<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Röportaj</title>
	<atom:link href="https://www.haberonu.com/kategori/roportaj/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberonu.com</link>
	<description>Haber kaynağınızı keşfedin!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Jun 2021 12:17:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2022/11/cropped-faviconnew-32x32.jpg</url>
	<title>Röportaj</title>
	<link>https://www.haberonu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Anan Öle Gel Gel&#8221; albümü  İbrahim Tatlıses’ten çok sattı!  Hasan Çoban röportaj 2021</title>
		<link>https://www.haberonu.com/hasan-coban-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/hasan-coban-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2021 12:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=31080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Halk Müziği Sanatçısı Hasan Çoban ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaj. Keyifli okumalar dileriz.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/hasan-coban-roportaj">“Anan Öle Gel Gel” albümü  İbrahim Tatlıses’ten çok sattı!  Hasan Çoban röportaj 2021</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta röportaj bölümümüzde Türk Halk Müziği sanatçısı Hasan Çoban konuğumuz. Özellikle seslendirdiği oyun havaları ile sosyal medya platformlarında milyonlarca izlenme sayısına ulaştı.</p>



<p>Hasan Çoban haberonu.com’a hoş geldiniz. Uzun zamandır bu röportajı gerçekleştirmek istiyorduk aslında. Kısmet bugüneymiş. Öncelikle tüm dünyayı etkisi altına alan Covid- 19 pandemisinin sanatçılar/müzisyenler üzerindeki etkisinden bahsederek başlayalım söyleşimize. Söz sizin.</p>



<p>-Öncelikle haberonu.com okuyucularına, sosyal platform takipçilerime ve bizi dinleyen dinlemeyen herkese merhaba. Maalesef ki pandemi sürecinde sahnelerden ve dinleyicilerimizden uzak kaldık. Siz de hak verirsiniz ki böyle durumlarda ilk ve en çok etkilenen maalesef ki müzik sektörü oluyor. Sadece sanatçı ve müzisyen değil bu sektörde hizmet veren gizli kahramanlarımız ( mekan çalışanları, tonmaister, Dj, menajer, sahne asistanları v.b ) daha da çok etkilendi. Tek temennimiz salgının bir an önce bitmesi ve sahnelerimizin tekrardan açılmasıdır.</p>



<p><strong>Müzik kariyeriniz nasıl başladı? Okuyucularımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Katıldığım her radyo ve TV programlarında karşıma gelen ilk sorulardan biridir bu soru ve gururlanarak cevapladığım bir sorudur. Kendimi bu konu da çok şanslı hissediyorum. Çünkü müzisyen bir babanın oğluyum. Babam TRT sanatçısı FEVZİ ÇOBAN. Tabi ki sanatçı babaya sahip olmak bana göre bu işin avantajıdır. Çünkü müzik ve bilgi birikimi olarak benim kitaplığım babamdır.</p>



<p><strong>“Anan Öle Gel Gel” eserinize gelelim. Milyonlarca kişi tarafından izlendi. Bu başarının sırrı ne?</strong></p>



<p>-Bu eserimizi yaptığımız dönemde piyasaya bu tarz bir eser paylaşmak biraz cesaret istiyordu.&nbsp; Bu şarkımızın dikkat çekeceğini biliyorduk fakat bu kadar yüksek kitleye ulaşmasını açıkçası beklemiyorduk.&nbsp; Yurt dışında Türkçe’yi bilmeyen kişilerin bile şarkıyı ezbere söylemesi bizi çok mutlu etti.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/06/Hasan-Coban-roportaji-2021.jpg" alt="Hasan Çoban röportajı 2021" class="wp-image-31085" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/06/Hasan-Coban-roportaji-2021.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/06/Hasan-Coban-roportaji-2021-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/06/Hasan-Coban-roportaji-2021-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Eğlenceli, hareketli şarkılar seslendirmek sizde nasıl duygular uyandırıyor?</strong></p>



<p>-Bana göre eğlenceli şarkı söylemek; karşıdaki kişinin psikolojisini ne olursa olsun yüzünde tebessüm doğuruyor. Özel almış olduğumuz sahneler de çıkış şarkımız her zaman slow bir şarkı oluyor. Dinlemeye gelen misafirlerimiz şarkıya dalıp giderken, hareketli şarkıya dönmemizle bir anda yüzünde gülücük açıp kendini sahneye atması bizi o an sahne de daha da coşturuyor.</p>



<p><strong>En sevdiğiniz beğenerek okuduğunuz müzik eserleri hangileri?</strong></p>



<p>-Geçmişte almış olduğum bar sahnelerinden dolayı her tarzı söylemek gibi bir zorunluluğum olduğunu hissettirdi bana her zaman. Dilimizin döndüğü kadar her tarzı okumak o dönemlerden kaldı bende. Tabi ki ozanlarımızın türkülerini söylemek, söylemeye çalışmak daha da çok etkiliyor beni.</p>



<p><strong>Hangi müzisyenleri dinlemekten keyif alıyorsunuz?</strong></p>



<p>-Başta Aşık Mahsuni Şerif olmak üzere Musa Eroğlu, Güler Duman…</p>



<p><strong>Sosyal medya, gelişen teknoloji müzik dünyasını nasıl etkiledi sizce?</strong></p>



<p>-Olumlu etkilediğini düşünüyorum. Teknolojinin bu kadar gelişmediği zamanlar da &nbsp;&nbsp;yapmış olduğumuz bir eseri İstanbul’dan dağıtılmaya başlayarak zamanla diğer şehirlerde ki dinleyicilerimize ulaşıyordu. Maalesef ki bu uzun zaman alabiliyordu. Şu an yapmış olduğumuz bir eseri paylaştığımızda gün içerisin de bile binlerce kişiye ulaşıyor. Basın danışmanım ve menajerimle verilere baktığımızda yurt içinde ki dinleyicilerimizden daha fazla yurt dışında ki dinleyicilerimize ulaştırdığımız eserlerimiz olduğunu görüyorduk. Bu tabi ki bizi tarifi olmayan bir mutluluk yaşatıyordu.</p>



<p><strong>Rap, Hip-Hop müziğe bakış açınız nasıl?</strong></p>



<p>-Ben müziğin evrensel olduğuna inananlardanım. Tarzın ya da dilin hiçbir önemi yok. Bana göre önemli olan duygudur. Ve bu tarzı başarıyla yapan, dünyaca dinlenen Türk sanatçılarımızın olması açizane beni gururlandırıyor.</p>



<p><strong>Bir dönem albümünüzün İbrahim Tatlıses’ten çok sattığı söylendi. Hangi albümünüz İbrahim Tatlıses’ten daha çok sattı?</strong></p>



<p>-Anan Öle Gel Gel albümü olduğunu sizde tahmin etmişsinizdir&#x1f60a; Tabi ki albüm de bir birinden değerli eserlerimiz vardı ama Anan Öle Gel Gel eseri albümümüzün satış sayılarını zirveye taşıdı. İnsanlar arasında slogan olmuştu. Araba ve kamyon arka yazılarında görür olmuştuk.</p>



<p><strong>Başınızdan geçen ilginç bir olay anı var mı?</strong></p>



<p>-Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu konserlere ilk kez davet edilmiştim. Sahne öncesi heyecandan dizlerim titriyordu. Konser alanına son provamız için erken gelmiştim. Alanın büyüklüğünü görünce heyecan yerini korkuya bırakmıştı. Menajerimle konuşurken alanın ¼ bile dolmaz diye düşündük. Ve prova bitti sahne zamanı geldi. Organizatör kulise geldi ve kapıları kapatmak zorunda kaldıklarını dışarıda izdiham olduğunu söyledi. Alana girebilen kişilerden daha da fazlasını içeriye alamadıklarını söylediler. Binlerce kişinin önüne çıkınca heyecan ve korku kalmamıştı artık. Konser müthiş coşkuyla başladı ve bitti.&nbsp; Konser bitmesine rağmen alan boşalmayınca uzun süre bekledik . Konser alanından tanınmadan çıkmak ve izdihama yer vermemek için güvenlik elbiseleri giyerek çıkmak zorunda kaldım. O gün hiç gözümün önünden gitmez ve hala o konser görüntülerini izlerim.</p>



<p><strong>Geleceğe yönelik planlarınız arasında neler var?</strong></p>



<p>-Plan ve hayallerimin her zaman başrol oyuncusu müzik oldu. Şehrimi ve ülkemi tanıtacağım projelerimiz olacak. Bu soruya biraz kısa cevap vereyim ki merak edilsin&#x1f60a;</p>



<p><strong>Mutfakla aranız nasıl? Gaziantepli olup da eşsiz yemek ve tatlı kültüründen bahsedilmez mi hiç? Hasan Çoban Gaziantep’in hangi lezzetlerini sever ve tavsiye eder?</strong></p>



<p>-Dünya’nın mutfağı diye tanınan Gaziantep’te doğmak ve yaşamak tabi ki iştahı her zaman kabartıyor. Saymakla bitmeyecek yemeklerimiz var ve tabi ki benim favorilerim olmaz mı? Ali nazik, yuvalama, ekşili ufak köfte….</p>



<p><strong>Keyif aldığınız, huzur bulduğunuz mekanlar?</strong></p>



<p>-Dışarda olmaktan çok evim bana daha da huzur veriyor. Tabi ki bir sanatçının en huzurlu olduğu yer stüdyodur. Ben her ikisinden vazgeçemediğim için evimi stüdyoya çevirdim ve günümün büyük bölümünü stüdyo odamda geçiriyorum.</p>



<p><strong>En sevdiğiniz 3 Türk Filmi hangisi?</strong></p>



<p>-Her izlediğimde beni etkileyen ve her defasında aynı duyguyla izlerim. “Adını Sen Koy, Kendine İyi Bak ve Aile Arasında”</p>



<p><strong>Hangi takımı tutuyorsunuz?</strong></p>



<p>-Göz bebeğimiz Gaziantepspor ve sonrasında Galatasaray&#x1f60a;</p>



<p><strong>Birazda özel hayatın diyelim. Neler söylemek istersiniz?</strong></p>



<p>-Bizim işimiz ikinci bir aşkı maalesef kabul etmiyor, o konuda biraz bencil&#x1f60a; Bekar olarak hayatıma devam ediyorum ama artık yuva kurma ve çocuk özlemi sarmaya başladı.</p>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-Müzikten ve sanattan hiçbir zaman uzaklaşmasınlar. Müzik; nefes almak, su içme kadar ihtiyacımız. En kısa süre de huzurunuzda olmak dileğiyle….</p><a href="https://www.haberonu.com/hasan-coban-roportaj">“Anan Öle Gel Gel” albümü  İbrahim Tatlıses’ten çok sattı!  Hasan Çoban röportaj 2021</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/hasan-coban-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Hüseyin Turan Röportaj</title>
		<link>https://www.haberonu.com/huseyin-turan-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/huseyin-turan-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 19:41:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=30553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hüseyin Turan Özel Röportajı 2021 sizlerle. Keyifli Okumalar...</p>
<a href="https://www.haberonu.com/huseyin-turan-roportaj">Hüseyin Turan Röportaj</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Değerli okuyucularımız bu hafta<a href="https://www.haberonu.com/kategori/roportaj"> röportaj</a> bölümümüzde çok severek dinlediğimiz, türkülerin duygu yüklü sesi, dinlerken adeta gönül telimize dokun, o lezzetli nağmelerin sahibi, yorumu, üslubu, duruşu, tarzı ve sanat hayatıyla, Türk Halk Müziğinin en çok sevilen sanatçılarından <a href="https://www.instagram.com/huseyinturan2/?hl=tr">Hüseyin Turan</a> konuğumuz.</em></p>



<p><em>Türkiye’de türkü denilince akla gelen ilk isimlerden birisi.</em></p>



<p><em>Hüseyin Turan haberonu.com’a hoş geldiniz. Öncelikle Türk Halk Müziğinin usta bir sesini bu yayınımızda ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyuyorum. Profesyonel sanat hayatınızın 24’üncü yılı ve 1997 yılından itibaren toplamda 14 müzik albümünüz ve yüzlerce ölümsüz eseriniz, türküleriniz müzikseverlerle, halkımızla buluştu ve sınırları aşıp tüm dünyaya yayıldı. “Ah Le Yar, Beyaz Giyme, Merdo, Söyleyemedim, Alaydım Elin Elime, Gitme, Acayip Hayvanlara Benziyirsen, Gönül” ve daha niceleri…</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/04/Huseyin-Turan-kimdir.jpg" alt="Hüseyin Turan kimdir" class="wp-image-30342" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/04/Huseyin-Turan-kimdir.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/04/Huseyin-Turan-kimdir-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/04/Huseyin-Turan-kimdir-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><em>Geçtiğimiz yıl 2020 yılında “Sen Ölme Yar” isimli tekliniz ve aynı yıl içinde “Gerek” EP (extented play) müzikseverlerle buluştu. 2021 Ocak ayında “Vesselam” isimli video klibiniz yayınlandı. Eskiden kasetler, albümler vardı. Sonradan kasetler, albümler yerini, single’a, ardından, CD çalarlara, MP3’lere bıraktı. Derken dijital çağla beraber yeni tekliler ve en son EP (extented play)’e, internet, youtube ve çeşitli müzik platfromlarına döndük.</em></p>



<p><strong>Şimdi bu tabloya baktığımızda aslında trendleri çok da kaçırmadığınızı söyleyebilir miyiz?</strong></p>



<p>-Daha çok türküler bu trendlerin neresinde diye bakıyorum. Tabii ki diğer müzik tarzlarında da neler oluyor diye bakmak bu işin gereği diye düşünüyorum…</p>



<p><strong>Türk müzik sektörünün kaderini kim ya da kimler belirliyor?</strong></p>



<p>-Müzik sektörünün kaderini, içinde bulunduğumuz an itibariyle maalesef dijital dünya belirliyor. Konserlerin ve diğer etkinliklerin yapılamaması müziğin canlı paylaşımına darbe vurdu. Uzun süredir, güzel bir şarkının-türkünün fark edilebilmesi için çok izlenen bir dizide yer bulmasına bağlı. Son zamanlardaki müzik programları bir nebze de olsa diziler dışında da bir alan olduğunu fark ettirmiş görünüyor…</p>



<p><strong>Mesleğinizin zorlukları ve keyifli yanları aynı terazide tartıldığında hangisi ağır basıyor?</strong></p>



<p>-Tabii ki keyifli yanları her zaman ağır basıyor. Çünkü sevdiğim tutkum olan işimi yapıyorum. Yani tanınırlıktan öte değerli olmak önemli…</p>



<p><strong>Yıl 2021. Pandemi hala devam ediyor.  Bunun yansımalarından bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Kendi adıma üretkenlik anlamında olumlu olduğunu söyleyebilirim. Müzik sektörü tarafından baktığımızda çok zor zamanlar. Pandeminin doğru yönetilememesi zaman kaybına neden olduğu gibi, müzisyen arkadaşlarımızın ekonomik bunalımlar yaşamasına ve intiharlara da yol açtı…</p>



<p><strong>Bu topraklarda, doğan ve sizin gibi usta sanatçıların eşsiz yorumları ile hayat bulan türkülerin sosyal yaşamımız, kültürümüz içerisindeki rolü nedir sizce?</strong></p>



<p>-İcra edilen eser ne kadar bilinçle ve doğru icra edilirse toplumda o kadar değer görüyor zaten. Yaşadığımız bu zor dönemde sanatın ve türkülerin ruh ayarı yaptığını düşünüyorum…</p>



<p><strong>Türkülere olan sevginizin temel kaynağı nedir?</strong></p>



<p>-Bu sevginin herhangi bir nedeni yok, içinde doğduğum bir kültürü fark edip sevmemle ilgili…</p>



<p><strong>“Acayip Hayvanlara Benziyirsen” Mükemmel bir eser. Bu eserinizin izler kitle tarafından doğru anlaşıldığına ve doğru algılandığına inanıyor musunuz?</strong></p>



<p>-Azerilerin Meyxana dedikleri; bizdeki aşık atışmasına benzeyen bir parça. Anlayan anlamıştır bence:)</p>



<p><strong>Hayatınız boyunca keşke ya da iyi ki dediğiniz şeyler oldu mu?</strong></p>



<p>-İyisiyle kötüsüyle her şey insan İçin. Bu nedenle keşke demek yerine nereden başlamalıyım diye düşünmek gerekli…</p>



<p><strong>Çocukluğunuzu özlüyor musunuz?</strong></p>



<p>-Çocukluğum hala güzeldir:)</p>



<p><strong>Başarı için yetenek mi, şans mı gerek?</strong></p>



<p>-Yetenek olmadan olmaz ama bu yeteneği geliştirecek deneyim ve donanım başarı şansını arttıracaktır…</p>



<p><strong>Grup Laçin yıllarınızdan bahsedebilir misiniz? Çoğu okuyucumuz bu süreci bilmez.</strong></p>



<p>-İzmir’de Ege Üniversitesi Konservatuar’ında kurduğumuz bir gruptu. Grubla beraberliğim 6 yıl sürdü, sonrasında ayrılıp yoluma solist olarak devam ettim…</p>



<p><strong>Müzik dışında başka ne tür çalışmalarınız var?</strong></p>



<p>-Zaman zaman çizdiğim bazı çalışmalarım var. Şimdilik bende saklı. İlerde cesaretim olgunlaşırsa belki paylaşabilirim kim bilir:)</p>



<p><strong>Bir hayaliniz var mı?</strong></p>



<p>-Kültürümüz çok zengin ve değerli. Bu alanda yapılacak dev bir müzikal hayal ediyorum…</p>



<p><strong>İzmir mi? İstanbul mu?</strong></p>



<p>-İzmir:)</p>



<p><strong>Hiçbir filmde rol almayı düşündünüz mü?</strong></p>



<p>-Bir kaç filmde küçük rollerim oldu.(İtirazım var,I love you tuu)</p>



<p><strong>İlk seslendirdiğiniz türküyü hatırlıyor musunuz?</strong></p>



<p>-Mahzuni Şerif ustanın İhtiyar oldum adlı türküsü…</p>



<p><strong>Seslendirdiğiniz eserlerden sizi en çok etkileyen hangisi? İlk defa bir röportajda birazdan adını söyleyeceğiniz eseri burada çalacağım.</strong></p>



<p>-Söylediğim her türkü beni çok etkilediği için repertuarıma almışımdır. Seçimi size bırakıyorum:)</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Söyleyemedim (Hüseyin Turan) 2016 Video Klip" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/zyoc1I48dvs?start=2&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>Yakın zamanda yeni normalleşme ile yeni müzik projeleriniz var mı?</strong></p>



<p>-Yukarıda da belirttiğim gibi pandemi döneminde ürettim. Yıllardır biriktirdiğim sözler ve ezgileri toparlama olanağı buldum. Birçok parça yaptım. Tabii ki yine Türkü motifleri yoğun olarak öne çıktı. Daha önce paylaştıklarımın yanı sıra,2-3 aylık periyotlarla 4’lü çalışmalar olarak paylaşacağım…</p>



<p><strong>Her zaman söylerim röportajlar daima döneme tanıklık eder! Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-İnsanlığın sevgi yeteneğinin geliştiği, özgür ve adil bir dünya özlemiyle teşekkür ederim…</p>



<p>Sevgiler…</p><a href="https://www.haberonu.com/huseyin-turan-roportaj">Hüseyin Turan Röportaj</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/huseyin-turan-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Lesli Karavil &#8220;Özel Röportaj&#8221;</title>
		<link>https://www.haberonu.com/lesli-karavil-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/lesli-karavil-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2021 14:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=29875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lesli Karavil röportajı 2021. Bu hafta röportaj bölümümüzde çok güçlü bir kadın sanatçıyı ağırlıyoruz. Lesli Karavil röportajı sizlerle.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/lesli-karavil-roportaj">Lesli Karavil “Özel Röportaj”</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Lesli Karavil: Cinsiyet, mizah ve performans!</h2>



<p><em>Bu hafta röportaj bölümümüzde çok güçlü bir kadın sanatçıyı ağırlıyoruz. Türkiye’de kadın mizahını sahneye taşıyan, yeni nesil komedinin yükselişini temsil eden, stand up’a kadın dokunuşu ile adeta gündem yaratan Lesli Karavil konuğumuz.</em></p>



<p><strong>Lesli Karavil haberonu.com’a hoş geldin. Daha önce de birçok sahnede dolu dolu stand up gösterilerin oldu. Hatta stand up gösterilerin için satılan biletlerin çar çabucak tükendiğine bizzat şahit oldum. Şimdilerde “Lesli ile Stand Up” BluTV platformunda seyirciyle buluşmaya başladı. Nedir buradaki büyü? Ne yaptın? Yoksa elinin hamuru ile erkek işine mi karıştın?</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="250" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/03/Lesli-Karavil-stand-up.jpg" alt="Lesli Karavil stand up" class="wp-image-29879"/></figure>



<p>-Burada erkek, kadın diye bir konu yok benim için. Güldürmek var aklımda sadece ve nasıl daha iyi yapabilirim sorusu aklımda.&nbsp; Dört senedir stand up gösterisi yapıyorum. Geçen pandemi dönemi bir duraklama devri yaşadık. Bu sırada Blutv ile bağlantıya geçme şansım oldu ve stand up gösterimi seyretmek istediler. Elimde olan digital platforma uygun tek gösteri kaydım vardı, kendilerine sundum. Beğenildi ve yayına alındı.</p>



<p><strong>Yeni ve beklenmedik sesleri sahneye taşıyan, sahne boyunca sanatçı ve izleyici arasında sürükleyici bir bağ kuran, gülmeyi ve aynı şekilde güldürmeyi seven kadın Lesli Karavil’i biraz yakından tanıyalım mı?</strong></p>



<p>-Stand up yapmak uzun süredir aklımdaydı. 18 sene yurt dışı maceramdan sonra 9 sene evvel Türkiyeye geri döndüm. Barselona şehrinde iki sene boyunca Mercedes Boronat ile başlayan bu oyunculuk eğitim yolculuğum, İstanbul’a döndükten sonra ilk önce çok değerli hocam Şahika Tekand, daha sonra İpek Bilgin, Çağ Çalışkur ile Craft oyunculuk atölyesinde devam etti. Amerika’da, San Fransisko şehrinde Animasyon ve Multimedia okudum, yıllarca da bu sektörde farklı ülkelerde çalıştım. Ama aklımda hep oyunculuk ve özellikle stand up yapma fikri vardı ve sonunda 2017 de gerçekleşti.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="250" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/03/Lesli-Karavil-babil.jpg" alt="Lesli Karavil babil" class="wp-image-29880"/></figure>



<p><strong>Kadın kimliğinin performansını şekillendirdiğini söyleyebilir misin?</strong></p>



<p>-Bir Kadın olarak bu işi yapmaktan gurur duyuyorum. İstediği kadar tenkit edilmeye açık olsun keyif aldığım sürece yapmaya devam edeceğim. Kadın olmam elbet performansıma etkisi vardır insan ne de olsa kendi deneyimlerinden ve kendi algıladığı şekilden hayatı anlatır. Farklı bir bakış açısı getirebildiysem ne mutlu.</p>



<p><strong>Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi dramından nasıl bir mizah çıkar?</strong></p>



<p>-Herkes için hem çok benzer duyguların yaşandığı, hem de hepimize farklı bir deneyim yaşattığı kesin. Benim içinde bazen çok tek düze bazen de çok yaratıcı geçti. Pandemi öncesi ve sonrası diye bir olay elbet olacak. Çünkü bakış açısında bir değişim oldu. Önceliklerimiz değişti. Bu da eskiden anlattığım bir hikayenin önemini ve değerini değiştirdi. Pandemiden çok malzeme çıkardı insanlar çünkü sıkıntılı bir durumu en kolay mizahla hafifletebiliriz. İnsanoğlunun ilacıdır hayat ve kendi ile dalga geçebilme becerisi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="250" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/03/Lesli-Karavil-roportaji.jpg" alt="Lesli Karavil röportajı" class="wp-image-29883"/></figure>



<p><strong>Mizah cinsiyetten bağımsız mıdır? Cinsiyete dayalı materyallerden etkileniyor musun? Sahnelediğin mizahın, özellikle kadınların &#8220;tabu&#8221; konusu olan (seks, mutsuzluk, cinsiyet eşitsizliği) gibi kavramlar için güvenli bir ses olduğunu söyleyebilir misin?</strong></p>



<p>-Ben kendime komik gelen, kendi zayıflıklarımdan ve korkularımdan yola çıkarak bir komedi yapıyorum. Temel olarak bir konuyu öne çıkarma çabası içinde değilim. Ama elbet bir kadın olarak orada duruyorum ve süreç içinde de kadını yüceltecek bir yönü hedefliyorum. Kendimi ve hem cinslerimi onurlandıracak ve bir kadın olarak eğlenceli, samimi ve yenilikçi bir yön çizmeyi araştırıyorum. İlk gösterim de olan bazı yanlışlarımı görüyorum ve ikinci gösterimde daha dikkatli, daha duyarlı olmaya çalışıyorum. Öğreniyorum. Kendimi tanıdıkça da ve yaşadığım deneyimlediğim konular değiştikçe ben de yeni bir içerikler oluşturuyorum.</p>



<p><strong>Stand Up dışında 2014 yılından itibaren rol aldığın film ve diziler var. For the Blinds, Adı Mutluluk, Savaşçı, Cinayet Süsü, Babil ve yakın zamanda Menajerimi Ara. En keyif aldığın film seti hangisi oldu?</strong></p>



<p>-Babil dizinde çok keyif aldım. Çalışan herkes harikaydı. Savaşçı dizinde rol çok ani geldi, bir günden öteki güne dizinin içinde buldum kendimi. Daha çok karakteri sahiplenmek isterdim, daha çok çalışabilmek ve daha ısınmak bu role. Çok şey öğrendim. Oyunculukta da ilerliyorum ve öğreniyorum. Ben de var olan potansiyeli en yüksek şekilde kullanacağım rollerin gelmesini ve kendimi daha da genişletsem ve daha da keyif alabilsem ne güzel olur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="250" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/03/Lesli-Karavil-dizileri.jpg" alt="Lesli Karavil dizileri" class="wp-image-29881"/></figure>



<p><strong>Yeni dizi film, tiyatro projelerin var mı?</strong></p>



<p>-Çok sevdiğim bir senarist arkadaşımla, bir senaryo üzerine çalışıyorum, bir de tekrar kısa bir stand-up gösterisi yapmak istiyorum dijital platforma uygun. Bu ikisi üzerine çalışıyorum.</p>



<p><strong>Kadın-Erkek eşitliğine inanıyor musun?</strong></p>



<p>-Bunun için kafa yormuyorum. Her kadın erkek ilişkisinin dinamiği farklıdır. Kadınların çok kuvvetli olduğu ve Erkeklerinde kuvvetli olduğu farklı noktalar vardır. Ve bunu görebilmek bizi genişletir.&nbsp;</p>



<p><strong>Senin için en sıra dışı olay nedir?</strong></p>



<p>-Şu sıralar benim için en sıra dışı olay, bir senedir evde olmamız ve rüya ile gerçeği karıştırdığımız bir dönem yaşamış olmamız.</p>



<p><strong>Hayatı ilginç ve eğlenceli kılan şey nedir sence?</strong></p>



<p>-Bakış açısı, olayları nasıl algıladığın ve anlamlandırdığın.</p>



<p><strong>Hangi burçsun?</strong></p>



<p>-Balık yükselenim Aslan</p>



<p><strong>Burcunun özelliklerini taşıyor musun?</strong></p>



<p>-Duygusalım ve Lider ruhluyum.</p>



<p><strong>Seni anlatan renk hangisi?</strong></p>



<p>-Altın rengi</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="250" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/03/Lesli-Karavil-stand-up-show.jpg" alt="Lesli Karavil stand up show" class="wp-image-29884"/></figure>



<p><strong>Lesli Karavil bize kıyısından, köşesinden özel hayatından azıcık bahseder mi?</strong></p>



<p>-Özel hayatım, ismi üstünde bana özel.</p>



<p><strong>Pandemi dönemi ve kısıtlamalar devam ederken stand up gösterilerini izlemek için yeni sahneler, mekanlar var mı? Buradan halkımıza ve değerli okuyucularımıza duyurmuş oluruz.</strong></p>



<p>-Şu anda görünürde sahne almamız mümkün değil. Pandemi kısıtlamalarının hafiflemesi ile tekrar başlayacağımıza eminim. Yeni bir show yapma isteği içindeyim. Digital platformlar için de yeni işler çekeceğim.</p>



<p><strong>Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-Kadın olmaktan gurur duyuyorum. Olduğum halimden de gurur duyuyorum. Bu noktaya da uzun bir yolculuktan sonra varabildim ve hala bir yoldayım. Tek naçizane mesajım şu olabilir ki, Tüm hedeflerimize ulaşma isteği ve azmi içinde olup, hepsinin bir oyun olduğunu ve tüm hedeflerin çok önemli olduğu kadar, bir o kadar da önemsiz olduğunu hatırlamaları. Hedefleri ve savundukları konular uğruna eğlenmeyi unutmamaları&#8230;</p><a href="https://www.haberonu.com/lesli-karavil-roportaj">Lesli Karavil “Özel Röportaj”</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/lesli-karavil-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Prof. Dr. Onur Erol röportajı</title>
		<link>https://www.haberonu.com/doktor-onur-erol-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/doktor-onur-erol-roportaj#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2021 21:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=28355</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Onur Erol ile burun estetiği üzerine gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşiyi kaçırmayın. Prof. Dr. Onur Erol röportajı haberonu.com'da.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/doktor-onur-erol-roportaj">Prof. Dr. Onur Erol röportajı</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Sanat, İnovasyon ve Plastik Cerrahi: Prof. Dr. Onur Erol</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="599" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-dogum-tarihi.jpg" alt="Onur Erol doğum tarihi" class="wp-image-28365" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-dogum-tarihi.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-dogum-tarihi-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><em>Bu hafta röportaj bölümümüzde Turkish Delight tekniği ile literatüre giren Estetik ve Plastik Cerrahinin duayen isimlerinden Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol yayın konuğumuz. Neşterinin değdiği ünlüler arasında; Süperstar Ajda Pekkan, Petek Dinçöz, Zuhal Olcay, Ebru Şallı, Gülben Ergen, Tuğçe Kazaz, Katie Piper, Deniz Akkaya, Hande Ataizi ve Harika Avcı gibi adını saymayacağımız ünlü simalar var.</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-yaptigi-unluler.jpg" alt="Onur Erol estetik yaptığı ünlüler" class="wp-image-28367" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-yaptigi-unluler.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-yaptigi-unluler-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-yaptigi-unluler-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><em>Kariyerini tamamen estetik üzerine inşa eden dünyaca ünlü en iyi plastik cerrah ile rinoplasti (burun estetiği) üzerine keyifli bir söyleşiye hazır olun!</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="599" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-kimdir.jpg" alt="Onur Erol kimdir" class="wp-image-28361" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-kimdir.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-kimdir-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Prof. Dr. Onur Erol haberonu.com’a hoş geldiniz. Herkes güzel olmak istiyor. Burun estetiği tüm kadınların hatta tüm erkeklerin radarında. Sadece burun estetiği olmak güzel görünmek için yeterli mi? Çağımızda artık insanlar estetik doktorlarını adeta süper kahramanı olarak görüyor. Cerrahın neşterini ise sihirli değnek. İnsanları bu denli yüksek beklentiye sokan şey nedir?</strong></p>



<p>-Burun estetiği bazı hastalarda yeterli olabilir. Estetik işlemler neticesinde alınan iyi sonuçlar ve şaşırtıcı güzellikler insanların estetiğe karşı olan ilgisini arttırmıştır.</p>



<p><strong>Pek çok insan burun ameliyatında doğal olmayan bir görünüme sahip olmaktan endişeleniyor. Hastalarınızın yüzüne en iyi yakışan buruna siz mi karar veriyorsunuz yoksa kişinin kararları mı daha etkili?</strong></p>



<p>-Kişinin yüzüne yakışacak burnu araştırmak Plastik Cerraha aittir. Ancak hastanın da beklentilerini göz ardı etmemek gerekir. Anormal istekler yapılmamalı, hastanın doğal, güzel bir görüntüye sahip olması amaç olmalıdır.</p>



<p><strong>Hastalarınızdan en çok duyduğunuz soru nedir?</strong></p>



<p>-Burun şeklim doğal olur mu?</p>



<p><strong>Bugüne kadar binlerce başarılı burun ameliyatı operasyonuna imza attınız. İnsanları bir bakışta coğrafi olarak burunlarından tanımak gibi bir keşfiniz var mı?</strong></p>



<p>-Elbette var. Asyalı bir burun basıktır, Zenci burnu basık ve kanatlar yayvandır, Karadeniz burnu kemerli ve sivridir, Doğu bölgemizin burnu kalın ve geniştir, batı bölgemizde ki burun yapısı ise daha çok bu şekillerin karışımı olarak karşımıza çıkar.</p>



<p><strong>Malum pandemi dönemi. Salgın döneminde estetik operasyonlarda artış ya da düşüş var mı? Güzellik salgın tanıyor mu?</strong></p>



<p>-Pandemi döneminde ilk dört ay kliniğimize kontrol hastası dahi gelmemiştir. Daha sonra yavaş yavaş hastalarımız gelmeye başladı. Yataklı bir merkez olmadığımız için kliniğimizde Korona vakaları yoktur. Ve aldığımız önlemlerle mümkün oldu kadar riski azaltmış durumda bulunmaktayız. Elbette ki gerek ekonomik durum gerekse salgının ortaya koyduğu problemler vakalarımızda düşüş yaratmıştır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="599" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-kac-yasinda.jpg" alt="Onur Erol kaç yaşında" class="wp-image-28368" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-kac-yasinda.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-kac-yasinda-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Burun estetiği lüks mü yoksa ihtiyaç mı? Estetik ameliyatlar eskiye göre ucuzladı mı? O yüzden mi çok fazla estetik yapılıyor?</strong></p>



<p>-Burun estetiği lüks değildir. Tabi ki bir ihtiyaçtır. Hiç kimse lüks olarak kendisine dokundurmak istemez ve zaten buna ihtiyaç duyan insanları ameliyat etmek gerekir yoksa kişilerin kafalarına bir ameliyat fikri sokmakta doğru değildir. Estetik ameliyatlar hemen hemen fiyatlar aynı olmakla birlikte bazı bölümler ve gençler arasında daha fazla ameliyat yapabilme amacı ile fiyatlar iyice aşağıya çekilebilmiş durumlarda olabilmektedir.</p>



<p>-Aslında ülkemizde fiyatlar yurtdışına göre çok çok ucuz sayılır özellikle muayyen bir bilgi birikimine ve deneyime sahip plastik cerrahların yurtdışındaki plastik cerrahlar ile kıyaslaması yapıldığında 5’te 1 hatta 10’da 1 fiyat uygulaması görmekteyiz. &nbsp;</p>



<p><strong>Burun estetiği öncesi ameliyattan sonraki görünümü gösteren (öncesi-sonrası) simülasyon çalışmaları aldatıcı, yanıltıcı ve sonuçları hüsran! Neler söylemek istersiniz?</strong></p>



<p>-Bilgisayarda simülasyon yapmak hastaları kandırmak için değil aslında hekimin planlaması için kullanılır. Zaten bu simülasyonun altında da daima bir not vardır “bu bir resimdir asıl sonuç değişebilir” diye.  Bu simülasyonun şöyle bir faydası vardır; cerrah kendine göre bir plan yapmıştır ve hastanın beklentisi ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığı için hasta böyle bir ameliyatı kabul etmeyebilir. Bu aslında doktor için çok daha elverişli  bir durumdur.  Demek ki bu hastanın beklentileri normal beklentiler olmayıp, ameliyat ettiği taktirde doktor içinde bir sorun yaratabilecektir. İşte bunları da açığa çıkarmak için bir simülasyon çalışması yapılmasında fayda vardır. Ve hastalara da bunun sadece bir planlama olduğunu anlatmak ve bunun üstünde de durmak gerekir. Zira simülasyondan daha güzel sonuçlarda elde edilebilir ona yakın sonuçlarda elde edilebilir. Ancak Planlama doktorun kendi için çok faydalıdır. Nasıl ki bir binanın planlaması önce yapılır ve bina ortaya çıkar bizimde bu planlamayı yapmamızın faydaları vardır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="599" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-burun-estetigi-fiyati.jpg" alt="Onur Erol burun estetiği fiyatı" class="wp-image-28364" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-burun-estetigi-fiyati.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-burun-estetigi-fiyati-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Bir kişiye birden çok burun estetiği ameliyat yapılabilir mi? Türkiye’de neden revizyon ameliyatı vaka sayısı bu kadar çok? Hastalar doktor seçiminde nelere dikkat etmeli?</strong></p>



<p>-Dünya literatüründe burun ameliyatından sonra küçük revizyonların yapılma oranı %20’dir. Bu bizim elimizde %1, %2’dir. Ancak yeniden yeni bir ameliyata girişme elbette hasta için kötü bir durumdur. Bu tür hastalar bize müracaat etmektedir ve maalesef banada son zamanlarda en çok bunlar müracaat etmekte. Bunların tabi ki düzeltilmesi ilk yapılan ameliyat kadar kolay olmamakta ve sonuç alması da kısıtlı olmakta ama bu kişiler çok büyük sorunlarından da kurtarılabilmektedir.</p>



<p><strong>Sağlık turizmi açısından yurtiçi ve yurtdışından burun estetiğine talepler ne boyutta?</strong></p>



<p>-Sağlık turizmi ülkemiz açısından faydalıdır. Sağlık turizmini yapacak hekimlerin bilgi ve tecrübeleri ülkemizin dışarıda ki prestijini bozmamak zorundadır. Bir örnek verecek olursak, Brezilya’da Plastik cerrahi Derneği Bakanlığa müracaat ederek sağlık turizminin yasaklanmasını istemiştir. Bunun sebebi ise bu şirketler çok ucuza hekim bulup kötü ameliyat sonuçları alınmasını ve Brezilyanın isminin lekelenmesine neden olduğu için buna müraacat etmişlerdir. Bizim ülkemizde de buna dikkat etmemiz gereklidir. Ülke Plastik Cerrahisi hakkında ki kötü intibaalar ve sonuçlar hepimize zarar verecek durumdadır.</p>



<p><strong>Bazı hastaların burnunda hem fonksiyonel(nefes alma sorununu) hem de estetik problemler (şekil bozuklukları) var. Her iki problem tek bir ameliyatla çözülebilir mi?</strong></p>



<p>-Burun ameliyatı hem estetik hem fonksiyonel bozuklukları beraberce çözme durumundadır. Bunu yapmadığımız taktirde hastalarımıza yeterince iyi hizmet vermemiş oluruz.</p>



<p><strong>Burun dolgusu yapanların ameliyat olma şansı var mı? Bazı cerrahlar burun dolgusu yapan kişilere burun ameliyatı yapmıyor? Bu konuya değinebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Burun dolguları burun için pek kabul edilebilir yaklaşımlar değildir. Özellikle kalıcı dolguların büyük zararları olabilir. Bu konuda birçok makale var. Buruna küçük bozuklukları örtmek için kişinin kendi dokusunun verilmesi yani yağ dokusu enjeksiyonun yapılması daha uygun olmaktadır.</p>



<p><strong>Kapınızı çalan kişilerin burun estetiği ile benzemek istediği ünlüler oldu mu? Bu ünlülerden bir kaçını paylaşabilir misiniz?</strong></p>



<p>-Birine benzemek isteyen hastaların son zamanlarda çok nadir olduğunu görmek beni memnun etmektedir. Bu şekilde gelenler olursa örnek olarak iki hastayı verebilirim birisi daha uzun boylu birisi daha normal boylu iki hasta örneğin Petek Dinçöz’ün burnunu Deniz Akkaya’ya, Deniz Akkaya’nın burnunu Petek Dinçöz’e koyduğum zaman ikisi de karikatür gibi olur. Sebep; çünkü burunları yüzleri ile uyumlu olmaz. Böylece hasta bilgilenmiş olup bu isteğinden vazgeçmekte.</p>



<p><strong>Hiç muayenehanenize gelen bir rinoplasti hastasını reddettiniz mi? Biliyorsunuz kendini beğenmeme hastalığı gerçeği var. Hatta buna Dismorfofobi de deniyor.&nbsp; Bu kişilerle nasıl baş ediyorsunuz?</strong></p>



<p>-Çok güzel bir soru. Bu plastik cerrah için çok büyük bir handikaptır. Tabi ki bu tür hastaları reddetmek hem hekim için hem hasta için çok önemlidir. Elbette ki böyle hastalar olmuştur ve reddetmişimdir.</p>



<p><strong>Artık günümüzde burun estetiğinde hangi teknikler kullanılıyor? Sizinle özdeşleşen Turkish Delight tekniği hakkında taze bilgiler vermek ister misiniz?</strong></p>



<p>-Tabi ki burun estetiğinde teknikler ortaya çıkmakta ve bütün amaç daha iyi sonuca daha kısa yoldan ulaşma amacıdır. Benim geliştirdiğim “Turkish Delight” burun ameliyatı tekniği ile&nbsp; buruna daha doğal, ameliyat olmamış sanki kendi burnu böyleymiş gibi bir görüntü vermek mümkün olmaktadır. Tabi ki burnun içinde ve kenarlarında kıkırdaklarda yapılacak müdahalelerde gene değişik şekilde uygulanabilmektedir. Bunların iyi bir şekilde uygulanabilmesi tecrübe, bilgi, sanat olayıdır.</p>



<p><strong>Ameliyatsız burun estetiği mümkün mü? Buna inanmalı mıyız?</strong></p>



<p>-Ameliyatsız burun estetiği lafı birazcık çok muğlak bir laf örneğin burnu aşağı çeken bir kas mevcutsa oraya botox yapılıp bu azaltıla bilinir ancak bu burun estetiği değildir. Örneğin burnun alına yakın bölgesinde bir çukurluk dolgu maddesi ile büyütülebilirse buda bir burun estetiği ameliyatı kabul edilemez. Asma yöntemlerinden söz edilir bu burunda geçerli değildir çünkü kıkırdaklar,&nbsp; kemikleri asmanız mümkün değildir,&nbsp; yumuşak dokuyu ancak asabilirsiniz.&nbsp; Bu şekilde sonuç alamamış birçok hasta bize müracaat etmektedir.</p>



<p><strong>Estetik çalışmanızın ödüllendirici kısmı nedir? Hastalarınız burun ameliyatı sonrasında aynaya baktıklarına ne görüyorlar?</strong></p>



<p>-Bir plastik cerrahı en çok mutlu edecek olay hastada alınan güzel sonuç ve hastanın mutlu olmasıdır. Paraya tabi ki ihtiyaç vardır fakat para bir taraftan gelir öbür taraftan gider ama hastanın mutluluğu ve verdiği içten teşekkür devamlı olarak kalbimizde kalır ve bize çalışma şevki verir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="599" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-fiyatlari.jpg" alt="Onur Erol estetik fiyatları" class="wp-image-28366" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-fiyatlari.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Onur-Erol-estetik-fiyatlari-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Türkiye’de kadın ve erkek burun estetiği oranı yüzde olarak kaçtır? Erkekler mi kadınlar mı estetik sahasında önde?</strong></p>



<p>-Bu konuda yaptığım bir istatistik vardı ve burun estetiğinde erkek hastaların oranının %10-15 olduğu saptanmıştı. Tabi ki kadın hastalar daha fazla ameliyat olmakta.</p>



<p><strong>Günü geldiğinde neşter sahibine dönmekten geri kalmaz ilkesiyle. Kendinize estetik yapıyor musunuz?</strong></p>



<p>-Elbette. Örneğin bende kaş asma ilk defa ve dünyada ilk defa olmak üzere benim kendi kaş asma tekniğim ile uygulanmış ve daha sonra ise yine kendi asma tekniklerimle yanak, şakak asma, yüze kök hücreli yağ dokusu enjeksiyonu gibi işlemler yapılmıştır. Amerika da Plastik Cerrahlar hastalarına daha dinç ve iyi görünmek için yüz germe ameliyatları geçirmektedirler.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="599" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Charlize-Theron-yuzu.jpg" alt="Charlize Theron yüzü" class="wp-image-28362" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Charlize-Theron-yuzu.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2021/01/Charlize-Theron-yuzu-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Türkiye ve dünyada estetik açıdan en beğendiğiniz yüzler kimler?</strong></p>



<p>-Buna Türkiye için pek cevap veremem. Zaten Türkiye’de estetik açıdan çok güzel insanlarımız vardır. Modern güzellik bakımından Charlize Theron örnek olabilir. Bununda örnek olma sebebi de yüz konturlarının birbirine eşit olması ve güzellik yaratmasıdır.</p>



<p><strong>Geleceğin estetik trendlerinin ne ya da neler olacağını düşünüyorsunuz?</strong></p>



<p>-Dünyada estetik trendleri devamlı bir gelişme ve değişim içinde olacağı açıktır. Fakat bununla ilgili yapılan birçok araştırma sonucu genetik çalışmalarının da etkili olacağını düşünmekteyim. Zaten bu başlamıştır bile özellikle kök hücrenin kullanımı estetik açıdan insanlara çok büyük bir katkı sağlamış olup yaşlanmayı geciktirmektedir.</p>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-Okuyucularıma ve Dünyaya mesaj olarak sevginin önemini belirtmek isterim. Sevginiz olmazsa gözlerinizdeki ve yüzünüzdeki pırıltı olmadan anatomik olarak ne kadar güzel olursanız olun güzel olmayacağınızı bilin.&nbsp; Sevginizi kendinize ve etrafınıza vermeyi ihmal etmeyin ve mutlu olun.</p>



<p><em>Aşağıda yer alan iletişim bilgileri ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol’a burun estetiği hususunda sorularınızı sorabilirsiniz.</em></p>



<p><em><a href="https://www.instagram.com/onurerolmd/" rel="nofollow">Prof. Dr. Onur Erol instagram hesabı için tıklayın.</a></em></p>



<p>Mobil İletişim Hattı: 0533 706 8790  <br>444 666 7 &amp; <a href="https://onep.com.tr/" rel="nofollow">onep.com.tr </a>adresini ziyaret edebilirsiniz.</p><a href="https://www.haberonu.com/doktor-onur-erol-roportaj">Prof. Dr. Onur Erol röportajı</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/doktor-onur-erol-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz Özel Röportajı 2020</title>
		<link>https://www.haberonu.com/vecdet-oz-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/vecdet-oz-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2020 20:32:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=26898</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz Özel Röportajı 2020 haberonu.com adresinde sizlerle.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/vecdet-oz-roportaj">Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz Özel Röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu hafta röportaj bölümümüzde ülkemizin önemli siyasetçilerinden, akademik kariyeri, siyasetteki rolü, çizgisi ve ilkeleriyle çok özel bir ismi konuk ediyoruz. Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz.</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/Vecdet-Oz-roportaji.jpg" alt="Vecdet Öz röportajı" class="wp-image-26902" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/Vecdet-Oz-roportaji.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/Vecdet-Oz-roportaji-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/Vecdet-Oz-roportaji-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><em>Bu söyleşimizde Türkiye ve dünyada uygulanmaya başlanan Covid-19 aşısını, ana başlıkları ile Türk ve dünya siyasetini, yeni kurulan partileri ve parti başkanlarını, ekonomiyi, 2021 asgari ücretini, Türkiye’nin dış politikasını, Amerika Birleşik Devletleri’nde son seçimle başa gelen Joe Biden ile birlikte Ankara-Washington hattını, kısaca siyaset ve toplumu yakından ilgilendiren konuları ana hatları ile mercek altına alacağız.</em></p>



<p><strong>Sayın Başkanım yayınımıza hoş geldiniz. Güncel ile başlayalım istiyorum. Bugün tüm dünyada malum pandemi süreci devam ediyor. Aşı çalışmalarında ise sona gelindi denebilir. Artık Covid-19 aşısı kapıda. Haliyle aşı uygulaması bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Vatandaş aşının yapılıp yapılmamamsı konusunda ise ikiye bölündü. Pandemi sürecini en başından itibaren aşı uygulaması sürecine kadar nasıl okuyor ve yorumluyorsunuz?</strong></p>



<p>-Sağlık Bakanlığı’nın yapmış olduğu açıklamaları doğrultusunda ülkemizde uygulanacak aşının Çin menşeli inaktif aşı olduğu bilinmektedir. İnaktif aşılar direkt olarak virüsün öldürülmesiyle elde edilen ve üretim şekli geçmişte de bilinen eski tip aşılardır. Her aşı üretim çalışmasında olduğu gibi Covid-19 aşısının üretimi de belli bilimsel kurallar silsilesi içinde olmaktadır. Bu silsile faz 1, faz 2, faz 3 ve faz 4 çalışmalarını kapsamaktadır.</p>



<p>-Bu çalışmalardan ilk üçünün aşı uygulanmadan önce tamamlanmış olması gereklidir. Bu üç çalışma aşının güvenlik ve yararlılık durumunu ortaya koyar. Faz 4 çalışması ise geniş kitlelere uygulanmış olan aşının neticelerinin raporlanması çalışmalarını içerir. İnaktif aşı 14 gün arayla iki doz halinde uygulanır. Aşının koruyuculuk süresi hakkında ancak uygulama sonrası kesin bir bilgi elde edilebilecektir.</p>



<p>-Bakanlık tarafından ücretsiz olarak uygulanacağı bildirilen Çin aşısının faz 3 çalışmalarına dair herhangi bir rapor henüz açıklanmamıştır ve sonuçlar olumlu geldiği takdirde uygulanmasında bir sakınca olmayacaktır.</p>



<p><strong>2021 yılı asgari ücreti konuşalım biraz. DİSK: &#8220;Asgari ücret net 3 bin 800 lira olmalı&#8221; dedi. Öte yandan CHP: &#8220;Asgari ücret 3 bin 100 lira olmalı&#8221; şeklinde açıklama yaparken, İYİ Parti: &#8220;En az 3 bin lira olmalı&#8221; ve HDP kanadı &#8220;Asgari ücret en az 4 bin lira olmalı&#8221; dedi. Diğer siyasi partilerden de asgari ücret için teklifler var. AP: Adalet Partisi&#8217;nin asgari ücret için teklifi ne olur?</strong></p>



<p>-Gelişmiş ülkelerde asgari ücretler belirlenirken minimum yaşam indeksi göz önüne alınır. Minimum yaşam indeksi, bir kişinin insani koşullarda yaşaması için gereken toplam harcamaların o ülkedeki para birimi olarak tespit edilmesi sonucu oluşan asgari tutardır. Bu tutar ülkenin hayat pahalılığına göre değişir.</p>



<p>-Avrupa’da en düşük asgari ücret Yunanistan’da verilmektedir ve bu miktarın bizim paramızdaki karşılığı 7 bin TL’dir. Ekonomik kriz yaşayan Yunanistan bile zor şartlarına rağmen bu miktarı verebiliyorsa ülkemizin de buna yakın bir asgari ücreti vermesi gerekir. Yıllık enflasyon artış hızımız da göz önüne alındığında bu ücret en az 5 bin TL olmalıdır.</p>



<p><strong>Şimdi de Türkiye&#8217;de yeni kurulan siyasi partileri ve siyasetçileri ele alalım. Biliyorsunuz eski Dışişleri Bakanı ve eski Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu Gelecek Partisi ile siyasete adım attı. Ardından eski Türkiye Dışişleri ve eski Ekonomi Bakanı Sayın Ali Babacan DEVA Partisi&#8217;ni &#8211; (Demokrasi ve Atılım Partisi&#8217;ni) kurdu. Yakın zamanda Memleket Hareketi adı altında Türkiye&#8217;yi dolaşan Sayın Muharrem İnce, yeni bir parti kuracağını açıkladı ve Cumhurbaşkanlığına tekrar aday olmak istediğini belirtti. Aynı eksende Sayın Mustafa Sarıgül Türkiye Değişim Hareketi partisi hazırlık çalışmaları ile siyaset gündeminin merkezinde yerini aldı. &nbsp;Siyasette bu yeni parti kurma çalışmalarını nasıl yorumluyorsunuz?</strong></p>



<p>-Ülkemizdeki eski siyaset anlayışı yerini başkanlık sistemi ve ittifak siyasetine bırakmıştır. Artık AKP ve CHP’nin bile tek başlarına varlık gösteremeyecekleri %50+1 barajı ortaya çıkmıştır. Mevcut partilerin hiçbirinin tek başına ipi göğüslemesi mümkün değildir ve ittifaklar zarurettir. İş ittifak kurmakla da bitmiyor, kurulan bir ittifaka çok sayıda partiyi çekerek toplanacak oy sayısını artırmak gerekiyor. Yani bu demektir ki kurulmuş ya da kurulacak en küçük parti bile hayati önem taşımaktadır. Bu duruma belirtmiş olduğunuz partilerde dahildir.</p>



<p>-Tabi ki aynı durum bizim partimiz içinde geçerlidir. Ancak bir şartla! İttifaka girecek olan bir partinin seçime girme yeterliğini almış olması gerekir. Bunun için de en az 41 vilayette 1/3 ilçesini kurarak il kongrelerini yapmış olması ve seçimlerden 6 ay önce genel kurulunu tamamlamış olması gerekir. Ülkede kurulan her parti demokrasinin güçlenmesi demektir ve bu durumu olumlu karşılıyorum. Bilindiği üzere başkanlık sistemi öncesi siyasette koalisyonlar seçimden sonra olurdu. Artık bu sistem tersine dönmüştür ve koalisyonlar seçimlerden önce olmaktadır. Koalisyonların yeni adı ittifak olmuştur.</p>



<p><strong>Türkiye’de erken seçim olur mu dersiniz? Şayet olursa öngördüğünüz bir takvim var mı?</strong></p>



<p>-Erken seçimlerin olması AKP’nin seçimleri garantileme koşulu ile doğru orantılıdır ve hükümetin iki dudağının arasındadır. Bu şartlar oluşmadan hiçbir güç ülkeyi erken bir seçime götüremez. AKP’nin bütün çabası oyları daha fazla erimeden bu şartları oluşturmaktır.</p>



<p>-Artık oylarını artıracak bir sebep yaratamadığı için rakibin oylarını düşürecek ya da bölecek çalışmalar ve gayretler içindedir. Bu nedenle CHP’nin oylarını bölecek parti ya da partilere destek verebilir. CHP’yi terörle özdeşleştirerek hürmetten düşürme gayreti de bunun bir parçasıdır. Aynı şekilde İYİ Parti’ye FETÖ karalaması da yine bu gayretin bir parçasıdır. Yine Saadet Partisi’ni bölmek içinde rahmetli Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’ın kurmuş olduğu partiye destek verebilirler…</p>



<p>-Önümüzdeki günlerde bu tür faaliyetlere şahit olacağız. Ayrıca bir husus daha vardır ki bu da olasıdır! Seçimler yapılmayabilir! Allah korusun bir savaş ve bir iç karışıklık hali gibi mücbir bir sebep seçimlerin yapılmaması için önemli bir gerekçedir. Bunu telaffuz bile etmek istemiyorum lakin böyle örnekler ülkelerin tarihlerinde mevcuttur.</p>



<p><strong>Başkanım sizde 24 Haziran 2018 tarihinde Türkiye Genel Seçimleri&#8217;nde Cumhurbaşkanı adayı olmak için başvuruda bulunmuştunuz. Bu bağlamda ilerleyen seçimlerde yeniden bir adaylığınız söz konusu olur mu?</strong></p>



<p>-Şu andaki önceliğimiz parti olarak seçim yeterliğimizi almak ve Millet ittifakında yer alabilmektir. Böyle bir şey söz konusu olduğunda ittifakın ortak kararı bizim için de geçerli olacaktır.</p>



<p><strong>Biden başkanlığında Türkiye-ABD ilişkileri nasıl olacak?</strong></p>



<p>-ABD gibi ülkelerin dış politikalarını seçilen başkanlar değil Pentagon ve ABD derin devleti belirler. Başkanlar sadece iç politikada fonksiyoneldir; o da belirli ölçülerde! Biden’lı bir ABD yine yaptırım politikasıyla karşımızda olacaktır. Başka hayaller kurmayalım.</p>



<p>-ABD diplomasisinde her zaman ABD’nin menfaatleri ön plandadır. Çok dikkatli olunmalı ve dünyadaki belirleyici dengelerden kopmadan hareket edilmelidir. Zira ABD çıkarları, yalnız ve güçsüz ülkeleri sever…</p>



<p>-Türkiye’nin en büyük gücü Türk dünyasıdır! Bu asla unutulmamalı ve birleşik Türk devletleri paktı kurulmalıdır.</p>



<p><strong>Bugün parti olarak yönetime geçecek olursanız atacağınız ilk somut adımlarınız neler olur?</strong></p>



<p>-Üretime ve istihdama dayalı modern bir ekonomik modelin hayata geçirilmesi, güçlü ve modern bir savaş sanayinin kurulması, modernize edilmiş tarım ve hayvancılığın ülke sathına yaygınlaştırılması, meslek eğitimi ağırlıklı öğrenim sisteminin yaygınlaştırılması, tüm eğitim ve sağlık hizmetinin ücretsiz ve birinci sınıf sunulması; biyoteknoloji, nanoteknoloji, bilişim teknolojisi ve yüksek teknoloji yatırımlarının yapılması; üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin turizm başta olmak üzere, gemi taşımacılığı ve su ürünleri üretimi konusunda dünya çapında bir ülke haline getirilmesi, yer altı ve yer üstü kaynaklarının en iyi şekilde değerlendirilmesi başlıca somut adımlarımızdır. Çok daha detaylı bilgi partimizin www.ap.org.tr sayfasında yer almaktadır.</p>



<p><strong>Seçmen neden başka partileri değil de sizin partinizi seçmeli? AP: Adalet Partisi geçmişinden ve geleceğe yönelik çalışmalarından biraz bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Neden Adalet Partisi?</p>



<p>-“ Biz AP&#8217;liler, diğer partilerden farklı olarak sıra dışı bir politikanın temsilcileriyiz. Bu millet sürekli eleştiren, proje üretmeyen, saldırgan politikalardan artık bıkmıştır. Bizler politikalarımızı sadece muhalefet üzerine kurmadık;</p>



<p>-&#8220;Yapılan iyi şeyleri takdir ederken yanlışları eleştiren, eksik yapılanları ikaz eden tamamlayıcı bir partiyiz.&#8221;</p>



<p>-Olanlarla olması gerekenler arasında köprü olan, bunlara ilişkin projeleri en iyi bilen, geçmişte geleceğe kalkınmanın tek adresiyiz.</p>



<p>-Her zaman halkın yanında ve halkın sesi olan demokrat bir partiyiz.</p>



<p>-Halka rağmen değil halkla birlikte siyaset yapan, halkın ihtiyaç ve beklentilerini iyi okuyup bunlara ilişkin çözüm ve projeler üreten toplumcu bir partiyiz.</p>



<p>-Şahıslar üzerinden siyaset yapmayan, sadece icraata yönelik yanlışlıkları eleştiren, eleştirirken de kalıcı çözüm önerilerini ortaya koyan bir kitle partisiyiz.</p>



<p>-Dış ve iç politikalarımızda milli, manevi, kültürel ve ahlaki değerlerimize ters düşecek ve bu değerlerin tahrip olmasına vesile olabilecek her türlü tavize karşı olan bir partiyiz.</p>



<p>-Hırsızlık yapmadan, kul hakkı yemeden, vatana ve kahraman ecdada ihanet etmeden de bu memlekete hizmet etmenin ve kalkınmanın mümkün olduğunu göstereceğiz…</p>



<p>-Yapacağımız her işte önce adaleti ve insan haklarını esas alacağız.</p>



<p>-Yıllar sonra köylüye bir kez daha bu memleketin efendisi olduğunu hissettireceğiz.</p>



<p>-Esnafı, üreticiyi, sanayiciyi, memuru ve işçiyi ezilmekten yok olmaktan kurtarıp kırılan gururunu onarıp tekrar hak ettiği itibara kavuşturacağız.</p>



<p>-Sağlık, eğitim ve güvenlik hizmetleri devlet tarafından özel teşebbüsten beş yıldızlı hizmet olarak satın alınarak halka ücretsiz olarak verilecektir.</p>



<p>-İşsizlik, sağlık, güvenlik, doğal afet, kaza ve eğitim sigortaları zorunlu hale gelecektir.</p>



<p>-İstiklal harbi sonrası hazineye irat kaydedilen mal varlıklarının tamamını ait olduğu yere yani millete iade edeceğiz.</p>



<p>-Ülkemizde satılan tüm yabancı ticari emtianın envanteri çıkarılacak ve ilgili ülkelerle temasa geçilerek tüketimi bir fabrika üretimine denk gelecek ürünlerin fabrikalarının ülkemizde kurdurulması teklif edilecek aksi halde kota uygulamasına geçilerek girişi kısıtlanacaktır.</p>



<p>-Dış yatırımcının ülkemize gelmesini sağlayacak olan böyle bir yaptırım; üretimi millileştirecek, fiyatların yarıya düşmesini sağlayacak ve yaratacağı istihdam ile de işsizlik sorunumuz tamamen ortadan kalkacaktır.</p>



<p>-Yine bu uygulama ile yurt dışına döviz çıkışının önü kesileceği gibi yapılacak ihracat ile bilakis ülkeye döviz girdisi sağlanarak dış ticaret açığımız kapanacak ve dış borçlanma en aza inecektir.</p>



<p>-Bu ülkede parası ve yatırımı olan her kim olursa olsun ayırım yapmaksızın korunacak ve desteklenecektir.</p>



<p>-Üniversitelerimize bilişim, biyoteknoloji, nanoteknoloji ve uzay teknolojileri konusunda araştırma desteği vereceğiz.</p>



<p>-Özel sektör ve üniversite işbirliği zorunlu hale getirilerek 5 yıl içinde yüksek teknoloji üreten ve satan bir ülke haline geleceğiz.</p>



<p>-Konusunda uzman öğretim üyesi kadromuz tarafından Çin, Tayvan, Kore, Japonya ve Almanya kalkınma modelleri incelenmiş olup, bu modellerin ortalaması bir Türkiye kalkınma modeli hazırlanmıştır.</p>



<p>-Bu model uygulamaya konduğunda ülkemiz beşer yıllık kalkınma dönemlerinde hissedilir ölçüde zenginleşecek ve bu zenginlik halka ilk beş yılda yansıyacaktır.</p>



<p>-Mevcut politikalarla halk yıllardır fakirliğe ve çaresizliğe ortak edilmiştir; cehalet, işsizlik, adli olaylar, kaos ve terör bunun doğal birer neticesidir. Halka mili serveti adil ve hakça paylaştıracağız. Güçlü devlet, zengin millet yegane felsefemizdir. Bu şekilde güven ve huzur içinde yaşayan eğitimli ve sorumluluk sahibi muasır medeniyete doğru yürüyen bir toplum yapısı kurulmuş olacaktır.</p>



<p>-Sıfır sorunlu hale gelmiş böyle bir ülke; AB&#8217;nin arka kapılarında kapı kulu olmayacak ve artık onurlu bir şekilde ön kapıdan içeri davet alarak girecektir.</p>



<p>-Adalet Partisi olarak yıllardır tüm dünyada parası pul, insanı kul edilmiş olan ülkemizi çok kısa sürede itibar gören, birinci sınıf insana sahip, onurlu bir ülke yapacağız.</p>



<p>-Kim olursa olsun, bu ülkeye bir çivi çakana bir çekiç hediye felsefesi ile rantı halka paylaştıran kalıcı politikalar üretip Adalet Partisi adını tarihe altın harflerle yazdıracağız.”</p>



<p><strong>Yeni yıl ile birlikte okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-Her geçen yılın bir önceki yılı arattığı; Hak, hukuk ve huzurun kalmadığı; Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altına alındığı; Milli, Manevi ve Ahlaki değerlerin tahrip edildiği; Hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk olaylarının ayyuka çıktığı; Uluslararası saygınlığımızın kalmadığı son derece uzun ve karanlık bir süreçten geçtik!</p>



<p>-2021 yılında bu kabusun sona ermesini ve ülkenin tüm değerlerine sahip çıkacak olan milli bir siyasetin iktidara gelmesini diliyor, yüce Türk Milleti&#8217;nin yeni yılını kutluyor, yeni yılın insanlık alemine sağlık, huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum…</p><a href="https://www.haberonu.com/vecdet-oz-roportaj">Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz Özel Röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/vecdet-oz-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>AYDEED Özel Röportajı 2020</title>
		<link>https://www.haberonu.com/aydeed-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/aydeed-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2020 21:25:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=26498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müzik dünyasında adından söz ettirmeyi başaran AYDEED, müziğine çok fazla enerji katıyor. Bu yüzden kesinlikle sesindeki tutkuyu duyacaksınız. Müzikle dolu bir sohbete hazır olun.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/aydeed-roportaj">AYDEED Özel Röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Artık yeni Türkçe Pop, Rap oldu! Küçüklüğümden beri en büyük dileğim sanatçı olmaktı!</h2>



<p><em>Bu hafta röportaj bölümümüzde seslendirdiği şarkıları yepyeni bir ritme dönüştüren, kendi başına dalgalar yaratan, tüm spektrumlardan ilham alan, R&amp;B ve rap müzik üzerine benzersiz, modern bir duruş sergileyen, müziğe olan sevgisiyle büyük bir başarıya ulaşan bir R&amp;B dehasını sizlerle buluşturuyoruz. Dünyayı fırtınayla fethetmek için gereken her şeye sahip, gelecek vadeden yetenekli bir R&amp;B şarkıcısı ve söz yazarı AYDEED ile mutlaka tanışın.</em></p>



<p><em>Akılda kalıcı ritimleri, anlamlı sözleri ve büyüleyici güzelliği ile müzik dünyasında adından söz ettirmeyi başaran AYDEED, müziğine çok fazla enerji katıyor. Bu yüzden kesinlikle sesindeki tutkuyu duyacaksınız. Müzikle dolu bir sohbete hazır olun. Başlıyoruz.</em></p>



<p><em>2019 yılında ilk teklisi &#8220;Aklımda&#8221; ardından 2020 Mart ayında &#8220;Kısa Zaman İçin&#8221; Temmuz 2020 tarihinde &#8220;Söz&#8221; ve 2020 yılının son aylarında &#8220;Bilmezdim&#8221; yeni teklisini müzikseverlerle buluşturan AYDEED ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.</em></p>



<p><strong>AYDEED </strong><strong>haberonu.com’a hoş geldin. Söyleşimize güncel ile başlayalım istedim. Tüm dünyada pandemi kabusu var. İnsanlığın çehresi değişiyor. Birçok sanat dalı da kuşkusuz bu salgında payına düşen negatif yükü fazlasıyla sırtladı. Sinema, tiyatro, müzik kısaca sahne sanatlarının faaliyetleri bir bir durdu. Bu ağır yük sanatın ve sanatçının omzunda giderek kamburlaşırken böyle bir dönemde müzik üreticisi olmak ve sürdürülebilir olmak zor değil mi?</strong></p>



<p>-Hoş bulduk! Türkiye’de maalesef yıllardır ilk susturulan hep müzik oldu. İnsanlar her eğlenmek istediklerinde müziğe koştuklarından, müzik bir eğlence aracı olarak görülüyor. Halbuki müzik hayatımızın bir parçası. “Sussun!” dendiğinde susturulacak kadar basit ve yüzeysel değil. Dediğiniz gibi sinema, tiyatro gibi sahne sanatlarının da faaliyetleri durduruldu ki zaten Türkiye’de sanat yıllardır bu negatif yükü taşımakta. “Meslek değil de hobi olarak yap”tan ibaret sanat burada. Covid sırasında da sanatın ilk durdurulan şey olması, beni çok üzüyor ama ne yazık ki şaşırtmıyor da. Böyle bir dönemde üretmek ve devamlılık sağlamak zor. Hareketlerimiz, yaşantımız kısıtlandı. Ben hala okuyorum ve geçim kaynağım müzik değil, o yüzden bu konuda daha esnek davranabiliyorum. Geçim kaynağı müzik olan sanatçıları hayal bile edemiyorum. Geçen gün izlediğim bir videoda Serkan Fidan diyor ki “Türkiye’de müzisyen olmak, her düştüğünde bir avuç toprakla kalkmaktır.” gerçekten öyle. Ben de bir dönem sahne aldım ve kazandığım para sarf ettiğim eforun yanından bile geçmiyordu. Zaten hal böyleyken her şey daha da zorlaştı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="405" height="506" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-roportaj.jpg" alt="AYDEED röportaj" class="wp-image-26506" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-roportaj.jpg 405w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-roportaj-240x300.jpg 240w" sizes="auto, (max-width: 405px) 100vw, 405px" /></figure>



<p><strong>2020 yılının son aylarında deyim yerindeyse taptaze &#8220;Bilmezdim&#8221; adlı yeni teklin müzik platformlarında yerini aldı. Hayırlı olsun. Mükemmel ve farklı bir çalışma olmuş. Neler söylemek istersin</strong>?</p>



<p><strong>&#8211;</strong>Çok teşekkür ederim. Başlangıçta “Bilmezdim”i Eftalya Yağcı için yazmıştım fakat bir şekilde olmayınca benim şarkım oldu. Yazarken duygularımın çok yoğun olduğu bir şarkıydı. Bittiğindeyse çok içime sinmişti. Slow şarkılar yazmayı daha çok seviyorum çünkü o zaman kendime ve dinleyenlere karşı daha dürüst hissediyorum. Duygularımdan kaçamıyorum. Her seferinde hem lirikal olarak hem de müzikal olarak bir önceki yaptığımın üzerine koymaya çalışıyorum. Sonuçtan da çok memnunum.</p>



<p><strong>AYDEED </strong><strong>Sahne adın. Gerçek adın ne?</strong></p>



<p>-Gerçek adım Ayça Dalaklı. Çıkış yaptığım zaman ilk 4 şarkımı Ayça adı altında çıkarmıştım hatta.</p>



<p><strong>Bir müzisyen ve söz yazarı olarak diğer sanat biçimlerinden veya müzisyenlerden farkın ne?</strong></p>



<p>Ben gün içinde her şeyden ilham alıyorum. Bir anda aklıma şarkı sözü geldiği de oluyor. Hatta “Bilmezdim”in sözü olan “O kadar ışık içinde yakalandım yine karanlığa” aklıma okulda merdivenlerden inerken gelmişti, not almıştım ben de. Hislerimi en iyi kendim anlatabilirim, kendi yaşadıklarımı en iyi ben yansıtabilirim. O yüzden yazabildiğim için çok mutluyum. Keşke ben yazsaydım dediğim şarkı da çok var ama bu şekilde kendimi daha iyi ifade ettiğime inanıyorum. Tabii ki usta söz yazarlarıyla çalışmayı çok isterim.</p>



<p><strong>Şarkılarında özellikle vermek istediğin bir mesaj var mı?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Büyürken Türkçe şarkı içeriklerinin ne kadar kısıtlı olduğunu gördüm. Tabii ki çok değerli istisnalar da var ama genel olarak hep aynıydı. Ben kullanılan dilin kalıplarına sığmamaya çalışıyorum. İçimden geleni yazıyorum. Yazarken yeri geldiğinde İngilizce’ye dönüyorum. Sadece aşk gibi konularda yazmamaya özen gösteriyorum. Kalıplara değil de kendime sadık olmaya çalışıyorum. Çeşitlilik benim için çok önemli. Ben de bunun peşinden gidiyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="405" height="506" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-boy-kilo.jpg" alt="AYDEED boy kilo" class="wp-image-26505" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-boy-kilo.jpg 405w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-boy-kilo-240x300.jpg 240w" sizes="auto, (max-width: 405px) 100vw, 405px" /></figure>



<p><strong>Mikrofonu alman için sana ilham veren ilham perileri veya kahramanlar oldu mu? Sana en çok ne ilham verir?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Ailemde hiç sanatçı yok. Benim de o yüzden rol modellerim hep dinlediğim insanlar oldu. 90’ların ve 2000’lerin korkusuz ve seksi kadınları bana çok ilham veriyor. Feminen yönlerini herkesin istediğinin aksine bastırmadan, özgürce yaşamaları beni her zaman büyülemiştir.</p>



<p><strong>&#8211;</strong>Beyoncé, Aaliyah, Mariah Carey, Left Eye, Gwen Stefani gibi isimler beni çok etkilemiştir. Şarkı söyleyebildiğimi arkadaşlarımla Hepsi Grubu coverları yaparken keşfettim. Zaten Disney ile büyüyen bir çocuk olarak da hep isterdim müzisyen olmayı.</p>



<p><strong>Çocukluğundan beri müzikle iç içesin. Müzisyen olmasaydın ne olurdun?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Küçüklüğümden beri en büyük dileğim sanatçı olmaktı aslında ama tabii her çocuk gibi ben de sırasıyla doktor, veteriner vb. gibi mesleklere kendimi yakın hissetmiştim. Bilkent Üniversitesi’ne İngilizce-Fransızca Mütercim Tercümanlık öğrencisi olarak girmiştim ama kendimi yaratıcılıktan uzak tutamayıp İletişim Tasarım bölümüne geçiş yaptım. Henüz mezun olmadım ama müzisyen olmasaydım da yaratıcılığımı kullanacağım bir meslek seçerdim. Tan Sağtürk Dans Akademisi’nde “street jazz” eğitimi aldım. Dans etmeyi çok seviyorum.</p>



<p><strong>&#8211;</strong>Sanırım dansçı da olabilirdim.</p>



<p><strong>Birden fazla dil biliyorsun, bu sanatına da yansıyor bu durum metrik tarzını nasıl etkiledi?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Yabancı dile yatkın olmak benim için büyük avantaj oldu. İngilizce ile hep iç içeydim, o yüzden çeşitli birçok sanatçıyı keşfetme fırsatı buldum. İnsan anlayabildiği şeyin peşinden gidiyor tabii. Sadece İngilizce değil Korece şarkıları da çok seviyorum.</p>



<p><strong>&#8211;</strong>2013’den beri dinliyorum ve kesinlikle sound olarak bana ve prodüktörüm Berkin Laleli’ye çok şey kattı. Her dilden bir şeyler dinlemeye çalışıyorum. Kendini tekrar etmemek adına önemli olduğunu düşünüyorum.</p>



<p><strong>Dışarıdaki birçok genç, tıpkı senin gibi olmak istiyor. Hedeflerine ulaşmaları için onlara ne tür bir tavsiye verirsin?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Ben yıllardır şarkı çıkarmak isterken 2019’da çıkardım ilk şarkımı. Çünkü doğru zamanın geldiğini hissettim ve olaylar da zaten kendiliğinden gelişti. İnsan hayallerine hemen ulaşabilmeyi istiyor ama inanın her şeyin doğru bir zamanı var. Zamanı geldiğinde, hazır olduğunuzu hissedeceksiniz ve hiç tereddüt etmeden adım atacaksınız. Bu süreçte kendinizi güncel tutmaya ve geliştirmeye özen gösterin. Kendinize güvenin.</p>



<p><strong>Modern rap nedir? Hip-Hop, R&amp;B şarkıcısı terimlerini bilmeyenler için biraz açalım mı?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>New school da dediğimiz modern rap, old school’un daha kompleks halidir. Old school’da olan her şeyin daha da geliştirilmiş hali denebilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="405" height="506" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-biyografi.jpg" alt="AYDEED biyografi" class="wp-image-26504" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-biyografi.jpg 405w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-biyografi-240x300.jpg 240w" sizes="auto, (max-width: 405px) 100vw, 405px" /></figure>



<p><strong>Türk Pop müziği sırtını bir dönem dudak büktüğü Rap müziğe dayadı. Neler söylemek istersin?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Artık yeni Türkçe Pop, Rap oldu. Pop zaten popülerden geliyor. Şu anda da rap müzik revaçta dolayısıyla şaşırmıyorum. İyi oldu bence, hep aynı şeyleri duymaktan sıkılmıştım.</p>



<p><strong>Hip-Hop, R&amp;B müziğinin nesini seviyorsun?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Her konudan bahsedebilmesini seviyorum. Dediğim gibi çeşitlilik benim için çok önemli bir etken ve Hip-Hop, R&amp;B’de her konuda şarkı bulabilirsiniz. Sanat sansürsüz güzel bana göre, Hip-Hop’ta da durum böyle. Aynı zamanda homojen bir tür değil. Kulağıma da daha zengin geliyor.</p>



<p><strong>Türk kadın Hip-Hop, R&amp;B şarkıcısı ve söz yazarı olarak kaç kişisiniz?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Yeni yeni birçok ismin çıktığını, ürettiğini görüyorum. Ama göz önünde olan kadınlar erkeklere göre çok az. Tanıdığım tüm kadınlar şarkılarını kendileri yazıyor zaten. Umarım sayımız zamanla daha da artar. Fakat niceliğin de nitelikten daha önemli olduğunu düşünmüyorum. Özellikle Türkçe R&amp;B’nin kaliteli bir şekilde ilerlemesini çok isterim.</p>



<p><strong>Müzik camiasında ne tür tepkiler alıyorsun?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Sadece 1 yıl gibi kısa bir zaman diliminde çok güzel tepkiler aldım. Hiç reklam yapmadan çok güzel bir kitleye ulaştım. Çok değerli sanatçılarla tanıştım. Geçen sene ihtimal vermeyeceğim müzisyenlerle takipleştim. Kısa zamanda çok şey başardığımı düşünüyorum kendi adıma. Müziğimin de üstüne koyduğumu görebiliyorum.</p>



<p><strong>Coğrafya kaderdir yaptığın müzik için yanlış ülkede olduğunu düşünüyor musun?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>R&amp;B’yi Türkçe yapmak gerçekten zor. “Bilmezdim”de autotune kullanmamama rağmen hala çeşitli kadın rap sanatçılarına benzetiliyorum, çoğu aşina değil çünkü R&amp;B’ye. Burada çok dinlenmeyen bir tür, dolayısıyla playlistlere de Hip-Hop/Rap adı altında giriyorum. Henüz Türkiye’de bunun için uygun bir zemin yok ama belki de ben ve benim gibi olan sanatçı arkadaşlarım Türkiye için bu zemini hazırlıyoruzdur. Bunu düşünmek de beni çok mutlu ediyor ve heyecanlandırıyor. İlerde bir gün Türkiye’de R&amp;B’nin öncülerinden biri olarak anılmak hayallerimden bir tanesi.</p>



<p><strong>Bir sanatçıyı gördüğünüzde onda aradığınız üç şey nedir?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Çeşitlilik, özgünlük, saygı.</p>



<p><strong>Bu sıralar kafana taktığın şarkı hangisi?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Bu aralar en çok Kali Uchis &#8211; Dead To Me dinliyorum.</p>



<p><strong>Moda ikonun var mı?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Gün içinde Instagram, Pinterest gibi sosyal mecralarda çok fazla outfit görüyorum hoşuma giden. Hepsinden bir şeyler kapıyorum ama genel olarak Rihanna’nın tarzını çok iyi buluyorum.</p>



<p><strong>Sence toplumun üstesinden gelmesi gereken temel engeller nelerdir? Bir bütün olarak daha mutlu ve pozitif olmak için toplumun yapabileceği herhangi bir şey var mı?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Saygı ve dürüstlük asla aşılmaması gereken iki çizgidir benim gözümde. Bu çizgiler aşıldığında her şeyin alt üst olduğuna tanıklık ederiz. Bir toplumun mutlu ve pozitif olması için o toplumun refah içerisinde yaşaması gerektiğine inanıyorum. Kimseden birdenbire işsizliğin, türlü suçların önünün arkasının kesilmediği bir yerde mutlu olmasını bekleyemeyiz. Gelecek kaygısı varken, insanlar yarın ne yiyeceğiz ya da yarın başıma bir şey gelir mi düşüncesiyle huzurlu olamaz. Ülkemizde kadına ve hayvanlara çektirilen acıdan ülkece nerde olduğumuzu görebiliriz diye düşünüyorum. Umarım her şey bir gün düzelir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="405" height="506" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-sarkilari.jpg" alt="AYDEED şarkıları" class="wp-image-26507" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-sarkilari.jpg 405w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/12/AYDEED-sarkilari-240x300.jpg 240w" sizes="auto, (max-width: 405px) 100vw, 405px" /></figure>



<p><strong>Ünlü olmak nasıl bir duygu? Zenginlik, şöhret, kısaca sosyal çevren değişti mi?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Kendime henüz ünlü diyemiyorum. Mesajlarına yetişebilen ünlü diyelim 🙂 Zenginlik, şöhret tabii güzel şeyler. Kimse ben zengin olmak istemiyorum demez. Ben de sevdiğim işle çok para kazanmayı isterim ama henüz böyle bir şey söz konusu değil. Sosyal çevrem tamamen değişmedi de gelişti diyelim. Artık etrafımda sanatla, sosyal medyayla ilgilenen daha çok insan var. Bu durum da beni mutlu ediyor. Müziğim hakkında fikir almak istediğimde objektif cevaplar verebilecek çok fazla insan var artık etrafımda. Birbirimize çok destek oluyoruz ve kendimi baştaki gibi yalnız hissetmiyorum hiç.</p>



<p><strong>Röportajlar döneme tanıklık eder. Bir sonraki röportajımızda neler konuşuruz sence?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Bir sonraki röportajda çıkaracağım EP hakkında konuşuruz bence. Umarım daha büyük başarılarla dönerim sizle sohbete.</p>



<p><strong>Kendini üç kelime ile özetleyebilir misin?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Değişken, inatçı, eğlenceli.</p>



<p><strong>Hayaline ulaştığını ya da dokunduğunu düşünüyor musun?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Hayallerime giden yolda kendime koyduğum hedefler var. Onları da zamanla tek tek gerçekleştiriyorum. Hep çok büyük hayallerim olmuştur. Hayallerimde kendimi kolay ulaşılabilen yerlere konumlandırmamışımdır hiç. Henüz yolun başındayım o yüzden kendi şarkılarımı çıkararak hayallerime dokunduğumu düşünüyorum.</p>



<p><strong>Mutfakla aran nasıl?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Geçen sene kendi evime çıktığımda başladım yemek yapmaya, ondan önce ailemle yaşarken mutfağa girmemiştim hiç. Benimki biraz zoraki bir başlangıç oldu ama sevdim yemek yapmayı. Yemektense yapmayı daha çok sevdiğimi fark ettim. Beyaz ette ve asya mutfağında çok iyiyimdir.</p>



<p><strong>Ne tür kitaplar okuyorsun?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Psikolojik ve romantik eserleri seviyorum. Mizah kitaplarını da okurum zaman zaman. Genel olarak sürükleyici olması benim için büyük etken, zira dikkatim çok çabuk dağılır.</p>



<p><strong>Sır saklar mısın?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Sır saklamayı hiç sevmiyorum, bu konuda çok iyi olduğum için herkes sırlarını benle paylaşır. Bu yüzden zaman zaman patlayacakmışım gibi hissediyorum. Lakin bunun karşılığında başkalarının sırlarından ilham alıp şarkı yazdığım da oluyor, ne yalan söyleyeyim.</p>



<p><strong>Magazinsiz olmaz! Biraz da özel hayatın diyelim mi?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Set ile yaklaşık bir buçuk yıllık bir ilişkim var. O da rap sanatçısı. Biz de müzik sayesinde tanıştık zaten. İlişkimiz başlamadan önce de bana müzik konusunda çok yardımcı olmuştur.</p>



<p><strong>&#8211;</strong>Beni birçok kişiyle Set tanıştırdı. Beraber stüdyoya girip müzik yapmayı çok seviyoruz. Bazen birbirimizin kayıtlarını alıyoruz. Hatta beraber iki şarkı yaptık bir tanesi onun albümünde olacak. Diğeri de benim EP’de. Bazen dezavantajları da oluyor tabii. Birbirimizin düşüncelerini çok önemsediğimiz için işin içine ilişkimiz de girince eleştirilere alınabiliyoruz. Zamanla aştık ama bunu da artık müzik konusunda eskisi kadar hassas değiliz birbirimize karşı. Daha objektif bakabiliyoruz. Bu arada Set’in de yeni teklisi “Otomatik” klibiyle beraber yayınlandı! Bugüne kadar en beğendiğim şarkısı. Size de öneriyorum.</p>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajın?</strong></p>



<p><strong>&#8211;</strong>Aslında vermek istediğim çok mesaj var ama son birkaç günde karşılaştığım bir şeyden bahsetmek istiyorum bu sefer. “Bilmezdim” çıktıktan sonra gelen bazı olumsuz yorumlar ilgimi çekti. Kafama taktığımdan değil ama madem bir mesaj veriyorum, burda dile getirmek isterim. İnsanlar sosyal medyada gerçekten çok acımasız olabiliyorlar. Aylarca üzerinde uğraşılan ve emek verilen işleri, “çöp” diyerek tek yorumda harcayabiliyorlar. Ya da “Sen şarkı söyleme!” tarzı yorumlar yapabiliyorlar. Karşınızdaki insanın bilgi birikimini tanışmadan bilemezsiniz. Karşınızdaki insanın o sırada hayatında neler yaşadığını bilemezsiniz. Hatta hiçbir zaman karşınızdaki insanın sizden daha zeki olduğuna ihtimal vermezsiniz bile. Sosyal medyada yazılan her şeyin kalıcı olduğuna inanıyorum. Karmaya da inancım tamdır. O yüzden sosyal medyada yorum yaparken saygı çerçevesinde yorumlar yapmasını diliyorum herkesten. Karmanın bir gün sizi vurmaması dileklerimle…</p><a href="https://www.haberonu.com/aydeed-roportaj">AYDEED Özel Röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/aydeed-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>İlyas Salman özel röportaj!</title>
		<link>https://www.haberonu.com/ilyas-salman</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/ilyas-salman#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2020 20:32:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=26071</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlyas Salman 2020 özel röportajı. Yeşilçam ve Türk Sineması üzerine çok keyifli bir söyleşi.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/ilyas-salman">İlyas Salman özel röportaj!</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu hafta röportaj bölümümüzde Yeşilçam ve Türk Sineması’nın usta oyuncusu İlyas Salman var. &nbsp;Bu röportajı kabul ettiği için şahsım ve haberonu.com adına sonsuz teşekkür ediyorum. Ayrıca bu şahane buluşmaya vesile olan Sayın Devrim Salman’ı da es geçemeyeceğim. Bu güzel buluşmaya ortak olduğu için şükranlarımı sunuyorum.</em></p>



<p><em>İlyas Salman, oyuncu, yazar, türkücü ve şair… Yeşilçam Sineması’nın Bilo’su. Canlandırdığı saf köylü tiplemeleri ile sevildi, tanındı ve ünü sınırları aştı. “Kibar Feyzo, Banker Bilo, Çiçek Abbas, Talihsiz Bilo, Sarı Öküz Parası, Dolap Beygiri, Talihli Amele, Çöpçüler Kralı, Şekerpare ve Hababam Sınıfı Güle Güle” filmlerinin unutulmaz karakter oyuncusu İlyas Salman yakın dönemlerde dizilerde de rol aldı. 2006 yılında “Sis ve Gece” filmiyle 2007 Ankara Uluslararası Film Festivali’nde, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı. 2012 yılında “Lal Gece” sinema filminde rol aldı ve 19. Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Ödülüne layık görüldü. 2014 yılında Gürcistan yapımı Oscar adayı “Mısır Adası” filminde rol aldı ve ödül aldı. Sıra dışı bir başarı ve ödüllerle dolu bir kariyer hayatı! Malatya’dan İstanbul’a ve İstanbul’dan Oscar’a uzanan gerçek bir yaşam öyküsü…</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/9.jpg" alt="" class="wp-image-26083" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/9.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/9-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/9-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Çok kıymetli, değerli ve usta oyuncu İlyas Salman haberonu.com’a hoş geldiniz. Oscar demişken, dilerseniz söyleşimize Oscar&#8217;lı yönetmen Mel Gibson’ın Hz. İsa&#8217;nın çarmıha gerilmeden önceki son 12 saatini anlattığı ve 3 dalda Oscar adayı olarak gösterilen 2004 yapımı “Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi” orijinal adı ile “The Passion of the Christ” filminin bir sahnesinden başlayalım. &nbsp;(izleyenler bilir). Dönemin Roma Valisi halkın karşına çıkarak şu sözleri sarf eder:</strong></p>



<p><strong><em>-Her yıl bir suçluyu size teslim ediyoruz.</em></strong></p>



<p><strong>Roma Valisi’nin solunda katil “Barabas” ve sağında “Nasıra&#8217;lı İsa” vardır. Roma Valisi sözlerine devam eder:</strong></p>



<p><strong><em>-Elimizde suçlu bir katil var. Bu katilin adı Barabas. Bu da Mesih, Nasıra&#8217;lı İsa. Bu iki adamdan hangisini serbest bırakmamı istersiniz?</em></strong></p>



<p><strong>Kuşkusuz film kurgusunda halk katil Barabas’ın serbest bırakılmasını ve Nasıra&#8217;lı İsa’nın ise çarmıha gerilmesini ister. Çağlar boyunca salt düşüncenin toplum üzerinde etkisini düşünürsek, bir sanatçı olarak tüm dünyada düşünce özgürlüğü hakkında neler söylemek istersiniz? Düşüncelerinizin sanat ve toplumla ilişkilerinizi etkilediğini düşünüyor musunuz?</strong></p>



<p>-Ben her zaman söylerim; dünyada en kötü kokan şey saklanan düşüncedir ve ben düşüncemi ensemin arkasına değil masanın ortasına koyarım. Dünyada da Türkiye&#8217;de de ne düşündüğümüze elbette karışamazlar ama bunu ifade etmemizin önü kapalı. Çünkü biliyorlar ki kendimizi ifade etmeye başladığımız andan itibaren yağlı ballı ve bol kazançlı iktidarlarının üstüne bir küçük çentik atmış olacağız. Çünkü bir kişi düşünür, bunu ifade eder ve karşı çıkarsa bu onu dinleyen bin kişiye, sonra bu bin kişi de onları okuyan bir milyon kişiye dönüşür.</p>



<p>-Düşüncelerim sanatımı biçimlendirdi elbette. Hayattan uzak, uyuşturan, sadece eğlendirmekten ibaret işlerde yer almak istemedim hiç. Toplumla ilişkilerimi de etkilemiştir. Özgür düşünceye inanan insanlarla muhabbetimi sıkılaştırmış, geri kalanlarla da aramı açmıştır belki. Bunu sorun olarak görmüyorum.</p>



<p><strong>Kaleme aldığınız kitaplar ve seslendirdiğiniz türküler var. İlyas Salman nasıl bir dünya düşlüyor?</strong></p>



<p>-Kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, hayvanıyla herkesin kendini eşit ve değerli hissettiği ve öyle de olduğu bir dünya düşlüyorum. Ama bu hep beraber başarılacak bir şey. Dünyayı diğerkamlık kurtarır. &#8220;Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san, dört kitabın manası budur, eğer var ise&#8221; der ya Yunus Emre. İşte öyle bir dünya düşlüyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/3-1.jpg" alt="" class="wp-image-26085" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/3-1.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/3-1-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/3-1-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Yeşilçam Sineması’nda en parlak dönemlerinizden sonraki yıllarda birlikte rol aldığınız aktör ve aktristler ile yollarınız ayrıldı sanki. Kapalı kapılar ardında bilmediğimiz bir şeyler mi var?</strong></p>



<p>-Hayır. Daha geçenlerde Şener abi hakkında söylediklerim çarpıtıldı ve aramızda bir sorun varmış gibi aksettirildi. Birkaç yıl önce de görüşmediğimiz, birbirimizin adını anmadığımız yazılmıştı. Hayatım boyunca yüreğimin en güzel yerinde saklayacağım insanlar hepsi de.</p>



<p>-Şener abi de canımın içidir, hala beni en çok güldürendir. Artık Ertem Eğilmez yok, öyle bir ekol de yok. Benzer filmler çekmeye çalışanlar da beceremediler bence. Bir ayrılıktan söz edilebilirse tek nedeni budur.</p>



<p><strong>Yaşanmışlıklar mı sanatı doğurur? Yoksa sanat mı yaşanmışlıkları gün yüzüne çıkartır?</strong></p>



<p>-İkisi de birbirinden beslenir. Anne ve çocuk gibi. Kimin kimden beslendiği, aslında kimin kimi büyüttüğü birbirine karışır ya anne ve çocuk ilişkisinde, sanat ve hayat da böyledir işte. Birbirlerine el vermeden büyüyemezler, güdük kalırlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/2.jpg" alt="" class="wp-image-26076" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/2.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/2-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/2-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><em>“Ama Necdet Tosun öldü Nalan, artık yemekleri sen salatayı da ben yapacağım,</em></p>



<p><em>Sami Hazinses kadar olmasa da bahçeyi sevdiğin çiçeklerle donatacağım,</em></p>



<p><em>Kemal Sunal da öldü Nalan. İyi kalpli amcaları birer birer uğurladık</em></p>



<p><em>ve dünya kirlendi, filmler bozuldu o masum sevdalar yaşanmıyor artık</em></p>



<p><em>Sen varsın ben varım bir de acımasız bir dünya var dışarıda</em></p>



<p><em>Esas film şimdi başlıyor ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada…”</em></p>



<p><strong>Işıklar içinde uyusun. Merhum Yusuf Hayaloğlu’nun bu dizelerini Yeşilçam Sinema ruhunu yaşayan ve yaşatan bir oyuncu olarak nasıl yorumluyorsunuz?</strong></p>



<p>-Bir röportajda daha bahsetmiştim bundan. Orhan Pamuk bir yazısında Yeşilçam&#8217;dan sonra her şeyin bozulduğunu söylemişti. İyiliğin, masumiyetin hüküm sürdüğü, iyi olanın kazandığı bir dünya ve buna olan inanç Yeşilçam&#8217;dan sonra giderek bizden uzaklaştı.</p>



<p>-Yusuf Hayaloğlu bu dizelerle bunun yasını tutuyor bence. Hepimiz tutmalıyız bunun yasını. Ama bu bizi atıllaştırmamalı. Aksine daha da kamçılamalı iyiyi, güzeli, doğruyu yeniden hakim kılma umudumuzu ve inadımızı.</p>



<p><strong>&nbsp;“Sağlam senaryo, gerçek sanatçı, iyi yönetmen” üçlemesi sizin açınızdan tam olarak neleri ifade eder?</strong></p>



<p>-Bu üçü sacayakları gibi ama konu sinemaysa ben yönetmenin her zaman bir tık önde olduğuna inananlardanım. Bu yüzden pek de iyi bilmediğimiz oyuncuların dört başı mamur performanslarına ve çok iyi oyuncuların beklemediğimiz biçimde kötü oynadıklarına şahit olabiliyoruz.</p>



<p><strong>Yıl 2020. Türk seyircisi için Yeşilçam ruhunu yakalayan yeni bir eski Yeşilçam sinema filmi çekilebilir mi sizce?</strong></p>



<p>-Çekilebilir elbette. Ben hayatın hiçbir alanında, hiçbir konuda ve hiçbir zaman umutsuz olmamışımdır. Ama bu tadımlık bir şey olmalı bence. Sinemada kendi dilini yaratmış çok iyi yeni yönetmenlerimiz var. Ben onların beni her yeni filmde şaşırtmalarını seviyorum.</p>



<p>-Eskiyi özlediğimde de eski filmleri seyretmek mutlu ediyor. Geçmişin gerçekten geçtiğine inananlardan değilim. Bir yerlerde bekliyor bizi hala. İnsan bazen eskiye, bazen de önüne bakmalı.</p>



<p><strong>Yeşilçam Sineması’nı özlüyor musunuz?</strong></p>



<p>-Sanırım bunun cevabını verdim. Özleyince izliyorum ama ben daima umutlu, ileriye bakan ve yeni şeyler hayal eden biriyim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/8.jpg" alt="" class="wp-image-26082" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/8.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/8-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/8-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>1979 yapımı “Erkek Güzeli Sefil Bilo” filminin son sahnesinde <em>“Yook kimsenin elini ayağını öpmeyin! “Başımıza ne geldiyse bu kıç öpme sevdasından gelmiştir.</em> “1980 yapımı “Banker Bilo” filminde “<em>Ne iş be parayı verirsen dögiyler, vermesen gene dögüyler, ne poh yiyeceğimizi şaşırdık”</em> O günlerden bugüne Türkiye’de neler değişti?</strong></p>



<p>-Bu sözleri rahatlıkla bugün de bir filmde kullanabiliriz ve günümüzü çok güzel özetlerler. Yani diyebiliriz ki; &#8220;Doğu cephesinde yeni bir şey yok.&#8221; Gönül isterdi ki olsun, gönül isterdi ki günümüz insanı çok daha küçük sorunlarla cebelleşiyor olsun. Aksine bir ülkenin en net aynası olan zenginiyle yoksulu arasındaki fark bizde artık iki yakanın bir araya gelemeyeceği kadar büyük. Ama daha önce de dediğim gibi umutsuzluk benim işim değil. Benim işim inat, benim işim çaba, benim işim başkaldırı.</p>



<p><strong>Beyazperde de ve ekranlarda “Bilo” olarak tanındığınız için tiyatro geçmişiniz hakkında kapsamlı bilgiler yok. Geleneksel Türk Tiyatrosu mu? Yoksa Batı tiyatrosu mu? Neler söylemek istersiniz?</strong></p>



<p>-Sinema gibi tiyatroyu da coğrafi bölgelere ayırmam. Hepsi ilk bakışta kendi kültüründen bir şeyler söylese de, derinden bakınca hepimizin hikayesidir. Macbeth&#8217;in hırsı ve değişimi bize bizden birilerini hatırlatır.&nbsp; Bir Bebek Evi&#8217;ndeki Nora evrensel kadınlık hallerinden bir şeyler fısıldar. Aynı şekilde Karagöz ve Hacivat&#8217;ın Batılı muadilleri vardır. Hepimiz farklı olduğumuz kadar aynıyız da.</p>



<p><strong>Yakın dönem Türk Sineması’nda Yeşilçam ruhunu taşıdığını düşündüğünüz sinema filmi ya da filmleri var mı?</strong></p>



<p>-Baştan sonra bir filmin Yeşilçam filmlerini andırdığına tanık olmasam da bazı filmlerin ve bazı dizilerin de bazı bölümleri bana Yeşilçam&#8217;ı anımsattı. Yönetmen bunu bilerek yapmış olabilir ya da hiç farkında olmayabilir elbette. Bu bir gönderme de olabilir. Bunları görmek güzel. Zihinlerde bu denli yer etmek keyifli. Ama daha önce de dediğim gibi bu konuda tutucu değilim. Yeni yönetmenlere ve yarattıkları yeni dünyalara güveniyor ve bunları keyifle izliyorum.</p>



<p><strong>Filmlerinizde hep saf, namuslu, sevimli köylü karakterlerini canlandırdınız. Doğulu ve Malatyalısınız. Ayırımcılık adına sormuyorum. Yalnızca okurun merakını gidermek adına. Kürt müsünüz?</strong></p>



<p>-Bu soruya yanıt verirken bile utandığım halde bu konuda eleştiriler almışlığım olmuştur. Kürt değilim ama kendi seçimim olmayan konularda övünmem de, yerinmem de. Önemini anlamadığım konular bunlar diyeyim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/1.jpg" alt="" class="wp-image-26075" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/1.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/1-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/1-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Günümüz dizi ve sinema oyuncuları hakkında neler düşünüyorsunuz?</strong></p>



<p>-Çok iyi oyuncular var, çok saygı duyduğum oyuncular var. Bizim zamanımız profesyonelleşmeye, sanatta derinleşmeye daha fazla zaman ayırabildiğimiz&nbsp;zamanlardı. Bugün, bunca bilgi yoğunluğu ve&nbsp;kakafoniye rağmen bir rolü giyinebilmek&nbsp;daha zor olsa gerek. Bu işi severek yapan herkese saygı duyuyorum.</p>



<p><strong>Değişen dünyaya yeterince ayak uydurduğunuzu düşünüyor musunuz?</strong></p>



<p>-Elimden geleni yapıyorum. Ayak uyduramadığım zamanlarda çocuklarımdan yardım alıyorum. Sosyal medya hesaplarımı onlar yönetiyorlar mesela. Bir de Salmanlar adında birlikte içerik ürettiğimiz bir youtube kanalımız bile var.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/6.jpg" alt="" class="wp-image-26080" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/6.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/6-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/6-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Günümüz sinema film mizah anlayışı hakkında yorumunuz nedir?</strong></p>



<p>-Böyle homojenik bir mizah anlayışı olduğunu düşünmüyorum. Bazıları hoşuma gidiyor, bazıları gitmiyor. Ama bu geçmiş için de geçerliydi. Hiç komik bulmadığım filmler de vardı, içinde gerçek, kaliteli ironiyi barındıranlar da. Nuri Bilge Ceylan filmleri çok derin bir mizah da içeriyor mesela. Emin Alper, Ümit Ünal filmleri de öyle. Ben Cem Yılmaz&#8217;ı da çok seviyorum bu arada.</p>



<p><strong>Gerçek dost dediğiniz sanatçı arkadaşlarınızdan kimler var?</strong></p>



<p>-Ben bu sektörde dostluk olduğuna inananlardanım. İki gözümün çiçeği Ayşen Gruda dostumdu mesela. Şener abi kadim dostumdur. Tolga Çandar çok yakın dostumdur. Sinemacı değildir ama Ege türkülerini ondan iyi söyleyen yoktur. Ali Ekber Eren de çok yakın dostumdur yine.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/5.jpg" alt="" class="wp-image-26079" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/5.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/5-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/5-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Pandemi dönemi. Her şey değişiyor. Meslekler, alışkanlıklar, sosyal yaşam! Sizce oyunculuk meslek olarak bir gün biter mi?</strong></p>



<p>-Bitmez, biçim değiştirebilir, icra edildiği yerler değişebilir ama insan taklit ederek öğrenen bir canlı. Taklit etmek, mış gibi yapmak insana insanı, insana kendini, insana bir diğerini tanıtmak için gerekli. Bence bitmez.</p>



<p><strong>Yakın zamanda yeni film projelerinizden bahseder misiniz?</strong></p>



<p>-Bu yaz birkaç teklif geldi. Henüz okuma ve değerlendirme aşamasındayım. Oğlumun çok güzel senaryoları var. Birkaç film senaryosu ve bir de oldukça farklı bir mini dizi senaryosu. Bana rol verirse onlarda yer almak isterim.</p>



<p><strong>Aldığınız ödüllerin kariyeriniz üzerinde bıraktığı izler var mı?</strong></p>



<p>-Ödül almak güzel. Yalan söyleyemeyeceğim, beni hep mutlu etmiştir ödül almak ama kariyerim üzerinde bir etkileri olduğunu sanmıyorum.</p>



<p><strong>En sevdiğiniz filminiz hangisi?</strong></p>



<p>-Kazanılmış hakkını gasp ettirmemeye kararlı bir adamı anlatan Talihli Amele&#8217;yi özellikle çok severim.</p>



<p><strong>Birazda özel hayatınız. Neler söylemek istersiniz?</strong></p>



<p>-Eşim, çocuklarım, damadım ve torunumla kitap, film, müzik dolu, huzurlu bir hayatım var. Melih Cevdet Anday&#8217;ın şiirindeki gibi memleketin hali uykumu kaçırsa da, her şeyden önce çok sevdiğim bir torunum var. Mutsuzum dersem yalan olur.</p>



<p><strong>Bir sanatçı ne zaman ölür?</strong></p>



<p>-Çok romantik bir şey söyleyemeyeceğim. Herkes gibi öldüğü zaman ölür. Shakespeare, Tolstoy, Bach gibi birinden söz etmiyorsak öldüğünden yüz yıl sonrasına uzanacağını sanmıyorum ününün de. Zaten öldükten sonra ünün ne değeri var? Ama işe yarar olmaya devam etmek elbette ki güzel.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/7.jpg" alt="" class="wp-image-26081" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/7.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/7-300x300.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/11/7-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-Her zaman dediğim gibi &#8220;umudunuz bitmeden ömrünüz bitmesin.&#8221;</p>



<p><em>Kaynak: Fotoğraflar Cumhuriyet TV Youtube kanlı Serhat Doğan’ın programından alınmıştır.</em></p><a href="https://www.haberonu.com/ilyas-salman">İlyas Salman özel röportaj!</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/ilyas-salman/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Aslı Atıl röportajı 2020</title>
		<link>https://www.haberonu.com/asli-atil-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/asli-atil-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2020 22:15:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=24966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenomen herkesin kimliğine göre farklı içeriklidir.  Para kazanmanın püf noltası doğru markalarla doğru iş birlikleri yapmak. Sosyal medyanın dilini iyi kullanabilmek! İleride de oyuncu kimliğinde anılmak isterim. Her zaman kendin için yaşa ve savaş. Hayallerinizden vazgeçmeyin.</p>
<a href="https://www.haberonu.com/asli-atil-roportaj">Aslı Atıl röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aslı Atıl:</em></p>



<p><em>“Fenomen herkesin kimliğine göre farklı içeriklidir. Sosyal medyada her şeyi duymak çok kolay! Herkes konuşur yorum yapar. Para kazanmanın püf noktası doğru markalarla doğru iş birlikleri yapmak. Sosyal medyanın dilini iyi kullanabilmek! İleride de oyuncu kimliğinde anılmak isterim. Her zaman kendin için yaşa ve savaş. Hayallerinizden vazgeçmeyin.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-estetik.jpg" alt="Aslı Atıl estetik" class="wp-image-24975" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-estetik.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-estetik-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-estetik-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p>Bu hafta röportaj bölümümüzde beyazperdenin yeni yıldız oyuncusu, pırıl pırıl güzelliği, yetenekleri ve gençlere ilham veren tavrı ve sanat vizyonuyla keşfetmeniz gereken yepyeni bir isim konuğumuz. Oyuncu Aslı Atıl. Kendisiyle gelişen ve değişen dünya trendleri, sanat, sinema ve de oyunculuk kariyeri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştireceğiz.</p>



<p><strong>Aslı Atıl haberonu.com&#8217;a hoş geldiniz. Özellikle ınstagram üzerinden binlerce takipçin var. Sosyal medya fenomeni olmanın yanında artık bir oyuncu kimliğin var. Sıcağı sıcağına sormak istiyorum hemen. Yönetmenliğini Utku Uçar&#8217;ın yaptığı yapımcılığını ve senaristliğini Ahmet Şafak&#8217;ın üstlendiği ve oyuncu kadrosunda Özcan Varaylı, Sefa Zengin, Çağatay Akman ve Fulden Akyürek gibi değerli oyuncuların rol aldığı &#8220;Kuşatma Yedi Uyuyanlar&#8221; sinema filminde rol aldın. Bu beyazperde ilk oyunculuk deneyimin, sinemanın büyüsü, usta oyuncularla birlikte çalışmak sende ne tür hisler uyandırdı?</strong></p>



<p>-Bu sektörde ilk adımımı bu kadar güzel bir projeyle ve usta oyuncularla atmak benim için büyük bir şanstı. Ahmet Şafak’ın kızı rolünde yer almak benim için çok gurur verici ve keyifliydi. Ayrıyetten Aybüke öğretmenin anısına adımın Aybüke olması bambaşka bir histi. Rolümü canlandırırken çok mutluydum böyle bir ekip ve değerli oyuncularla çalışmakta hem keyifli hem de gurur vericiydi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-yas.jpg" alt="Aslı Atıl yaş" class="wp-image-24981" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-yas.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-yas-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Filmde şarkıları ile tanıdığımız Ahmet Şafak hem yapımcı hem de senarist pozisyonunda. Ayrıca bir de Çağatay Akaman&#8217;ı görüyoruz kadroda. İlk tepkiler neler oldu?</strong></p>



<p>-Ahmet Şafak’ın hayranlarından gelen mesajlar çok oluyordu. Filmde babam olduğu için kıskananlar bile oluyordu diyebilirim 🙂</p>



<p>-Çağatay Akman’la kitlemizin yaş oranı hemen hemen aynı olduğu için çok zorlanmadık. Fan hesapları da dahil herkes çok destek oldu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-kilosu.jpg" alt="Aslı Atıl boy kilo" class="wp-image-24971" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-kilosu.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-kilosu-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Filmde ilk kez oyuncu olarak rol aldığını düşündüğünde özeleştirini yapman gerekirse oyunculuğunu beğendin mi?</strong></p>



<p>-Filmde dediğim gibi rolümü canlandırmak benim için keyifliydi. Normal hayatta da babama çok bağlı olduğum için filmde baba kız karakterini canlandırmak benim için zor olmadı.</p>



<p>-Sektörde ilk adımımdı ama oyunculuğum konusunda herkesten olumlu yorum aldım. Bana sorduğunuz da ise evet beğeniyorum çünkü kendime inanarak güvenerek hazırlanıyorum sahneye.</p>



<p><strong>Daha önce herhangi bir okuldan, akademiden ya da bir oyuncu koçundan oyunculuk eğitimi aldın mı?</strong></p>



<p>-Evet. 3 yıl oyuncu koçundan eğitim aldım. Onun dışında sürekli kendini geliştirmek için aynalar karşısında çalıştım, kitaplar okudum, kendi kendime kameranın karşısına geçip karakterleri canlandırdım, auditionlar çektim. Workshopları atölyeleri takip ediyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-dizileri.jpg" alt="Aslı Atıl dizileri" class="wp-image-24974" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-dizileri.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-dizileri-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Yeni dizi film çalışmaların var mı? Bu aralar neler yapıyorsun?</strong></p>



<p>-Evet. Yeni çıkacak olan başrolünde yer aldığım korku-gerilim içerikli filmimiz NUFER var. Yeni projeler ve dizi görüşmelerimiz de devam ediyor.</p>



<p><strong>İlerinde hangi kimlikle anılmak istersin? Bir fenomen mi? Oyuncu mu?</strong></p>



<p>-Kendimi tam olarak fenomen kimliğinde görmüyorum açıkçası. İleride de oyuncu kimliğinde anılmak isterim.</p>



<p><strong>Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?</strong></p>



<p>-Kendimden bahsetmem gerekirse oyunculuk kapsamında hayallerinden vazgeçmeyen biri olduğumu söyleyebilirim. Oyunculuk sektörü çok zor, bende çok zorluklarla karşılaştım ama pes etmedim. Hayallerinizden vazgeçmeyin.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boyu.jpg" alt="Aslı Atıl boyu" class="wp-image-24973" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boyu.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boyu-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Fenomen nedir? Ülkemizde yeterince karşılık buluyor mu? Sanal ünlülerinin büyüleyici dünyasını sen nasıl özetlersin?</strong></p>



<p>-Fenomen herkesin kimliğine göre farklı içeriklidir. Kimisi youtuber kimisi blogger kimisi influencer kimisi ise sıradan bir fenomen. Ben de o yüzden sadece fenomeni bu şekilde tanımlayabilirim.&nbsp; Ülkemizde yeterinde karşılık bulmadığını düşünüyorum.</p>



<p><strong>Fenomenler arasında top boyutta çekişmeler yaşanıyor mu? Kavgalı olduğunuz, davranışlarından rahatsız olduğunuz kişi ya da kişiler var mı?</strong></p>



<p>-Tik tok’ta yaşanıyor sanıyorum. Sosyal medyada her şeyi duymak çok kolay! Ben sosyal medyada biriyle tartışma yaşamadım.</p>



<p><strong>Şu anda Dijital Çağın tam ortasında olduğumuz için Instagram, belki de Z kuşağının bugünlerde kullandığı en etkili sosyal medya platformu. Zihnimizde ve bedenimizde sosyal medyanın gücü ne kadar etkili?</strong></p>



<p>-Bazı insanlar için evet çok etkili. Sosyal medyada herkes konuşur yorum yapar. Burnun kötü, kilolusun, çok zayıfsın vs…</p>



<p>-İnsanlar bunları bir zaman sonra takıntı haline getiriyor. Benim için çok etkili değil, kendimi sevmeyi öğrendim, insanların hakaret içerikli fiziksel yorumlarını umursamamaya başladım.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-biyografi.png" alt="Aslı Atıl biyografi" class="wp-image-24969" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-biyografi.png 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-biyografi-300x300.png 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-biyografi-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Hangi sosyal medya platformlarında varsın?</strong></p>



<p>-İnstagram, Twitter.</p>



<p><strong>Sosyal medya da yeterince para kazanıyor musun? Ciddi paralar kazananların püf noktası ne?</strong></p>



<p>-Aşırı derecede yüksek rakamlar kazandığım söylenemez. Püf noktalar ise doğru markalarla doğru iş birlikleri yapmak. Sosyal medyanın dilini iyi kullanabilmek!</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-vikipedi.png" alt="Aslı Atıl vikipedi" class="wp-image-24980" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-vikipedi.png 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-vikipedi-300x300.png 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-vikipedi-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Hangi burçsun? Burcunun özelliğini taşıyor musun? Bir de okuyucularımız boyunu ve kilonu merak ediyor.</strong></p>



<p>-Yengeç burcuyum. Tamamıyla taşıyorum tam bir yengeç kadınıyım. Boyum 1.63 kilom 43.</p>



<p><strong>Takipçilerinle aran nasıl? Bu güne kadar aldığın en etkileyici soru ve yorum hangisi oldu?</strong></p>



<p>-Takipçilerimle aram güzel. Elimden geldiği kadar hepsiyle konuşmaya sorularını yanıtlamaya çalışıyorum. Kimi zaman onlarla dertleşip yol bulmaya çalıştığımız bile oluyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-kilo.jpg" alt="Aslı Atıl boy kilo" class="wp-image-24970" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-kilo.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-kilo-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>2019 yılında oyuncak üreticisi Lego tarafından yapılan ankete göre 8 ila 12 yaş arasındaki çocukların üçte birinin ya bir vlogger ya da bir YouTuber olmayı istediği saptanmış. Çocuklar sosyal medyaya neden bu kadar eğilimli?</strong></p>



<p>-İlgi alanları sosyal medyaya çok müsait çünkü en basiti fenomenlere olan hayranlıkları.</p>



<p><strong>Bir fenomenin hayatını, hikayelerini ve seyahatlerini takipçileri ile paylaşması takipçilerine nasıl mesajlar verir?</strong></p>



<p>-Takipçilerime gittiğim yerleri önermek giydiğim kıyafetleri hatta yediğim yemeklere kadar önermek beni mutlu ediyor, çünkü bende çoğu influencerları takip edip benimde onların önerdiklerini tercih ettiğim oluyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-Sevgilisi.jpg" alt="Aslı Atıl Sevgilisi" class="wp-image-24979" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-Sevgilisi.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-Sevgilisi-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Aşk hayatın hakkında neler söylemek istersin?</strong></p>



<p>-Aşk hayatım hakkında şuan da bir şey söyleyemem çünkü hayatımda uzun zamandır biri yok.</p>



<p><strong>Moda ve trendleri yeterince takip ediyor musun?</strong></p>



<p>-Evet. Yeterinde etmeye çalışıyorum.</p>



<p><strong>Keyif aldığın mekanlar hangileri?</strong></p>



<p>-Daha çok fotoğrafa müsait mekanları araştırıp gidiyorum. Keyif alabileceğim iç acıcı mekanlar tercih ediyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-roportaj.jpg" alt="Aslı Atıl boy röportaj" class="wp-image-24972" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-roportaj.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-boy-roportaj-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>Hangi takımlısın?</strong></p>



<p>-Fenerbahçe.</p>



<p><strong>Makyaj yapmayı seviyor musun?</strong></p>



<p>&#8211; Evet çok seviyorum.</p>



<p><strong>En sevdiğin yerli-yabancı film?</strong></p>



<p>-Harry Poter, Güzelliğin Portresi</p>



<p><strong>En sevdiğin yerli-yabancı dizi?</strong></p>



<p>-Lacasa da papel &#8211; Menajerimi Ara ve Kırmızı Oda</p>



<p><strong>En sevdiğin yerli-yabancı fenomen?</strong></p>



<p>-Danla Bilic &#8211; Hailey Eylül Sani</p>



<p><strong>Seni anlatan renk hangisi?</strong></p>



<p>-Beyaz</p>



<p><strong>Sevdiğin markalar var mı? Marka takıntın var mı?</strong></p>



<p>-Evet sevdiğim markalar var. Marka takıntım yok normal bir butikten de giyiniyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="772" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-nereli.jpg" alt="Aslı Atıl nereli" class="wp-image-24978" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-nereli.jpg 400w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Asli-Atil-nereli-155x300.jpg 155w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure>



<p><strong>En sevdiğin yemekler?</strong></p>



<p>-Ev yemeklerini daha çok seviyorum. Annemin yaptıklarını yemediğim zaman doyduğumu hissetmiyorum diyebilirim</p>



<p><strong>En sevdiğin parfüm ve ruj?</strong></p>



<p>-En sevdiğim parfüm VERSACE BRIGHT CRYSTAL &#8211; En sevdiğim ruj Mac Lipstick Honeylove ve Golden Rose dudak parlatıcısı.</p>



<p><strong>Pandemi dönemini genç bir bakıştan dinlesek?</strong></p>



<p>-Çok zorlayıcıydı, düzenim değişti, zorlandım baya ama iyi yönden düşünürsek kendime çok vakit ayırdım ayrıyetten takipçilerime de çok vakit ayırdım.</p>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız?</strong></p>



<p>-HER ZAMAN KENDİN İÇİN YAŞA VE SAVAŞ</p><a href="https://www.haberonu.com/asli-atil-roportaj">Aslı Atıl röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/asli-atil-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Hakan Pişkin röportajı 2020</title>
		<link>https://www.haberonu.com/hakan-piskin-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/hakan-piskin-roportaj#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2020 22:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=24724</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyunculuk hiç bitmeyen bir serüven! Bu hafta röportaj bölümümüzde başarıları ile adından söz ettiren, deyim yerindeyse on parmağında o marifet, hepimizin yakinen tanıdığı bir isim var. Oyuncu, yönetmen, tiyatro, sinema ve dizi film oyuncusu Hakan Pişkin. Tabi daha fazlası var! Hakan Pişkin haberonu.com’a hoş geldiniz. Öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için okuyucularımız ve kendi adıma [&#8230;]</p>
<a href="https://www.haberonu.com/hakan-piskin-roportaj">Hakan Pişkin röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Oyunculuk hiç bitmeyen bir serüven! Bu hafta röportaj bölümümüzde başarıları ile adından söz ettiren, deyim yerindeyse on parmağında o marifet, hepimizin yakinen tanıdığı bir isim var. Oyuncu, yönetmen, tiyatro, sinema ve dizi film oyuncusu Hakan Pişkin.</em> Tabi daha fazlası var! </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-kimdir.jpg" alt="Hakan Pişkin kimdir" class="wp-image-24734" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-kimdir.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-kimdir-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-kimdir-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Hakan Pişkin haberonu.com’a hoş geldiniz. Öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için okuyucularımız ve kendi adıma sonsuz teşekkür ediyorum.</strong></p>



<p>-İlgi gösterdiğiniz için ben de sizlere çok teşekkür ederim ama sıfatlarıma&nbsp;önemli bir ekleme yapmak isterim: Ben yirmi altı yıldır oyunculuk eğitmenliği yapıyorum. Oyunculuk hocalığı, hayatımda en az sanatsal yaratılar&nbsp;kadar önemli bir yer tutuyor. Süreç&nbsp;doksan dört yılında Pera Güzel Sanatlar&#8217;da&nbsp;doğaçlama dersi vermekle başladı. Daha sonra konservatuarlar, üniversiteler, özel okullar, birçok kurumda oyunculuk dersleri verdim.</p>



<p>Bütün bu süre zarfında kurucusu olduğum Tiyatro-Ti&#8217;de kesintisiz olarak atölyeler yaptım ve yapmaktayım. Özellikle pandemi sürecinde, yani şimdilerde, birebir dersler vermeye yöneldim. Genel olarak oyunculuk yöntemi açısından Stanislavski ve beraberinde Strasberg yönteminden yararlanmaktayım.</p>



<p>Bugüne kadar ünlü ünsüz birçok oyuncu yetiştirdim. Birilerinin hayatına değmiş olmak, onların oyunculuk yolculuklarına katkı sağlamak beni inanılmaz mutlu ediyor.&nbsp;</p>



<p><strong>Sürekli kameralar önünde olduğunuz bir kariyerde yaş almak ve olgunlaşmak nasıl bir duygu? Geçmişini özleyenlerden misiniz?</strong></p>



<p>-Gençliğin özlenmemesi mümkün değil. Bazen bu bağıntıları o zaman kurabilseydim dediğim zamanlar oluyor ama genel olarak halimden memnunum. Bir miktar demlenmenin keyfi var diyebilirim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-esi.jpg" alt="Hakan Pişkin eşi" class="wp-image-24732" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-esi.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-esi-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-esi-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Filmlerinizde canlandırdığınız karakterlerin kendi iç yolculuğunuzu yansıttığını söyleyebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Oyuncu rolünü karakterin işaret ettiği veriler doğrultusunda iç dünyasından belirli duyguları seçerek oluşturur. Bu anlamda haklısınız, buna kurgusal bir iç yolculuk diyebiliriz.</p>



<p><strong>Oyunculuk yolunuzu bulmanıza yardımcı oldu mu? Figürlü kavşaklar sizin için neler ifade ediyor?</strong></p>



<p>-Her rolün kendine ait farklı zorlukları vardır. Dolayısıyla her çalışmanın oyunculuk kulvarında işlerlik kazanmak açısından değeri vardır. Ancak bazı roller kişiyi daha ileri fırlatır, tabii bu rollerin zorluk derecesi yüksektir doğal olarak.</p>



<p>-Bu roller bazı mihenk taşlarını oluştururlar ve oyuncunun hayatında özel anlamlar oluştururlar benim de benzer etkileşimlerim&nbsp;oldu.</p>



<p><strong>Bir oyuncunun sürekli olarak yeni rollerle empati kurabilmesi için belli bir şizofreni derecesine ihtiyacı var mı?</strong></p>



<p>-Böyle bir durum söz konusu olamaz. Modern oyunculuk eğitiminin babası Stanislavski de bunun mümkün olmadığını söylemektedir. Oyuncu bir duygu showman&#8217;idir. Amaç duygularının gösterisini yaparak izleyicinin beğenisini kazanmaktır. Bütün duyguları yaşamasındaki biricik amaç budur, bu da oyuncunun oynadığının farkında olmasını gerektirir.</p>



<p>-Şizofrenik bir algı demek rolle gerçekliğin karışması, oynama bilincinin kaybolması demektir ki burada ne haz olur ne de kontrol. Örneğin Hamlet, babasının katili amcasıyla konuşurken oyunun sonunu beklemeden üstüne saldırabilir, oyun algısında olmadığı için zaten replik falan da tanımaz, ağzına geldiği gibi konuşur çünkü durumu gerçek algılamaktadır.</p>



<p>-Oyunculuk bir matematik işidir nerede konuşacak, susacak, gülecek, ağlayacak ya da oturacak her şey bellidir ve kontrolsüzlüğe yer yoktur. Örneğin unutkan bir adamın unutkan bir karakteri oynayacağını umamazsınız nerede unutacağını unutur.</p>



<p>-Gerçeklikle rol arasında oynama bilincinin çektiği bir çizgiye ihtiyaç vardır aksi takdirde bir kaos olur ve oyunculuk ediminden bahsedilemez&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-evli-mi.jpg" alt="Hakan Pişkin evli mi" class="wp-image-24733" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-evli-mi.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-evli-mi-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-evli-mi-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Dramatik yapılarda acı çekmenin gerçek sanatın temeli olduğu söylenir. Katılıyor musunuz?</strong></p>



<p>-Gerçek sanat tartışmalı bir konu çünkü hep bir değişim içinde romantizm, realizm, doğalcılık vs hem birlerine tepki olarak çıkmışlar hem de birbirleriyle alışverişde bulunmuşlar. Dramda başa gelen kötü kader izlenir.</p>



<p>-Genelde bir karakter üzerinden gider ama çoğullaşabilir de, sanırım burada önemli olan çatışmanın güçlü olması ve yaratılan olayların bu çatışmayı renklendirerek beslemesi. Tabii ki sebep sonuç ilişkisinin inandırıcı olmasının da önemi büyük.</p>



<p>-Oyuncunun bu zincirde şiddetli acı çekmesinden çok çelişkileri engelleri aşma konusunda verdiği mücadeleyi çeşitli duygularla ne denli işlediğinin önemi var sanırım.</p>



<p><strong>Drama demişken Türkiye’de izleyiciyi gözyaşları içinde güldüren bir mizahtan bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Bazı işler var ama genelde böyle bir türün varlığından söz edemeyiz. Bizde hem yapımcıda hem izleyicide ve hatta oyuncuda böyle bir istek var. Yoğun gözyaşını seven bir toplumuz bu da işleri biraz basitleştiriyor aslında&#8230;</p>



<p><strong>Size özellikle dokunan bir hikaye var mı?</strong></p>



<p>-Genelde her tür hikayeden etkilenebilirim ama adalet haksızlık hikayelerine ilgim biraz daha fazla sanırım. Bir de Yaşar Kemal&#8217;in İnce Mehmed&#8217;ini film yapsalar diye geçiririm aklımdan yıllardır&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-zerda.jpg" alt="Hakan Pişkin zerda" class="wp-image-24736" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-zerda.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-zerda-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-zerda-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Oyunculuk kariyerinize tiyatro ile 1990’lı yıllarda adım atmaya başladınız. 1990’lı yılların sonları itibari ile beyazperde de ve 2000’li yılların başından itibaren de televizyonlarda dizi filmlerde rol almaya başladınız. 2002 yapımı “Zerda” dizisizinde hayat verdiğiniz “Alp” rolü ile hafızlara kazındığınızı biliyor muydunuz?</strong></p>



<p>-Evet, oyunculuk kariyerim Şehir Tiyatroları&#8217;nda seksen dokuzda başladı. Birçok mecrada ilki yaşama şansım oldu. Doksan iki yılında Londra&#8217;da Meltem Cumbul, Güven Kıraç, Zeyno Gönenç&#8217;le&nbsp;bilikte&nbsp;ilk radyocular arasında yer aldım.</p>



<p>-Doksan üç yılında ATV kurulduğunda ilk sunucuları arasında yer aldım. Ancak tiyatro ağır bastı, bir miktar para kazanır kazanmaz doksan dört yılında kendi tiyatromuzu, Tiyatro-Ti&#8217;yi kurduk. Doksanların ortalarından sonra film çalışmaları başladı ancak televizyon dizilerindeki süreklilik iki binlerin başında gerçekleşti.</p>



<p>-Zerda dizisi çok sevilen bir diziydi. Oradaki Alp karakteri de oldukça boyutlu bir roldü, hem bana çok keyif verdi hem de ciddi olumlu dönüşler aldığım bir rol oldu. İzleyicide hafızalara kazınmak gibi bir etki yaratmış olması beni çok mutlu eder tabii.&nbsp;</p>



<p><strong>Avusturyalı oyuncu Christiane Hörbiger tiyatro anlayışı şöyle &#8220;Seyirciler için tiyatro oynuyorum, başkası için değil&#8221; diye ifade ediyor. Bu bağlamda bize biraz tiyatro çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p>-Biraz önce de dediğim gibi tek amaç izleyiciye beğendirmektir aslında. Fransa&#8217;da yaşayan çok yetenekli Türk bir yazarın Üveys Akıncı&#8217;nın zekice yazılmış harika bir kara mizahı var Tiyatro Ti&#8217;de onu sahneye koyacağım. Oyun bir psikiyatr, konservatuvarı bırakmış bir oyuncu ve bir de olmayan kadın arasında geçiyor. Oyun boyunca günümüzün değerleri renkli mizahi ve fantastik bir kurguyla eleştiriliyor. Oyun Türkiye prömiyerini yapacak.</p>



<p><strong>Geleneksel Türk tiyatrosu mu? Yoksa Modern batı tiyatrosu mu?</strong></p>



<p>-Geleneksel Türk Tiyatrosunun dibine bakarsak başka coğrafyaları görebiliriz. Ben dünya tiyatro tarihi açısından bakmamızın daha doğru olacağı kanısındayım. Geldiğimiz nokta modern tiyatro ama sadece batıda değil Rusya’da da var, örneğin Güney Afrika&#8217;da&nbsp;da. Dünyayı kaplamış bir çağdaş türden bahsediyoruz. Önceliğimiz bu olur doğal olarak.</p>



<p><strong>Sinema, dizi ve tiyatro’da ödüller sizin için ne kadar önemli?</strong></p>



<p>-Ödülün olsun ama fazla da ciddiye alma tadındayım. Reklamatik bir anlamı var ancak ne kadar sağduyulu dağıtılıyor emin değilim&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-biyografi.jpg" alt="Hakan Pişkin" class="wp-image-24729" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-biyografi.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-biyografi-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-biyografi-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Filmler, tiyatrolar izleyicilerini daha iyi insanlara dönüştürebilir mi?</strong></p>



<p>-Bence bu mümkün değil, yaşamın gerçeklikleri ile filmin gerçekliği birbiriyle&nbsp;örtüşmez ancak bazı motivasyonlar&nbsp;öykünmeler yaratabilir. Bizim çocukluğumuzda Beyaz Gölge diye bir dizi vardı basketbolun o dönem sevilmesine ve yayılmasına katkı sağlamıştı. Fakat şimdilerde tersine olumsuz etkiler görüyoruz toplumda.</p>



<p><strong>İçinizdeki çocuğu korumak sizin için ne kadar önemli?</strong></p>



<p>-İçimizdeki çocuğun hem insan sağlığında hem de sanatsal yaratıcılıkta fonksiyonu olduğunu düşünüyorum. Aksi taktirde sert, soğuk, sıradan bireyler olabiliriz; o çocuk gözlerimizi parlatmamızı sağlar&#8230;</p>



<p><strong>Çizgi film sever misiniz? Hangi çizgi film karakteri olmak istediğiniz?</strong></p>



<p>-Çizgi film kültürüm maalesef pek yok yıllardır izlemiyorum ama zorlukları aşmada Temel Reis gibi doğal yolla elde ettiğim güçlerim olsa fena olmazdı.</p>



<p><strong>Bu hayatta sizi endişelendiren ve korkutan gerçeklik nedir?</strong></p>



<p>-Bilinmezlik, ölüm hepimizin temel korkularındandır&nbsp;sanırım ama en çok &#8220;Boşuna geçti bu süreç kimseye bir yararım&nbsp;olmadı&#8221; demekten korkarım. Bu yüzden kimsenin kimseye günahını dahi vermediği bu çağda yardım etmenin değeri büyük.</p>



<p><strong>Dünya meseleleri sizi rahatsız ediyor mu?</strong></p>



<p>-İnsanın huzur için kendini bütün hissetmeye ihtiyacı var sanırım. İklim değişikliklerinden, ekonomik krizlerden, teknolojik gelişimden, pandemiden etkilenmemesi mümkün değil dolayısıyla duyarlıyım, ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorum. Bir de aktörlük her rolün çağına göre ekonomik, sosyal, coğrafi boyutları hakkında bilgilenmeyi gerektirir. Örneğin Daniel Day Lewis Oscar aldığı Lincoln rolü için aylarca o dönemi okuduğunu söyler, oyuncu buradan beslenerek yorum yapabilecek detay bilgilere ulaşır.</p>



<p><strong>Birinin hayatınız hakkında bir film çekmesini kabul eder misiniz?</strong></p>



<p>-İsterdim herhalde.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-boy-kilo.jpg" alt="Hakan Pişkin boy kilo" class="wp-image-24730" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-boy-kilo.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-boy-kilo-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-boy-kilo-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Günümüz film sektörünü en iyi hangi kelimelerle özetlersiniz?</strong></p>



<p>-Kapitalizmin ve popülizmin&nbsp;baskısı altında bir meta. Giderek senaryo sıkıntısı çekiliyor. Teknolojik olarak çok gelişti ama bunun yorgunluğunu sıradanlığını da yaşıyor yaratıcılık ve özgünlük azaldı maalesef&#8230;</p>



<p><strong>Yakın zamanlarda televizyon, dizi, sinema film projeleriniz neler?</strong></p>



<p>-Öncelikle yurt dışına pazarlanması düşünülen bir dizi projesi var, imza atmadık ama anlaştık sayılır. Çekimleri kasım ortası aralık başı gibi planlanıyor&nbsp;hayırlısı.</p>



<p><strong>Sizce oyunculuk zamanla kaybolup giden bir meslek olur mu?</strong></p>



<p>-Oyunculuk aklen ve ruhsal olarak yoksunluklar yaşanmadıkça kaybolmaz, bisiklete binmek gibidir yıllar sonra binsen dahi bir iki yalpalarsın&nbsp;sonra devam edersin.</p>



<p><strong>Pandemi dönemi! Hayat hepimiz için çok zor! Bir oyuncu bugünlerde nasıl geçinebiliyor?</strong></p>



<p>-Çilingirciden&nbsp;baklavacısına fabrikasından AVM&#8217;sine kadar her yer açıldı ama tiyatrolar kapalıydı. Geçinemiyor diye düşünüyorum destek almak başka işler yapmak zorundalar, devlet sanatçısını kapının önüne koydu sokağa terk etti.</p>



<p>-Örneğin Almanya sanatı mağdur mesleklerden saydı ve sanatçısına binlerce Auro destek verdi. Sahne sanatları çok zarar gördü intihar&nbsp;eden müzisyenler oldu umarım sürecin sonuna geliyoruzdur,&nbsp;mutlu azınlık hariç topyekün&nbsp;yoksullaştık.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="400" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-tiyatrolari.jpg" alt="Hakan Pişkin tiyatroları" class="wp-image-24735" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-tiyatrolari.jpg 780w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-tiyatrolari-300x154.jpg 300w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/10/Hakan-Piskin-tiyatrolari-768x394.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız!</strong></p>



<p>-İçimizdeki yardımseverliği geliştirsek&nbsp;iyi olur sanırım. İnsana iyi geliyor, karşısındakine iyi geliyor. Başkalarının varlığını hissetmek bencilliğimizi&nbsp;dizginleyebilir. Herkese daha huzurlu bir dünya diliyorum&#8230;</p>



<p><em>Fotoğraflar kaynak: Kahve Sohbetleri</em> <em>youtube videosundan alınmıştır. </em></p><a href="https://www.haberonu.com/hakan-piskin-roportaj">Hakan Pişkin röportajı 2020</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/hakan-piskin-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	<!-- Pixad AUTO ads START -->
<ins data-publisher="px-pub-6144763375" data-ad-network="65a109542e70394a18dc91cb"   class="px-ads-area"></ins>
<script type="text/javascript" src="https://static.cdn.pixad.com.tr/showad/showad.min.js"></script>
<!-- Pixad AUTO ads END -->	<item>
		<title>Hande Kazanova Röportaj!</title>
		<link>https://www.haberonu.com/hande-kazanova-roportaj</link>
					<comments>https://www.haberonu.com/hande-kazanova-roportaj#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HABERÖNÜ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 21:03:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberonu.com/?p=24043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü Astrolog Hande Kazanova açıkladı! 2020’de bundan sonra neler olacak? O tarihi işaret etti! Özel Röportaj!</p>
<a href="https://www.haberonu.com/hande-kazanova-roportaj">Hande Kazanova Röportaj!</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten harika bir işi olan, başarı hikâyeleriyle dolu bir kariyere sahip, muhteşem projeler tamamlayan güçlü bir kadınla tanıştığımda, her zaman şu soruyu sormak istiyorum:<em> &#8220;Bunu nasıl yaptın?&#8221; </em>Bu sorunun yanıtına geleceğiz <a href="https://emojipedia.org/smiling-face-with-smiling-eyes/">&#x1f60a;</a></p>



<p>Bu hafta duru güzelliği, duruşu, tarzı ve Astroloji alanında çok çarpıcı açıklamaları ile hepimizin çok yakından tanıdığı bir isim Astrolog-Yazar Hande Kazanova konuğumuz. Kendisiyle astroloji ilgili benzersiz,&nbsp; en çok merak edilen konular hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştireceğiz. Elbette siz değerli okuyucularımızın bu yönde beklentileri çok büyük! Başlıyoruz!</p>



<p><strong>Hande Kazanova haberonu.com’a hoş geldiniz. “Tiyatro, sinema, dizi oyunculuğu, sunuculuk ve tabi ki Astrolog-Yazarlık,” bu çok şık ve sıra dışı bir kombinasyon! Bunu nasıl başarıyorsunuz?</strong></p>



<p>-Çok teşekkürler çok incesiniz. Çocukluğumdan beri her zaman değişik alanlarda olmayı sevmişimdir. Hayat bir deneyim tahtasıysa bu arenada bir çok alanı deneyimlemek lazım diye düşünüyorum. Allah’tan bir çok alana girme şansım oldu. Sanıyorum insan ona keyif veren işi bulduğunda diğerleri geri planda kalıyor. Astroloji benim için öyle, hayatıma girdikten sonra tamamen diğer alanları gölgede bıraktı. Hala sunuculuk, oyunculuk devam ediyor ama önceliğim her zaman astroloji. Sevdiğiniz işi yaptıktan sonra başarılı olmamak gibi bir durum asla olamaz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="404" height="606" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-kac-yasinda.jpg" alt="2020’de bundan sonra ne olacak?" class="wp-image-24047" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-kac-yasinda.jpg 404w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-kac-yasinda-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 404px) 100vw, 404px" /></figure>



<p><strong>Astroloji serüveniniz nasıl başladı? Her zaman etrafınızdaki dünyayı keşfetmek istediniz mi?</strong></p>



<p>-Her zaman ilgiliydim gökyüzüyle. Yüzlerce kez anlatmışımdır burada bir kez daha söyleyeyim. Hep ilginç şeyler düşünürdüm. Mesela dünyada sadece 12 tip insan mı var? Dünyanın herhangi bir yerinde bir terazi öldüğünde, dünyanın diğer bir yerinde bir terazi doğuyor mu? Gibi&#8230; Her zaman etrafımdaki ve gökyüzündeki dünyaya merakla yaklaştım. Henüz kendimi fark etmediğim zamanlarda bile hayat bana gerekli ipuçlarını veriyormuş zaten <a extln_redirecting="true" href="https://emojipedia.org/smiling-face-with-smiling-eyes/">&#x1f60a;</a></p>



<p><strong>“Astoloji, fal, büyü, kehanet, medyumluk…”&nbsp; biraz iç içe geçmiş gibi? “Sihirler, tılsımlar, tarot…” Astoloji’yi bu anlam karmaşasından nasıl kurtarıp sadeleştirebiliriz? Astroloji nedir? İlim mi? Bilim mi? Hangi kategoride incelenir?</strong></p>



<p>-Tüm dünyada bunun örneklerini görüyoruz. Ölçemediğimiz, ölçümleyemediğimiz her şeye biraz yabancıyız ve karşıyız. Bir de&nbsp; yaftalamayı seviyoruz. Şimdiye kadar astroloji Türkiye’de tarotla, falla beraber kullanılmış. Artık günümüzde doğru eğitimle aslında ne kadar fazla bilgiye sahip olunulması gerektiğini görüyoruz. İnsanlarda bunu fark etmeye başladı. Astroloji insanın kendi yolunu, yol haritasını anlayacağı bilimi kullanan bir sistem. Bilim diyemiyoruz çünkü her seferinde aynı sonuçları alamıyoruz. Bir kategori içine koyup değerlendiremiyoruz. Ama kesinlikle bilimi ( astronomiyi, matematiği) kullanıyoruz.</p>



<p><strong>Türkiye ve özellikle Müslüman ülkelerde “Astroloji” dendiğinde bir tür ”günah algısı” var. Oysa şöyle tarihin tozlu sayfalarına doğru yol aldığımızda mesela Osmanlı’da; tabii ilimler içinde sayılan astroloji “İlm-i Nücum” olarak geçiyor. Astroloji’nin Osmanlı da savaş dönemlerinde kullanıldığı da edindiğimiz kaynaklarda bilinen bir gerçek. Neler söylemek istersiniz?</strong></p>



<p>-Çünkü bunu bir inanç sistemi olarak gösteriyorlar. İnandığınız zaman gerçekleştiğini söyleyenler var. Bense her zaman diyorum ki sağlamasını yapabilirsiniz. O günü geçirdikten sonra günlük yorumlarınızı okuyun, o zaman hayatınızdaki davranışlarınızla ne kadar örtüştüğünü göreceksiniz diye. Osmanlı dönemlerinde çok kullanılmış, hala çok gelişmiş ülkelerin devlet sistemlerinde astrologlarla çalıştıklarını görüyoruz. Evet geleceği Allah bilir! Bunda hem fikiriz ama gezegen hareketlerinin insan hayatı üzerindeki etkilerini inceleyerek, önümüzdeki dönemin nasıl olacağını, rüzgarın nereden eseceğini ön görmemiz mümkün. Tıpkı borsa ve meteoroloji gibi. Gökyüzü haritalarından önümüzdeki dönem zor bir dönem mi, geçmişte olmuş hareketlerden bu dönem ne gibi etkiler var bunları okumak ve gelecekle ilgili, dokusuna dair ipuçları yakalamak astrolojinin en güzel tarafı bence. Bunu kullananlar her zaman başarılı olmuş.</p>



<p><strong>Astroloji herkes tarafından incelenip anlaşılabilir mi? Yoksa bazı özel yeteneklere mi ihtiyaç duyar? Bazı Astrologlar haritaları sadece uygun olan kişilere eğitim veriyor? Katılıyor musunuz?</strong></p>



<p>-Elbette uygun insanlar tarafından kullanılması önemli. Her işte, meslekte olduğu gibi bu işin kuralları, etik ve ahlaki değerleri var. Kişi çok iyi bir astrolog olabilir ama bunun ötesinde kullandığı bilgiyi yanlış bir şekilde yönetiyorsa bunun sadece kendisine değil, danışmanlık alıp hayatına yön veren insanlara da zararı büyük olacaktır.</p>



<p><strong>Kaderimiz doğum haritamız mı? Değiştirmek mümkün mü?</strong></p>



<p>-Ben doğum haritalarımızın bu dünyaya gelmeden önce Allah’la yapmış olduğumuz bir anlaşma gibi görüyorum. Bu şekilde hayatı deneyimlemek istiyoruz. Bu yüzden doğru veya yanlış diye bir şey yok. Sadece haritamızı ve hayatımızı doğru kullanıp kullanmadığımız var. Değişmesi mümkün olan şeyleri değiştirmek asli görevimiz. Umberto Eco’nun Focault Sarkacı Kitabında bir sözü vardır. “her insan yanlış bir burç altında doğar, dünyada uygun bir şekilde yaşamaksa yıldız haritanı gün be gün düzeltmek anlamına gelir.” diye. Bu coğrafyaya, bu haritayla, bu potansiyellerle geldiysek değiştirmemiz gerekenleri değiştirmeli, değiştiremeyeceklerimizi kabullenmeyi öğrenmeliyiz. Hayatımıza bir ayar çekmeliyiz kısacası. Bence kaderimiz karakterimizdir.</p>



<p><strong>Astroloji ölüm zamanına dair ipuçları verir mi?</strong></p>



<p>-Evet çalışmalar var. Arap noktaları var. Pars Mortis ölüm noktası ve diğer nokta hesaplamalarını öğreniyoruz ama ne kadar tutarlı bununla ilgili geniş çalışmalar elimizde yok. Ben çok merak etmiyorum açıkçası.</p>



<p><strong>Bir kişinin haritasını bilmek veya anlamak, onun yaşamında gezinmeye nasıl yardımcı olur?</strong></p>



<p>-Bir kişinin haritasını bilmek o kişinin bu hayattan ne istediğine dair güzel ipuçları verir ama değerlendirip değerlendirmediği o kişiye kalmıştır. Onu daha iyi anlamamıza yarar ama önce insan kendi çölünde gezmeli, her bir bucağına, dip köşesine girmeli, kendini tanımalı, olduğu gibi kabul etmeli sonra başka alemlerde dolaşmalı, yoksa çok çabuk kaybolabilir ve karşı tarafın yaşamını kendi yaşamı zannedebilir. Bence iyi bir astrolog bunu dikkate almalı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="404" height="606" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-kimdir.jpg" alt="2020’de bundan sonra ne olacak?" class="wp-image-24048" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-kimdir.jpg 404w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-kimdir-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 404px) 100vw, 404px" /></figure>



<p><strong>Astroloji belirli olayları tahmin edebilir mi?</strong></p>



<p>-Elbette eder. Astroloji döngüleri inceler. Biz geçmişte yaşanmış gezegen etkilerini refere göstererek önümüzdeki dönemlere dair yorumlar yapabiliyoruz. Astrolojiyle birçok olayı tahmin etmek mümkün.</p>



<p><strong>Astroloji ile ilgili herkesin danışmanlık alması gerekir mi?</strong></p>



<p>-Ben herkesin hayatında bir kez de olsa haritasına baktırması gerektiğini düşünüyorum. Kendi ve değiştirmesi gerekenlerle ilgili güzel detaylar yakalayabilir. Ya da kişi farkında olsa bile başka bir gözün dışarıdan objektif bir şekilde hayat amacını ona göstermesi, kişide değişimleri hızlandırabilir. Bir yansıma gibi. Tabi herkes bunu ne kadar ister o da ayrı bir konu. Ben hep derim ki, bilgi sorumluluktur. Eğer bilmenin ve bilginin sorumluluğunu kaldıramayacak bir yapıdaysan o zaman haritana baktırma, acı çekersin.</p>



<p><strong>Bazı astrologlar burçları okurken &#8220;<em>Daha fazla doğruluk istiyorsanız, yükselen burcunuzu okuyun</em>&#8221; diyor. Sizin yorumunuz?</strong></p>



<p>-Astrolojide günlük, aylık ve yıllık yorumlar yapılırken 1. Ev dediğimiz yükselen burç alanına o burcu oturarak yorumlar yapıyoruz. Bu yüzden aslında Koçlar dediğimizde aslında yükselen Koçları anlatıyoruz. Bu yüzden doğum saatimiz çok önemli, haritamızda yükselen burcumuza göre Güneş’in konumu ve diğer gezegenlerin konumu belirleniyor. O yüzden evet önce yükselen burcumuzu bilmeli ve okumalıyız. Bilmiyorsak ve bu bilgiye ulaşamıyorsak o zaman ana burcumuzu okuyabiliriz. Bir de eğer gün içinde öğle saatleri, sabaha karşı, ezan vakti, akşamüstü gibi tabirler söylendiyse annemiz tarafından o zaman yaşanan önemli olaylardan net doğum saatinizi ve yükselen burcunuzu REKTİFİKASYON yöntemiyle bulabiliyoruz.</p>



<p><strong>Astroloji, özellikle Y kuşağı arasında yeniden moda oldu. 2018 Pew Araştırma Merkezi anketine göre, kadınların yüzde 37&#8217;si ve erkeklerin yüzde 20&#8217;si astrolojiye doğrudan inanıyor. Y kuşağı ve Z Kuşağı arasında astrolojiyi popüler hale getirmede sosyal medyanın rolü var mı?</strong></p>



<p>-Bunun inanmayla ilgisi yok ki, bir kere bu bir inanç sistemi değil. Ya bu sistemi hayatında kullanıyorsundur ya da kullanmıyorsundur bu kadar basit aslında. Astrolojinin bir çok kolu var ve hayatın her alanına entegre edilebilir bir sistem bu yüzden sosyal medyada insanların ilgisini çeken konulara rahatlıkla uygulanabiliyor. Kimse güneş tutulmasının nasıl oluştuğunu bilmiyor ama sosyal medyada burçların özelliklerine göre nasıl tepkiler verdiğinin videoları, mizahi bir şekilde en çok izlenen videolar oluyor. Biraz astrolojiyi hafif ve sadece eğlence aracı gibi göstermeye çalışanlar var. Sosyal medyanın elbette çok rolü var bir de artık herşeye ulaşabiliyorsun, insanlar hayatlarını anlamlandırmak ve kendilerini keşfetmek adına bir çok sistemi denediler. Bir dönem yaşam koçlarından geçilmiyordu, şimdiyse en eski ve etkili metotlardan bir tanesiyle yeniden karşılaştılar ve sistemin kendi içinde tutarlılığını gördüler. Bu pandemi süresince insanlar astrolojiyi ve dünyasını yeniden ve daha derinden keşfettiler.</p>



<p><strong>&#8220;<em>Ay düğümleri bir haritada hangi burçta gerçekleşiyorsa o burcun temsil ettiği alanlarda varoşlun gerçek değerlerini anlamamıza yardımcı olur&#8221;</em> şeklinde bir ifadeniz var. Peki, İkizler Yay aksına geçtiğimiz bu aylarda bizi neler bekliyor? Bu aks bize neyi anlatacak?</strong></p>



<p>-Ay düğümleri kişisel haritalarımızda geldiğimiz alanı ve gitmemiz gereken yönü gösteriyor. Bir de 1.5 yıl da bir transit akslar değişiyor. Bu değişim önümüzdeki dönem trendlerin ne olacağını bize gösteriyor. Benim alanım olan Finansal astrolojide ay düğümleri teorisi şimdiye kadar en çok işleyen ve tutarlı olan bir teori. Şimdi 05 Mayıs 2020 den 18 ocak 2022 ye kadar İkizler ve yay hattındayız. Yani ekonomik hareketliliğin, iş hacimlerinin normalize olduğu zamanlardayız. Ocak 2022 den sonra bir değişim dönemi başlayacak ve artık aşağıya doğru giden bir trend içinde olacağız.</p>



<p>-Genel olarak bakarsak İkizler gitmemiz gereken bir alanları gösteriyor. İkizler burcu iletişimin burcudur. Ticaret onun yönetimindedir. Eğitim ve online eğitimler, uygulamalar, Satış, tanıtım, pazarlama, yazarlık, seyahat acenteleri, ofis yöneticiliği, radyo televizyon, dergiler, basım yayın, web tasarımcılığı, dijital alanlar, medya, gazetecilik, taşımacılık, sosyal medya uzmanlığı, yapay zeka, bilişim teknolojileri, e ticaret, savunma ve güvenlik sistemlerini içerir.&nbsp; (dijital dergiler, yayınlar, güvenlik sistemleri, sanal fuarlar, sanal pazarlar, online eğitimler). Lojistik sistemlerinde hızlı bir yükseliş, bu alanlarda karlı işler ve yatırımlar beklenebilir. Diğer yandan aksın diğer ayağı Yay burcunda olacak. Yüksek öğrenim, üniversiteler, akademik çalışmalar, eğitmenlik, felsefe, din, yabancılarla yapılacak olan işler, turizm, seyahat sektörü, yurtdışı bağlantılı konular, fanatizm, dış ticaret, ithalat, ihracat, umutlar, beklentiler, eşin akrabaları alanlarında, bu temalarda tamamlanma, geride bırakma ve çözülme etkisi devrede olacak.</p>



<p><strong>Önümüzdeki süreçte Covid-19 ile ilgili öngörüleriniz nelerdir? Salgın ne zaman son bulur? Katıldığınız bir TV programında &#8220;dibin dibini göreceğiz&#8221; demiştiniz. 2020 yılı için şuan yaşadığımız dönemi mi kast etmiştiniz?</strong></p>



<p>-Bu sene salgına dair gökyüzünde çok fazla etki vardı. Bunlardan en önemlisi Satürn- Plüton kavuşumu. Toplu ölümler, hastalıklar ve doğal afetler, nükleer faaliyetler bu kavuşumla bağlantılıdır. 1. Dünya savaşında ve 2. Dünya savaşında bu ikiliyi sahnede görmüştük. Bir diğer kavuşum Jüpiter- Plüton kavuşumu. Bu ikili 12-13 yıllık periotlarla bir araya gelir. Savaşlar ve salgınlarla bağlantılıdır.</p>



<p>1)1918 yılında YENGEÇ burcunda kavuşum gerçekleştiğinde 500 milyon insanı etkilemiş, 50 milyon insanın ölümüne neden olmuş İspanyol gribi ortaya çıkmış.</p>



<p>2)1981 YILINDA TERAZİ burcunda birleştiklerinde, HIV AİDS virüsüyle karşılaşıyoruz.</p>



<p>3) 02 aralık 1994’te AKREP burcunda birleştiklerinde HİV testi ortaya çıkmış. FDA tarafından onaylanmış</p>



<p>4) 1346-1353 yılları arasında KARA ÖLÜM veba salgınında Avrupa’da 50 milyon kişi ölmüş. Avrupa nüfusu nun %60’ı etkilenmiş. 1347’de KOÇ burcunda kavuşmuşlar.</p>



<p>-Daha örnekleri çoğaltabiliriz. Bu ikili bu sene 3 kavuşum gerçekleştirecekler. Biri Nisan’daydı, diğeri Haziran’da, en son kavuşum 12 Kasım’da gerçekleşecek. Bu kavuşum tamamlanmadan ve diğer etkiler ortadan kalkmadan pandeminin ortadan kalkacağını sanmıyorum. Bu anlamda Kasım ve Aralık ayı dikkat çekici. Tüm dünyada artışlar görülebilir. 14 Aralık’ta oluşan Yay burcu tutulması ve etkilerini göz önünde alırsak 2021 in yaz aylarında, daha kötümser ihtimalle sonbahar aylarında rahatlarız..</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="404" height="606" src="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-boy-kilo.jpg" alt="2020’de bundan sonra ne olacak?" class="wp-image-24046" srcset="https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-boy-kilo.jpg 404w, https://www.haberonu.com/wp-content/uploads/2020/09/Hande-Kazanova-boy-kilo-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 404px) 100vw, 404px" /></figure>



<p><strong>2020&#8217;ye göre 2021&#8217;de ekonomimizi neler bekliyor olacak?</strong></p>



<p>-21 Aralık 2020’de Jüpiter ve Satürn’ün Kova burcunun ilk derecesinde kavuşumu yepyeni bir ekonomik düzenin habercisi olacak. Kova burcu denince akla ilk gelen özgürlük, özgünlük, bireysellik, insan hakları, demokrasi ve hümanizmdir. Ayrıca icatlar, keşifler, devrimler, hedefler, vizyonlar, yenilikçi hareketler Kova burcuyla bağlantılıdır. Dijital bir düzene gidiyoruz. Bu düzenin kendi içinde zorlukları olabilir. İnsanoğlu’nun son yüzyıllarda oturmuş bir sistem içinde hareket ettiğini ama artık bu sistemin işlemediğini görüyoruz. 2020 de pandemi olmasaydı muhtemelen büyük bir savaşın içinde olacaktık. Uzun bir döngüyü tamamlıyoruz. Artık yepyeni bir aşağı yukarı 200 yıllık döneme geçiyoruz. Bu geçişlerin hep zor olduğu görülmüş. Bu sene tüm bu gezegen dizlimlerinin bir araya gelmesiyle zor bir yıl olarak tarihe geçecek ama tamamlandığında başka bir dünyaya hazır olacağız. Dijitalleşmeye, elektronik para düzenine ve sistemine hazırlanıyoruz. Şimdiye kadar şişirilmiş ve karşılığı olmadan basılmış, piyasaya sürülmüş paraların bir yerde sistemi patlatması söz konusu. 2021, hem 2001-2002 yılıyla hem de tutulma ve gezegen birleşmelerinden kaynaklı olarak 1948 yılıyla bağlantılı. Bu yıllara bakarak, bu yıllarda nelerin yaşandığına bakarak önümüzdeki dönem için bir tablo çizebiliriz. Önümüzdeki dönem Ortadoğu, İsrail, Filistin, Hindistan, İngiltere, Kuzey ve Güney Kore çok konuşulacak. 2021 yılı ekonomik zorlanmalar, büyük krizlerle hayatımıza damgasını vurabilir. Bu anlamda 17 Şubat- 15 Haziran- 24 Aralık tarihleri oldukça dikkat çekici tarihler. Türkiye Haritasında Satürn dış borçlar, ödemeler dengesini gösteren 8. Ev alanında ilerlemeye başlıyor. Ocak 2021&#8217;de burada ilerletilmiş haritamızda büyük bir döngü başlatacak. Önümüzdeki dönemde kaynaklarımız, ödemeler dengesi ve parasal konularda dikkatli olmamız gerekecek. Bir de tüm dünyada bize dayatılmaya çalışılan yeni düzene insanların tepkilerinin yüksek olacağını, başkaldırış ve isyanların, kitlesel olaylara sebep olacağını söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Otoritelerle çatışma dönemi geliyor.</p>



<p><strong>Hepimiz dünyanın değişmesinde ve de yok edilmesinde suç ortağı mıyız?</strong></p>



<p>-Kesinlikle öyle. İnsan olarak hırslarımızı ve hayata bakış açımızı yeniden düzenlememiz lazım. Pandemi bunun için önemli bir göstergeydi. Neye ihtiyacımız olduğunu gördük, neye olmadığını. Paran olsa bile, sahip olduklarının bir işe yaramadığını. Ne kadar tükettiğimizi, ne kadar üretebileceğimizi gördük. Henüz gıda ve su kaynaklarıyla ilgili sorunlar yaşamadık ama önümüzdeki 4-5 yıl bu konular daha çok ön plana geçtiğinde inşallah bizler ve geleceğimiz için geç olmaz.</p>



<p><strong>Okuyucularımıza ve dünyaya mesajınız? Röportajlar dönemlere tanıklık eder. Bu sözleriniz ilerleyen dönemler için çok değerli ve kıymetli olacak!</strong></p>



<p>-Teknoloji hepimizin hayranlıkla izlediği ve sahip olmak istediğimiz bir alan. Hayatımızı kolaylaştırıyor ama teknolojiyle bir çok şeye sahip olurken, insanı insan yapan değerlerden ve emekten uzaklaşmış oluyoruz. Robot gibi olmayı kimse istemez ama bir robotu herkes kendi evinde ve hayatında ister. Robotların, üst teknolojilerin hayatımıza girmesiyle birlikte, artık bizlere, emek gücüne daha az ihtiyaç olacak. Bu adaletsizlikleri gidermek için belki uygun görünebilir ama adaletsizlik üstüne kurulu büyük düzen, bu alanda da çok büyük haksızlıklar yaratmaya hazır olacak. Uyanmamız lazım. Bize dayatılacak olanı korkularımız yüzünden hemen kabullenmemeli, geçmişi ve tarihi iyice hatmetmeliyiz. İnsanlık ne kadar gelişirse gelişsin tarih her zaman tekerrürden ibarettir ve daha öncesinde var olan ileri medeniyetler de bir zamanlar buna benzer döngülerden geçmişlerdir. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek kadar aptalca birşey olamaz. Bu hep böyle olmuş. Bu yüzden daha iyi bir dünya, gelecek ve insanlık için bize sunulanı daha çok sorgulamalı, öğrenmeli ve gelecek dönemlere hazırlıklı olmalıyız!</p>



<p>Bu röportaj için çok teşekkürler <a href="https://emojipedia.org/smiling-face-with-smiling-eyes/">&#x1f60a;</a></p>



<h3 class="wp-block-heading">Hande Kazanova İletişim Bilgileri</h3>



<p>Web sitesi için : <a href="https://l.instagram.com/?u=http%3A%2F%2Fwww.handekazanova.com%2F&amp;e=ATPjIgwCi7U58U3phTHN0ASe7biMFVO3M4N22FK-YL-QLw1DOmnwY8J_ASyqtQbSv6pDFniWHWn_0E9yAD9zJw&amp;s=1" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">www.handekazanova.com</a></p>



<p>İnstagram hesabı için: <a href="https://www.instagram.com/handekazanova/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">https://www.instagram.com/handekazanova/</a></p>



<p>Youtube kanalı için: <a href="https://www.youtube.com/c/Handekazanovaileastroloji" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">https://www.youtube.com/c/Handekazanovaileastroloji</a></p>



<p>Röportaj hakkında yorumlarınızı bekliyoruz. </p><a href="https://www.haberonu.com/hande-kazanova-roportaj">Hande Kazanova Röportaj!</a><a href="https://www.haberonu.com">Haberönü.com</a>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberonu.com/hande-kazanova-roportaj/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
