• TARİH: 10.12.2019
Neşet Ertaş kimdir?

Neşet Ertaş kimdir?

Neşet Ertaş hayatı ve biyografisi

Neşet Ertaş. Sanki hiç ölmedi. Öyle ki sazının her telinde bir sevdanın türküsü barınır. İçindeki duygu yoğunluğunu daha hangi kelimelerle ifade edebilir ki? İçindeki buruk aşkların, acemi pişmanlıkların türküsü ‘Cahildim Dünyanın Rengine Kandım’ mı? Sevginin sevdanın yokluğunda ‘Neredesin Sen’ mi? Yoksa fani dünyaya inat ‘Ah Yalan Dünyada’ mı? Sevginin yüceliği, yüreğinin acısında hangi gönül dağının dayanabileceği ‘Gönül Dağı’ mı? Yoksa severken karşılık bulamamanın sonunda kışa dönem baharlar mı?  ‘Yazımı Kışa Çevirdin mi? İşte Neşet Ertaş böyle anlatılabilir. Neşet Ertaş kimdir kısaca hayatını, sanatını, yorgun yıllarını, yorgun sazını ve ölmeyen eserleri hakkında derlediğimiz biyografide Neşet Ertaş kimdir hayatı kısaca değineceğiz.

O halde başlayalım. Neşet Ertaş kimdir nerelidir? Onun bu kadar sevilmesini nedeni ne? Neşet Ertaş ne zaman öldü? Ölümüne neden olan hastalık neydi? Sanatıyla, sözleriyle, besteleriyle Neşet Ertaş.

Neşet Ertaş’ın babası saz ustasıdır. Adı Muharrem Ertaş. Annesinin adı Döne Hanım. Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırtıllar’da hayata merhaba dedi. Henüz 12 yaşındayken annesini kaybetti. Babası, Yozgat’ın Köyü’nden Arzu adında bir kadınla evlenince o da Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek zorunda kaldı.

Neşet Ertaş, ilkokul yıllarında keman, bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile beraber çevre düğünlerinde türküler söylemeye başladı. Takvimler 1950’li yılları gösterdiğinde İstanbul’a gelerek ilk plağını 1957 yılında”Neden Garip Garip Ötersin Bülbül” adı ile babası Muharrem Ertaş’a ait bir türküyle çıkardı.

1962’de İzmir Narlıdere’de askerliğini yaptı.

Neşet Ertaş Leyla isimli bir hanımefendi ile tanıştı. Kısa bir süre sonra evlendiler. Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş’ın bu evlilikten Döne ile Canan adında iki kız ve Hüseyin adında bir erkek çocukları oldu.

Dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı’ unvanını “Hepimiz bu devletin sanatçısıyız. Ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor” sözleriyle reddetti.

Neşet Ertaş tam açıklaması: “Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.”

UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” kabul edilen Neşet Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü.

Neşet Ertaş’ın bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutuldu.

1969 yılında Almanya’da verdiği bir konser sonrası Türkiye’ye dönerken ehliyetsiz araç kullanmaktan ötürü Yugoslavya’da 3 ay hapse mahkum oldu. Burada vefasızlıktan şikayet eden Neşet Ertaş, ”Hapishanelere Güneş Doğmuyor” türküsünü kaleme aldı.

Neşet Ertaş’ın hapishanede olduğunu öğrenen ve çok üzülen Yaşar Kemal, Yugoslavya’daki hapishaneye postayla gönderdiği “İnce Memed” romanının kapağına “Bozkırın Tezenesi” yazarak ona jest yaptı.

Gurbet yıllarında kendisine Erdoğan Atakar tarafından takılan “Bozkırın Tezenesi” lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşti.

Birçok türküsünde adını kullandığı ve ona türküler yaktığı Leyla’nın kim olduğu sorulduğunda “Eski eşim ve çocuklarımın anası Leyla Ertaş’tır ama ayrıldıktan sonra türkülerimde Leyla ismini artık kullanmıyorum” cevabını verdi.

Neşet Ertaş, 1978 yılında alkol ve sigara kullanımından dolayı parmaklarından felç geçirdi ve bir süre işsiz kaldı. Almanya’ya giderek tedavi oldu. 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle tekrar sahne hayatına geri döndü.

Ertaş’ın Kırşehir’deki mezar taşında şu sözler yazılıdır: ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp , hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.”

Lakabıyla özdeşleşen “Bozkırın Tezenesi” olarak zikredilen, Türk halk müziğinin efsanevi isimi ve aynı zamanda halk ozanı Neşet Ertaş, ölümünün 5. yılında sevgi, saygı ve rahmetle anılıyor. Sanki dün gibi ama 5 yıl oldu ‘Bozkırın Tezenesi’, yüce halk ozanı Neşet Ertaş bu fani yalan dünyadan göçeli tam 5 yıl oldu. Abdallık geleneği olarak isimlendirilen akımın son temsilcisi olan Neşet Ertaş’tan bizlere bozlaklar ve narin türküler kaldı. Neşet Ertaş 25 Eylül 2012 tarihinde 74 yaşında prostat kanseri sebebiyle hayata veda etti. Neşet Ertaş vefat ettiğinde tüm hayranları, sanat dünyası ve yasa boğuldu.

Neşet Ertaş hayatı ile her zaman örenek teşkil etti. Neşet Ertaş eserleri dünden buguüne bugünden sonsuza dek yaşayacaktır. Neşet Ertaş şiirleri ve Neşet Ertaş şarkıları ile daima hatırlanacaktır.  Aşağıda Neşet Ertaş’ın albümleri yer almaktadır.

Neşet Ertaş albümleri

1957 – Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
1960 – Gitme Leylam
1979 – Türküler Yolcu
1985 – Sazlı Oyun Havaları
1987 – Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler
1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum
1988 – Kibar Kız
1989 – Hapishanelere Güneş Doğmuyor
1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları
1990 – Gel Gayri Gel
1992 – Şirin Kırşehir
1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya
1995 – Seçmeler 2
1995 – Seçmeler 3
1995 – Seher Vakti
1995 – Altın Ezgiler 3
1995 – Benim Yurdum
1997 – Nostalji 1
1998 – Ölmeyen Türküler 2
1999 – Ölmeyen Türküler 3
1998 – Gönül Yarası

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar