• TARİH: 20.06.2019

Tanburi Cemil Bey kimdir?

Tanburi Cemil Bey kimdir? Tanburi Cemil Bey kısaca hayatı

Tanburi Cemil Bey kimdir kısaca hayatına, sanat kişiliğine, eserlerine ve plaklarına bakacağız. Kim kimdir bölümümüzde özellikle de tarihi kişilikleri ve şahsiyetleri araştıranlar için derinlemesine bilgileri tarihin tozlu sayfaları arasından çıkartarak sizler için hazırladık. Bunun dışında Tanburi Cemil Bey kısaca hayatı kaynak olarak gösterilebilecek nitelikte bilgilerle beraber orijinal plakların kapaklarını da sizler için ekledik. Tanburi Cemil Bey kimdir araştırınız kısaca şeklinde araştırma yapanlar için Tanburi Cemil Bey kimdir kısaca hayatı ve Tanburi Cemil Bey eserleri sizlerle.

Tanburi Cemil Bey eserleri her dönemde dinlenen eserler arasında yer almıştır. Tanburi Cemil Bey dinleyenler ona ve sanatına hayranlık duymuşlardır. Tanburi Cemil Bey plakları ile de meşhur bir sanatçıdır. Günümüzde adı İstanbul’da Tanburi Cemil Bey Sokak olarak sokağa isim olarak verilmiştir. Kim kimdir bölümümüzde Tanburi Cemil Bey külliyatı, Tanburi Cemil Bey ailesi, Tanburi Cemil Bey başlıca eserleri, Tanburi Cemil Bey enstrümanları anlatıyor metninin cevapları, Tanburi Cemil Bey sempozyum bildirileri hakkında bilgilerin yanı sıra, Tanburi Cemil Bey ne zaman öldü? Kiminle evlendi? Kaç çocuğu var gibi sorularının da yanıtını bulacaksınız.

Tanburi Cemil Bey kimdir kısaca hayatı

Türk Musikisi dendiğinde akıllara ilk gelen virtüozlerinden birisi olarak karşımıza çıkan Tanburi Cemil Bey, 1873 senesinde İstanbul Mollagüranî semtinde doğdu. Annesi Şehniyar Hanım ve babası Tevfik Bey’dir.  Henüz 3 yaşındayken babası Tevfik Bey’i kaybeder. Çocuk yaşta babasız kalan Tanburi Cemil Bey, o dönemlerde saygın kişiliği, bilgi birikimi ve batı canlısı olarak bilinen aynı zamanda amcası olan Refik Bey’in çatısı altında büyüdü.

Tanburi Cemil Bey Amcası Refik Bey ile yılları

Tanburi Cemil Bey’in Tanburi tutkusu ve musikiye olan aşkı amcasının konağında başladı. Çünkü koca bir konağın içi kültür ve sanat enstantaneleri ile doluydu. Konak aynı zamanda Tanzimat döneminin getirdiği inkılâplarla adeta göz dolduruyordu. O yıllarda Tanburi Cemil Bey, annesinde de ayrı kalıyordu. Yalnızca haftanın bir gecesi Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gecelerde annesinde kalması uygun görülüyordu. Tanburi Cemil Bey, 5 yaşında Tanburi düşkünü bir çocuk oldu. Bu düşkünlüğü kısa sürede konağın içinden etrafa ve çevrelere yayılmaya başladı. Amcası Refik Bey, Tanburi Cemil Bey’in bu duruşunu takdir ediyor ve başını okşuyordu. Refik Bey, ilerleyen senelerde Cemil’i Rüştüye mektebine yazdırdı. Aynı zamanda kendi çocuklarına da özel öğretmenler tutuyordu. Eve glen Fransız öğretmenler Refik Bey’in çocuklarına dersler verirken, Tanburi Cemil Bey’de usulca bu dersleri dinleyerek nasibini alıp dünya görüşünü ve eğitimine katkı sağlıyordu.

Tanburi Cemil Bey’in hayatı bir anda değişmişti. Koca bir konak, lezzetli yemekler, özel hocalar ve okul. Ancak bu güzel düzen amcası Refik Bey’in ani ölümü ile ters düz olur. Refik Bey’in ölümü konağın tüm büyüsünü bozmakla kalmayıp her şeyi alt üst eder. Amcasının karısı bugün ki adı ile Aksaray Horhor’daki konağı çocuklarını yanına alarak terk edince Tanburi Cemil Bey mecburen 1885 yılında Bakırköy kaymakamı olan amcazadesi Mahmud Bey’in evine taşınmak zorunda kaldı.

Tanburi Cemil Bey Bakırköy kaymakamı amcazadesi Mahmud Bey ile yılları

Yeni bir sabaha uyanmak ve yeni bir evde gözlerini açmak! Bu durum İstanbul Mollagürani semtinden Horhor’daki konağa, buradaki hayattan Bakırköy semtine taşınması masum çocukluk düşlerini adeta derinden yaralıyordu. İçinde yaşadığı konak kültür ve sanatla iç içe büyüdüğü bir yerdi. Bakırköy amcazadesi Mahmud Bey ise bu düzenin çok ötesinde, devlet memuru olduğundan, katı, düzenli, her şeyi yasalar çerçevesinde gözlemleyen bir kişiliktir. Ancak buna rağmen Tanburi Cemil Bey musikiden vazgeçmemiştir. Hatta bu düzen onu kamçılamış ve çevrede ünü giderek daha yaygın hale geliyordu. Tanburi Cemil Bey artık sürekli eşrafın toplantılarında ve davetlerinde boy gösteriyordu. Ancak bu durum amcazadenin pek hoşuna gitmiyordu. Tanburi Cemil Bey’i toplantılara göndermemek için çaba sarf ediyordu. Amcazadesi Tanburi Cemil Bey’in yalnızca okuluna ve derslerine odaklanmasını istiyordu. Tanburi Cemil Bey ise çaresiz bu duruma boyun eğiyordu.

Tanburi Cemil Bey Amcazadesi ile İstanbul Kartal Yılları

Tanburi Cemil Bey amcazadesi siyasi ve politik görüşmelerde katı kurallı bir kişiydi. Geleneklere bağlı bir insandı. O yıllarda Bakırköy’de bir manastır yapımına engel olması nedeniyle belediye başkanı ile ters düşmüştür. Bu sürtüşme Mahmud Bey’in İstanbul Kartal’a tayin edilmesine yol açar. Tanburi Cemil Bey amcazadesi ile bu kez de Kartal’da yaşamaya başlar. Tanburi Cemil Bey 17 yaşına kadar amcazadesi ile birlikte Kartal’da yaşadı. Eğitimine ara vermeksizin çalıştı.

Tanburi Cemil Bey Orta öğrenimini bitirdikten sonra mezun oldu. Daha sonra İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne o dönemin tabiri ile Mülkiye’ye girdi. İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne 2 sene devam ettikten sonra eğitimini yarıda bıraktı.  O dönemlerde Mustafa Nezih Albayrak ve Tanburî Ali Efendi’nin oğlu Aziz Mahmud Bey ile aynı sıralarda mürekkep yalamaktadırlar.  Tanburi Cemil Bey fakülteyi bırakıp Hariciye Nezareti’nde “Hariciye Umûr-i Şehbenderiye Kalemi”nde memur olmaya karar verdi. Çok uzun seneler memur olarak görev aldı. Bir gün bu mesleğin kendisi için olmadığını fark eder ve memuriyetine kendi isteği ile son verir. Takvimler 1908 yılını gösterir. 1908 senesinde Meşrutiyetin ilânından hemen sonra kadro kısıtlaması esnasında Dr. Hamid Hüsnü Bey’in vasıtasıyla Hariciye Umûr-i Şehbenderiye müdürü İsmail Hakkı Bey’i yola getirerek 850 altın lira tazminat alır. Böylece kadro dışı kalır.

Tanburi Cemil Bey kiminle evlendi? Çocuğu var mıydı?

Tanburi Cemil Bey annesi ve akrabalarının talebi üzerine 1901 senesinde Defter-i Hakanî müdürlüğünden Nazif Bey’in kızı Şerife Saide Hanım’la dünya evine girer. Şerife Hanım’ın annesi Eflaknur Hanım da, Cemil Bey’in annesi Şehniyar Hanım gibi Adile Sultan’ın saraylılarındandır.

Tanburi Cemil Bey Saide Hanım’la evlendikten sonra Cağaloğlu Şeref sokağında kendi evlerine taşınırlar. Saide Hanım kocasını çok seven ancak Tanburi Cemil Bey eğitim ve kültür seviyesinde bir kadın değildir. Bu nedenle çift iki yabancı ve birbirinden ayrı dünyaların bir araya getirdiği bir evlilik yürütmeye çalışmışlardır. Tanburi Cemil Bey ve Saide Hanım kısa bir süre sonra bir erkek evlat sahibi oldu. Çocuklarının adını da Mesud Cemil koymuşlardır. Ancak Tanburi Cemil Bey sanata ve musikiye aç bir sanat adamıydı. Kemençe, viyolonsel, lavta gibi müzik aletlerini büyük bir ustalıkla çalıyordu. Bir erkek evladı olmasına rağmen o sanatı için hayatının büyük bir kısmını dışarıda geçiriyordu. Çevresinden dostlarının katkıları ile plak çalışmalarına başladı. Plaklarla ve ders verdiği öğrencilerden aldığı ücretlerle kıt kanaat geçinebiliyordu.  Daha sonra evlerini taşımak durumunda kaldılar. Cağaloğlu’ndân Sineklibakkal’a, Kâtip Musluhiddin mahallesine bahçeli bir eve taşındılar. Ailesinden ayrı ama iç içe “Uzletgâh” adını verdiği bölmede toz, kir ve soğuk duvarların, gıcırdayan tahtaların arasında yaşadı.

Tanburi Cemil Bey kaç yaşında öldü?

Takvimler bu kez 1914 yılını I. Dünya Savaşını gösteriyordu. Askerlik çağındaydı Tanburi Cemil Bey. Askerlik muayenesi sırasında askerliğe elverişli olmadığı öğrenildi. Doktorlar “Akciğer Veremi” hastalığı teşhisi koydular. Tanburi Cemil Bey plakları ve sanat ile sanat ve siyasi çevrelerce ün salmış bir sanatçıydı. Hastalığı hemen dönemin “Ittihat ve Terakki Partisi”nin ileri gelenlerine bildirildi. Gereken tüm hazırlıklar yapıldı. İyileşmesi için tüm önlemler alınmaya başladı. O dönemlerde kadim dostu Hamid Hüsnü Bey, Tanburi Cemil Bey’in sanatoryuma yatırılması konusunda çok çabaladı. Tanburi Cemil Bey tedaviyi reddediyordu. İsviçre’ye gönderilmesi için tüm ailesi ve çevresi seferber olmasına rağmen o kabul etmedi. Hastalık giderek ağırlaşmaya başladı. Verem illeti her iki ciğerini de kısa sürede yiyip bitirmişti. 28 Temmuz 1916 sensinde bir gece karısı Saide’yi uyandırarak af ve helallik diledi. Oğluna iyi bakılmasını istedi. Evli olduğu yıllara ve yaşadıklarına karşın pişmanlık duymadığını ifade eden Tanburi Cemil Bey o gece vefat eder.

Tanburi Cemil Bey mezarı nerede?

Cenazesi öğle namazına müteakiben Merkezefendi mezarlığında toprağa verilmiştir. Cenazeye katılan dönemin şahsiyetleri arasında Rauf Yekta Bey ve Columbia plak şirketinin sahipleri olan Herman ve Julius Blumenthol kardeşler de yer almıştır. Tanburi Cemil Bey’in mezarı Mevlanakapı’da, Merkezefendi mezarlığındadır.

Tanburi Cemil Bey Derneği nerede?

Tanburi Cemil Bey Derneği bugün Üsküdar İstanbul’dadır. Aziz Mahmut Hüdayi Mahallesi, Doğancılar semtinde yer almaktadır.

Tamburi Cemil Bey eserleri

  • Kürdili Hicazkâr Peşrevi
  • Muhayyer Peşrevi
  • Hicazkâr Peşrevi
  • Mahur Peşrevi
  • Neva Peşrevi
  • Isfahan Peşrevi
  • Bestenigâr Saz Semaisi
  • Suz-i Dilârâ Saz Semaisi
  • Hüseynî Oyun Havası (Çeçen Kızı)
  • Ferahfeza Saz Semaisi
  • Nihavent Sirto
  • Şedd-i Araban Peşrevi
  • Nikriz Sirto
  • Ferahfeza Peşrevi

Tanburi Cemil Bey eserleri ve plakları fotoğrafları

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?