanarak öldürüldükten hemen sonra cesedi ormanlık alanda yakılan üniversite öğrencisi 20 yaşındaki güzeller güzeli Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesi gözyaşlarında sel olup aktı gitti.

Helin Palandöken
Helin Palandöken

4-Helin Palandöken  cinayeti

Adı Helin Palandöken henüz 17 yaşındaydı gözlerinde yarının umudu ve ışığı vardı. Lise öğrencisiydi. 2017 yılında sevgilisi tarafından pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. Helin Palandöken kadın cinayetleri arasında hafızalara kazınan kaybolan hayatlar arasında yerini aldı.

Sarai Sierra
Sarai Sierra

5- Sarai Sierra cinayeti

Kadın cinayetlerini işleyenlerin dini, dili, ırkı yok. 2013 yılında Türkiye’ye gelen turist Amerikalı kadın Sarai Sierra “Laz Ziya” lakaplı bir adam tarafında öldürüldü. Daha sonra kadın cinayetinin asıl sahibinin kocası Steven Sierra olduğunun ortaya çıkması ise tüm dünyada yıllarca konuşuldu. Sarai Sierra eşinin organize ettiği biçimde planlı olarak öldürüldü. Sarai Sierra Türkiye’de günlerce aranmıştı.

Azime Erdoğmuş
Azime Erdoğmuş

6- Azime Erdoğmuş cinayeti

Yıl 2015 ve bu kez kadın cinayeti konusu ve yöntemi aynı. Yalnızca kurbanlar farklı. Kütahya’da 24 yaşındaki sevgilisi Azime Erdoğmuş’a pompalı tüfekle ateş ederek bir cana kıydı. Gencecik kızın hayatı televizyon ve basında çok geniş bir yer kapladı. Kadın cinayetlerinde gelinen son noktaya dikkat çeken bu genç ölüm maalesef diğer kadın cinayetlerinin önüne geçmeyi başaramadı.

Gülşah Aktürk
Gülşah Aktürk

7- Gülşah Aktürk cinayeti

Takvimler 2012 yılını gösteriyor. Kadın cinayetinin kurbanı bu kez gencecik bir öğretmen. Gülşah Aktürk, Van’da öğretmenlik yaparken sevgili olmak istemediği kişi tarafından ailesini ziyarete gittiği Konya’da yaşama şansı tanınmadan öldürüldü. Gülşah hayati tehlikesinin olduğunu bildirmesine rağmen kadın cinayeti kurbanı olmaktan kurulamadı. Türkiye uzun bir süre genç öğretmenine ağladı.

Şule Çet
Şule Çet

8-Şule Çet cinayeti

Yıl 2018 ve bu kez kadın cinayetinin ismi üniversitesi öğrencisi Şule Çet. 28 Mayıs 2018 yılında plazanın 20’nci katından şüpheli bir biçimde düşerek hayatını kaybettiği iddia edilen Şule Çet aslında 2 kişinin kurbanı olmuştu. Şule Çet davasında özellikle de sosyal medya kanalları üzerinden Şule Çet için adalet şeklinde çok paylaşım yapılmıştı. Şule Çet kadın cinayetleri konusunda en üzücü kurbanlar arasında yer aldı.  

Emine Bulut
Emine Bulut

9- Emine Bulut cinayeti

Belki de hiçbir kadın cinayeti bu cinayet karşısında bu kadar çaresiz ve aciz kalmamıştı. Suskun ve çığlıklar arasında yaşamla ölüm arasında gidip gelen kocaman bir hayat. Üstelik cinayetin en üzgün tanığı ise kızı olmuştu. Ağustos 2019 yılında Kırıkkale’de eski eşi ile buluştuğu kafede “Anne Ne Olur Ölme” diyen kızının gözleri önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut, bu sırada “Ölmek İstemiyorum” feryatları ile kadın cinayetleri arasında en dramatik ölüm olarak tarihe geçmiştir.

Güleda Cankel
Güleda Cankel

10- Güleda Cankel

19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in eski sevgilisi tarafından öldürüldü. Türkiye’yi yasa boğan bu acı kadın cinayetinin son olmasını temenni ediyoruz.

Tüm yılların kadın cinayeti istatistiği!

Yukarıda adları geçen gencecik bedenler ve hayatlar sadece işlenen kadın cinayetlerinden küçük bir kesitini içermektedir.

  • Türkiye’de 2016 ile 2019 yılı dahil olmak üzere toplam öldürülen kadın sayısı 1.232 kişi.
  • Cinayetlerin çoğu büyük şehirlerde işleniyor.
  • Cinayet aletlerinde ateşli silah ilk sırada yer alıyor ve bu silahların % 83’ünün ruhsatsız olduğu tespit edilmiştir.
  • Kadın cinayetlerinin %72’si evde işlenmektedir.
  • Araştırmalar kadın cinayetlerinin en çok kış aylarında ve Cuma günü işlendiğini ortaya koymuştur.
  • Kadın cinayetlerinin en sık işlendiği saat dilimleri öğle 12:00 ila 18:00 arası olduğu tespit edilmiştir.
  • Kadın cinayetlerinde yaş ortalaması 26 ila 36 yaş arasındadır.
  • Kadın cinayetlerinde tarafların %58’i evli çiftlerden oluşmaktadır.
  • Kadın cinayetlerini işleyen erkeklerin eğitim durumuna bakıldığında da tabloda %46’sının ilkokul mezunu olduğu belirlenmiştir.
  • Kadın cinayetlerinin işlemesinde en büyük nedenler ise şöyle sıralanmaktadır; cinsellik, boşanma, eski eş, eski sevgili, kıskançlık, psikososyal nedenler ve en düşük neden ise ekonomik nedenler olarak tespit edilmiştir.

Türkiye’de ve tüm dünyada kadın cinayetleri son bulsun. Görüş ve önerilerinizi yorum kısmına yazarak bizimle paylaşabilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

7 yorum

  1. Erkeklere henüz çocukken bile üstün insan muamelesi yapılması, kız çocuklarına tanınmayan her türlü özgürlüğün tanınması ve burası özellikle küçücük yaştayken kocaman kızları göstererek “hangisini alacaksın?” gibi bir soruyla büyütülmesi devam ettiği sürece bu cinayetlerin bitmesi zor. Kadın, zayıf değil, hiç kimsenin de korumasına ihtiyacı yok, zayıf olduğu beynine empoze edilerek büyütülüyor o kadar. Erkekler gibi öz güvenle büyütülmeye ve kendilerinin sadece insan oldukları için değerli olduklarına inanmalarına ihtiyaçları var. Birinin karısı ya da anası oldukları için değil.

  2. Maalesef ki ülkemizde cinayet, istismar haberleri gün geçtikçe artıyor. Bunlar duyduklarımız bir de kamuoyuna yansımayan kısım var. İhanet, geçim sıkıntısı, gibi bahanelerle birlikte binlerce can yok oluyor. Bence en temel sorunlardan biri birbirimize tahammülümüzün kalmaması, hayvana, kadına, erkeğe, çocuğa. Bu tahammül sınırlarını etkileyen bir çok neden var tabi yaşadığın coğrafyadaki sosyo-ekonomik sorunlar gibi bir çok etken var ama bunların hiç birisi bir canlının yaşamını sonlandırmaya vahşice öldürmeye sebep değil. Gelelim ikinci sorunumuza erken müdahale bir çok kadın korumaya ihtiyaç duyarak polis merkezlerinden yardım istiyor, ya olumsuz dönüş alıyorlar ya da yeterince ilgi göstermiyorlar. Genelleyerek konuşmak istemem ama üç yıl içerisinde kaybettiğimiz 1232 kadın bunun göstergesi. Zamanında müdahale ve tedbir almak büyük önem taşıyor ve bu görevleri yerine getirmeyenler ise bir o kadar da suçludur.

  3. Toplum olarak öz kimligimizden dini ve milli degerlerimizden uzaklaşarak her türlü kötülüklere zemin hazırlamış bulunmaktayiz.Yaşanan bu cinayetlerde bizi kendimize getirmiyor ve gün geçtikçe normalleşiyor dilerim ki en yakın Zamanda bu kötü gidişatın önüne geçilir

  4. Ülkemizde bütün yaftalar kadınlar üzerinden yapıldığı için erkekler rahat bir şekilde cinayet işliyor, tecavüz ediyor, kendi iğrenç özgüvensizliklerini kadınlar üzerinden tatmin etmeye çalışıyorlar. Din kisvesi altında toplum da bu suçlara, kadın mutlaka bir şey yapmıştır, gözüyle baktıkları için biz kadınlar yaşamak için daha çok öleceğiz.

  5. Schopenhauer diyor ki “Tüm istekler ihtiyaçtan, dolayısıyla yoksunluktan, dolayısıyla ıstıraptan doğar”.Bu iğrenç olayların sebebi erkeklerin bir şeyler kantilama çabası ve bir dışa vurumdan başka bir şey değil hayatları boyunca sefil ve zavallı olan bu zayıf ruhlar kendilerini ancak bu tür vahim olaylarla farkettirebiliyorlar.Bu güruh toplumda hiç bir zaman kendilerine yer bulamadıkları için ben de burdayım beni de görün ve fark edin diyerek zayıf benliklerini ancak böyle tatmin ediyorlar.Daha küçük bir çocukken çevrelerinde maruz kaldıkları bu kompleksler ilerki yaşlarda masum insanların bedel ödenmesiyle sonlanıyor son olarak Dostoyevski ile cümlelerimi sonlandırmak istiyorum;”Öylesine güzel bir gökyüzünün altında bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu”?

  6. Kadın cinayetlerine insanlar o kadar çok alıştı ki maalesef ülkemiz yeterince ses çıkarmıyor. Bu hepimizin başına gelebilecek bir olay ve asla ve asla taviz vermemiz gerekli bir insanın hayatı bu kadar ucuz olabilir mi ? Ceza ve kanunlara baktığımız zaman evet Yeterli gibi görünsede maalasef yürütme’de sıkıntı yaşıyoruz.Bunlar dışında eğitim herşeyin üstesinden gelebilecek güçte ülkemizde’ki her erkeğin ve kadının evlenmeden önce evlilik ile ilgili temel eğitim almaları kaanatindeyim insanlarımız maalesef ki çok bilinçsiz ve evliliğin ne olduğunu bilmeden evlenen o kadar çok kişi var ki ve bu onların daha ilerleyen dönemlerin ‘de anlaşmama , saygı gösterilmemesi , aşırı kıskançlık gibi unsurlar yüzünden biz bugün Kadın cinayetlerine şahit oluyoruz bence her birey kendini sorgulamalı ben “ne yapmalıyım”? bir vatandaş olarak bu iğrenç manzaralara karşı , yoksa binlerce kadın defalarca yine katledilecek umarım böyle haberler birdaha yaşanıp karşımıza çıkmaz.

  7. “Kadın” kelimesi ne kadar çok anlam içeriyor.Canında can taşıyan, bir cana hayat veren, onu büyüten, her ihtiyacına koşan, her anında olan bir eş, zora düştüğünde ilk akla gelen annedir kadın. Gün geçtikçe artan bu kadın cinayetleri aslında bir insanlığın bitişidir. Erkekler bu cinayetleri işlerken aslında sadece kendilerini öldürüyorlar. Ama farkında değiller. Doğdukları andan itibaren kızlardan üstün tutuldukları için mi bu durumda halk? Bir söz vardır kadın insan erkek insanoğludur diye. İnsanoğlu, insanlığı bitiriyor. Üzücü olan ise bizlerin bu duruma sadece seyirci kalıyor olmamız. Hergün binlerce kadın ölürken bizler sadece ve sadece izlemekle ve sosyal medyada paylasım yaparak vicdanımızı rahatlatmaya çalışıyoruz. Bunun en büyük kanıtıda Emine Bulut değilmidir. Onca insanın içinde boğazı kesilirken kameraya çekilmesi… Bizlerin seyirci kalmak yerine birseyler yapması gerekir. Bu cinayetlere dur denilmeli ki. Daha fazla çocuk annesiz kalmasın. Gelecek hayalleri olanların geleceği sönmesin.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar